Demokrasinin Olumlu Yönleri ve Olumsuz Yönleri Nelerdir?

Demokrasinin sorunsuz bir yönetim biçimi olmadığını çıkarmak mümkündür. Fakat demokrasi, insanlara yönetimde yapılan hataları düzeltme olanağı tanıması bakımından, en erdemli yönetim biçimidir (Cevizci 2005, s. 446). Bu durumda, mevcut siyasi sistemler arasında en çok demokrasinin tercih edilmesi, onun yalnızca hataları düzeltme olanağı sağlamasından mı kaynaklanmaktadır, sorusunu sormamız gerekir. Böylelikle, felsefe açısından, demokrasinin doğasını ve değerini sorgulamamız da kaçınılmaz hâle gelir. Ünitemizin bu kısmında, demokrasinin günümüzde neden ve nasıl en çok tercih edilen yönetim biçimi olduğunu sorgulayarak onun olumlu ve olumsuz özelliklerinden nelerin anlaşılabileceğini tartışacağız.



Demokrasinin doğası ile onun neliğine, yani demokrasiyi demokrasi yapan öz niteliklere; demokrasinin değeri ile demokrasiyi diğer yönetim biçimlerinden üstün kılan olumlu yönlere işaret edilmektedir.

Demokrasinin bireylere ya da bir devletin yurttaşlarına, kendi kaderini belirleme hakkı tanıdığına yukarıda değinmiştik. Kendi kaderini belirleme hakkı, daha çok, bireylerin kendileri tarafından kural koymaları ya da koyulan kurallara rıza göstermeleri ile kullanılır, dolayısıyla toplum ortak paydada buluşarak belirli bir karara varınca ve bu kararın alınmasında dıştan bir zorlama olmayınca kaderini belirleme hakkı siyasal zemine de taşınmış olur. Başka bir deyişle, seçilmiş iktidarlar, sonuçları doğrudan doğruya toplumu ilgilendiren kararların alınması sürecinde, topluma danışmamak gibi bir keyfiyete ve sorumsuzluğa kapılamazlar, daha doğrusu, kapılmamaları beklenir.

Kendi kaderlerini belirleme hakkına sahip olan toplumlar, nasıl bireylerden oluşur ya da oluşmalıdır? Demokrasinin olumlu özelliklerinden biri, bu sorunun yanıtı çerçevesinde ortaya çıkar: demokrasi, insanların bağımsızlık, özgüven, eleştirellik, tartışma kültürünü benimseme, başka bireylerin hak ve özgürlüklerini de gözetme gibi pek çok erdemini geliştirme olanağını fazlasıyla bulduğu bir yönetim biçimidir, denilebilir (Cevizci 2005, s. 446). Etik açısından bakarsak, insanın toplum içinde özgür istenci doğrultusunda kararlar alıp uygulamaya geçirebildiği, söyleminin ve eyleminin sorumluluklarıyla yüzleşebildiği biricik siyasal sistem demokrasidir.



Demokrasi, insanlara toplum içinde bağımsız birer birey olarak davranma özgürlüğü tanıyan, fakat bu özgürlüğün kullanımını diğer bireylere tanıdığı hak ve özgürlüklerle sınırlayan, insanı toplumsal alanda yaptıklarından sorumlu tutan bir siyasal sistemdir.

Demokrasi, ayrıca, inançları, kültürleri, dünya görüşleri ve yaşam tarzları birbirinden önemli ölçüde farklılık gösteren bireylerin ve toplulukların, tek bir toplum/ devlet çatısı altında bir arada barış içinde yaşamasını sağlayacak yasal düzenlemelerin de yapıldığı bir siyasal sistem olarak, çoğulcu bir anlayışa sahiptir; çünkü demokrasi, tek ya da özel bir kişinin, grubun, sınıfın toplumda üstünlüğü düşüncesinden değil, hak ve özgürlükler bakımından insanlar arasında bir eşitlik olduğu düşüncesinden beslenir ve uygulamalarında, 10 Aralık 1948 tarihinde Birleşmiş Milletler tarafından da kabul edilen ve tüm dünyaya duyurulan, hatta çağın gereksinimleri çerçevesinde sürekli güncellenen İnsan Hakları Evrensel Bildirgesi’ni temel alır.

Demokrasi, farklı din, dil, dünya görüşü ve kültürlere sahip insanların bir arada barış içinde yaşaması için en uygun toplumsal zemini sağlayabilecek biricik siyasal sistemdir.



Ne var ki demokrasinin böylesine önemli erdemleri ile birlikte, toplum halinde yaşam açısından, özellikle de azınlıkta kalan bireylerin hakları açısından, bazı olumsuzlukları da bulunmaktadır. Örneğin, toplumun geleceğini ilgilendiren önemli bir konuda toplumda belirli bir azınlık çoğunluktan farklı düşündüğünde, bu düşüncesini hayata geçirmesi neredeyse olanaksızdır, çünkü demokraside halkın çoğunluğunun kararları gözetilir ve uygulanmaya çalışılır. Bu da azınlık haklarını koruma altına alan tüm yasal güvencelere karşın, azınlıklarda, eşit muameleye bağlı olmadıkları yönlü bir algı meydana getirir. Bu algıya ve doğurduğu olumsuz sonuçlara, ‘Demokrasinin Sorunları Nelerdir?’ kısmında, ‘Çoğunluğun Diktatörlüğü ve Temsilde Adalet Sorunu’ başlığı altında değineceğiz.

Demokrasinin bir başka olumsuz yönü de toplumdaki tüm bireylerin görüşlerine eşit ölçüde değer vermesiyle ortaya çıkar. Herkesin görüşünü eşit ölçüde önemli ve değerli olarak hesaba katma, cahil/bilgisiz kimseler ile aydın/bilgi sahibi kimseleri bir tutmayı beraberinde getirir. Bu ise zaman zaman, toplumun geleceği için doğru ve sağlıklı kararların alınmasını zora sokmaktadır.

Derleyen:
Sosyolog Ömer YILDIRIM
Kaynak: Atatürk Üniversitesi Sosyoloji Bölümü 1. Sınıf "Felsefeye Giriş" ve 3. Sınıf "Çağdaş Felsefe Tarihi" Dersi Ders Notları (Ömer YILDIRIM); Açık Öğretim Felsefe Ders Kitabı