Psikolojinin Amaçları Nelerdir?

Betimleme: Psikoloji biliminin ilk ve en temel amacı davranışları betimlemektir. Betimleme, bilimsel araştırmalarla gerçekleştirilir. Bilimde betimleme, olayların keşfedilmesini ve benzer olayların sınıflanmasını içerir. Skinner canlı davranışlarından birinin edimsel koşullama olduğunu keşfetmiştir. İ. Pavlov (Pavlov, 1849-1936) klasik koşullamayı keşfetmiştir. Bir bilim dalı yeni kurulduğunda veya yeni bir alt dal kurulduğunda ilk yapılan, işte bu keşif işlemidir. Daha sonraki betimleme işlemi, benzeri olayların aynı sınıfta toplanmasını içerir. Klasik ve edimsel koşullama, koşullama türü öğrenmenin çeşitleridir. Susuzluk ve açlık ise fizyolojik gereksinimler veya dürtülerin çeşitleridir. Güvende olma, birlikte olma, kendini değerli hissetme ve kendini gerçekleştirme ise güdüler altında yer alır.



Betimlemenin son şekli ise olaylar arasındaki ilişkileri keşfetmektir. Çünkü bilim, olaylar arasındaki ilişkileri ortaya koyan bir bilgi edinme biçimidir. Bilimin bulmaya çalıştığı, sebep ve sonuç arasındaki ilişkidir. Olayların nedenlerini keşfetme amacı bilimsel araştırmalar yoluyla gerçekleştirilir.

Açıklama: Bir bilim dalında yeterince araştırma yapıldığında, bilim insanları bunların sonuçlarını bir araya getirir, onları analiz eder, onlar üzerinde düşünür ve bu sonuçlardaki düzenlilikleri görmeye çalışır. Bu faaliyetler açıklama amacına hizmet eder. Bilimde iki tür açıklama vardır: Bunlardan ilki “evren gerçekleri”ni ifade eden yasa ve ilkelerdir. Çok sayıdaki araştırmada gözlenmiş olan ilişkiler, yasa veya ilke niteliğini kazanır. Gestalt Algılama İlkeleri görsel algılamada uyarıcıların örgütlenme biçimlerini açıklar. Pavlov’un keşfettiği klasik koşullama türü öğrenme, çok sayıda araştırmacı tarafından tekrarlandığından, bir davranım ilkesi niteliğini kazanmıştır.

İkinci açıklama türü kuramdır. Bilim insanı, kuramında yasa ve ilkelerde belirtilen veya çok sayıdaki araştırmada tekrarlanmış olan ilişkilerin sebeplerini belirtir. Örneğin, algılamanın uyarıcıyı tanıma işlemi olduğu yeterli sayıdaki araştırma ile ortaya konmuştur.

Yordama: Yordama, olayların önceden tahmin edilmesi demektir. Yordama araştırma sonuçlarına dayanarak yapılabilir. Yordama yasa ve ilkelerde, kuramlarda belirtilen ilişkiler kullanılarak da yapılır. Yerkes-Dodson Yasası'na göre, kaygı ile başarı arasında şekilsel olarak ters U biçiminde bir ilişki vardır (Şekil 1.1). Bireyin başarı düzeyi; kaygı düzeyi ölçümünü gösteren X eksenindeki noktadan grafiğe dikey bir çizgi çizilip buradan da ayırt etme düzeyini gösteren Y eksenine iz düşüm alınarak yordanır.



Kontrol: Tüm bilim dallarının ulaşmak istediği amaç kontroldür. Kontrol, yordama yaparken kullanılan yasa ve ilkelere, kuramlara, araştırmaların sonuçlarına dayanır. Şekil 1.1'deki Yerkes-Dodson Yasası’ndaki grafiği kullanarak araştırmacı, katılımcılarda elde etmek istediği başarı düzeyi ve onu sağlayacak kaygı düzeyini belirler. Katılımcıların kaygısının bu düzeyde olması için gerekli koşulları gerçekleştirir ve onlarda istediği düzeyde başarı yaratır. Araştırmacı böylece davranışı kontrol etmiş olur. İleride göreceğimiz kelime listesi öğrenme deneyinde elde edilen sonuçlara dayanarak öğretmen, ulaşmak istediği öğrenme düzeyini sağlayan tekrar sayısını belirler ve öğrencilerin bu sayıda tekrar yapmalarını ister. Eğitim-öğretim, öğrenme ve belleme süreçlerini “kontrol eden” bir kurumsal etkinliktir.



Derleyen: Sosyolog Ömer YILDIRIM
Kaynak: Atatürk Üniversitesi Sosyoloji Bölümü 1. Sınıf "Psikolojiye Giriş" ve 2. Sınıf "Deneysel Psikoloji", 4. Sınıf "Sosyal Psikoloji" Dersi Ders Notları (Ömer YILDIRIM); Açık Öğretim Psikoloji Ders Kitapları ve MEB Liseler İçin Psikoloji Dersi Ders Kitapları