Kimyasal Duyularımız: Tat ve Koku Duyularımız

Tat ve koku duyusu aynı zamanda uyaranları diğer duyulardan farklı olarak kimyasal maddeler olduğundan kimyasal duyular olarak da adlandırılırlar.



Vücudumuzda tat alma organı dilimizdir. Dilin yanlarında arkasında ve gırtlakta yer alan tat alıcıları, tükürük içersinde çözülerek sıvılaşmış yiyeceklerdeki kimyasal maddeleri duyumlayabilmektedir. Dil üzerinde yer alan papilla adı verilen yumrular 20'den fazla tat alma hücresini barındıran tat alma tomurcuklarını içerir. Tat tomurcuklarının sayısı yaşla birlikte azalmaktadır. Dört temel tat olan tatlı, tuzlu, acı ve ekşidir. Bazı tat alıcıları çok belirgin olmasa da belirli tatlara daha yatkındırlar. Bazı tat alıcıları tatlıya, bazıları ekşiye, bazıları ise acıya daha duyarlıdır. Dilin uç kısmı tadı, dilin gerisi tuzlu, ekşi ve acıya daha duyarlı durumdadır. Tat duyumu da bir süre sonra duyusal uyum gösterir.



Yediğimiz tuzlu yiyeceklerin tadı belli bir süre sonra aynı duyumu yaratmaz. Bunun yanında belli bir tada maruz kalındığında karşıt uyum denilen süreçte bir tat diğer tatlara ilişkin duyumu etkileyebilir. Taze enginar yenildikten sonra diğer yiyeceklerin tadı olarak algılanması, dişlerin fırçalandıktan sonra portakal suyunun tatsız gelmesi bu duruma örnek olarak verilebilir (Morris,1999). Bunun yanında bireylerin yaşadığı çevre ve toplumsal alışkanlıklar yemek yeme ve tat alma durumunu şekillendirir. Farklı ülkelerin ve kültürlerin damak tatları diğer insanlar tarafından pek de hoş karşılanmayabilir.

Bütün canlıların etrafı kokularla çevrilidir. Koku düşünme biçimini, verilen tepkileri, ve hislerimizi de etkileyebilmektedir. Alınan nefes ile burun etrafımızdaki kokulan algılayan bir sensör gibi çalışmaktadır ve topladığı bilgiyi doğrudan beyne iletir. Burundan çekilen hava ile birlikte beyin tarafından koku algılanır. Solunan havanın çoğu akciğerlere gitmektedir. Ancak bunun %5'i hemen beynin hemen altında yer alan burnun üst kısmına gider.

Burada nemli doku katmanları geçen havayı ısıtır.Koku molekülleri mukozada çözülür ve kıllı alıcılara takılırlar. Posta pulu büyüklüğündeki bir alanda yaklaşık 5 milyon koku hücresi bulunur. Koku hücreleri molekülleri algılamak üzere hazır beklerler. Kokuyu molekülün şekli belirler. Farklı şekiller farklı kokular olarak algılanır. Yiyeceklerin tadının algılanmasında koku alma duyusu da önemli bir görev üstlenmektedir. Soğuk algınlığı sebebiyle burnumuz tıkandığında yiyeceklerin pek lezzetli gelmediği bilinmektedir. Burun aynı zamanda koku alma sayesinde yiyeceklerin durumu hakkında bilgi vermektedir. Hoş kokulan duymak yiyeceklerin iştah açıcı hale gelmesini sağlar. Bunun yanında bozulmuş bir yiyeceğin kokusu o yiyecekten kaçınma davranışını meydana getirir. Koku alma sayesinde bize zarar verebilecek yiyeceklerden uzak durarak hayatta kalma şansımızı artırırız. Öte yandan yemeklere baharat koymak hem dili hem de burnu daha zengin bir biçimde uyararak yemeklerden daha fazla tat almaya yöneliktir.

Derleyen: Sosyolog Ömer YILDIRIM
Kaynak: Atatürk Üniversitesi Sosyoloji Bölümü 1. Sınıf "Psikolojiye Giriş" ve 2. Sınıf "Deneysel Psikoloji", 4. Sınıf "Sosyal Psikoloji" Dersi Ders Notları (Ömer YILDIRIM); Açık Öğretim Psikoloji Ders Kitapları ve MEB Liseler İçin Psikoloji Dersi Ders Kitapları