Stresin Bireysel Kaynakları Nelerdir?

Stresin kaynağı olduğuna inanılan olaylar ve durumlar başlatan olaylar olarak adlandırılmaktadır.



Evin anahtarını unutmuş olmanız, kız arkadaşınızın randevuya gelmemesi, uzun zamandır beklediğiniz zammı alamamış olmanız gibi olaylar, başlatan olaylara örnektir. Bunun yanı sıra geçmişten hatırladığına sizi üzen ya da utanmanıza neden olan örneğin sınıfın ortasında öğretmeninizin sizi azarlaması gibi olaylar da başlatan olaylar olabilir. Clark (2000)'a göre başlatan olaylar hatırlanan ya da yaşanmakta olan olaylar ve durumlar olabileceği gibi, gelecekte beklenen karşılaşılması kaygı uyandıracak olay ve durumlar şeklinde de olabilir. Bireyler kendileriyle yaptıkları iç konuşmalarda karşılaştıkları olaylar ve durumlar hakkında yorumlar yaparlar. Bu konuşmalarla birey karşılaştığı olaylarla başa çıkmaya ya da kendini mevcut duruma uyarlamaya çalışır. Bu konuşmalarla birey stres oluşturan duruma ilişkin "bu başıma gelmemeliydi", "her zaman en mükemmelini yapmalıyım", "her zaman iyi bir insan olmalıyım", "diğerleri beceriksiz olduğumu düşünecek", "buna dayanamam" gibi akla aykırı inanç ve düşüncelerle yaşadığı sıkıntı veren duyguları doruk noktasına çıkarabilir.



Stresle başa çıkmada başarılı olan insanların stresli durumlardaki iç konuşmaları stresli durumu aşmaya yönelik yorum ve değerlendirmeleri barındıran akılcı inanç ve sözlerden oluşur. Stres durumunu başlatan olaylar, bu olayları değerlendirdiğimiz iç konuşmalar, yaşadığımız olaya ilişkin inanç ve iç konuşmaların sonucu ortaya çıkan duygu ve davranışlar stresle başa çıkmada izlediğimiz süreci belirler. Sınıfta yaptığı bir sunuşta başarılı olamayan bir öğrenci bu duruma ilişkin olarak kendini suçlayarak, iyi bir öğrencinin hiçbir zaman böyle hatalar yapmaması gerektiğine ilişkin bir inanç geliştirebilir. Bu durum onun yapması gereken diğer sunuşlardan kaçmasın neden olabilir. Hatta sunuş kelimesi dahi geçse kaygılanmasına neden olacak bir stres durumunu yaratabilir.

Yaşadığı başarısızlığı akla uygun biçimde iç konuşmalarıyla değerlendiren birey herkesin hata yapabileceğine ve bir sonraki sunuşunda aynı hatalardan ders alarak bunları tekrar etmeyeceğine ilişkin bir inanç geliştirirse, ortaya koyduğu davranışlar da daha sağlıklı olur. Bir şekilde stres sonucu oluşan davranışların aslında bireylerin olaylara farkla bakış açılarından, yorumlarından ve algılamalarından kaynaklandığını söylemek mümkündür. Stres oluşturan unsur aynı dahi olsa bireylerde bu duruma yönelik tepkilerin farklılaşması bu durumla izah edilebilir. Bu sebeple bireylerin bakış açılarını değerlendirip, olaylara verdikleri tepkileri daha iyi anlamaları, stresle başa çıkmada önemli bir adım sayılabilir.



Stresin meydana gelmesinde farklılaşan bakış açılan ile paralel şekilde bireyin tutum ve davranışları da önemli bir yer tutmaktadır. Bu tutum ve davranışları Tutar (2004) şu başlıklar altında sıralanmaktadır:

• Dürtülerin etkisinde kalmak,
• Acelecilik ve zamanı iyi kullanamamak,
• Her işi mükemmel yapmaya çalışmak,
• İnsanları memnun etmek için sürekli kendinden ödün vermek,
• Hayatındaki diğer insanları ve sorumlulukları ihmal edecek şekilde çok çalışmak,
• Herkesten daha güçlü olma isteği,
• Bireyin kendisi için ortaya koyduğu imkansız standartlara ulaşma çabası,
• Görevi gereğinden fazla iş ve sorumluluk üstlenmek

Derleyen: Sosyolog Ömer YILDIRIM
Kaynak: Atatürk Üniversitesi Sosyoloji Bölümü 1. Sınıf "Psikolojiye Giriş" ve 2. Sınıf "Deneysel Psikoloji", 4. Sınıf "Sosyal Psikoloji" Dersi Ders Notları (Ömer YILDIRIM); Açık Öğretim Psikoloji Ders Kitapları ve MEB Liseler İçin Psikoloji Dersi Ders Kitapları