İzlenim Oluşturma Nedir?

İnsanlar hakkındaki ilk izlenimlerimizi nasıl oluştururuz ve bu izlenimler ne kadar doğrudur?



Sosyal psikolojideki sosyal algı çalışmaları insanlar hakkındaki ilk izlenimin hangi bilişsel süreçlerle gerçekleştiğini açıklamaya çalışmışlardır. Biriyle ilk karşılaştığımızda kişinin giysileri, konuşma biçimi, mimikleri, ses tonu vb. özellikleri dikkatimizi çeker. Bu özellikler o kişiye ait oluşturacağımız izlenimler için birer ipucudur. Bu ipuçlarını değerlendirerek, tanıştığımız bu yeni kişiyi zihnimizde uygun bir kategoriye yerleştiririz.

Sosyal biliş yaklaşımına göre, elimizde ne kadar az bilginin olduğu, daha önce ilk izlenim konusunda ne kadar yanıldığımızı düşünmeksizin yeni tanıştığımız insanları mutlaka bir kategori içine koymaktayız. İnsanları kategorilere koymak, daha önceki yaşantılarımız yoluyla oluşturduğumuz şemalar sayesinde gerçekleştirilmektedir. Bellek Ünitesi'nden hatırlayacağınız gibi şemalar algılanmanın basitleştirilerek ama aynı zamanda çok iyi örgütlenerek yeniden inşa edilmiş halleridir.



Sosyal dünyayı algılama söz konusu olduğunda, sosyal şemalarımızı harekete geçiririz. Çok çeşitli sosyal şemalarımız vardır. Örneğin bir restoranda yemek yiyeceğimiz zaman, orada neler olacağını bilmemize yarayan bir şemadan yani soyut bir bilişsel yapıdan yardım alırız. Benzer biçimde kişi şemalarımız da vardır. Örneğin yeni tanıştığımız birinde dışa dönüklüğe ilişkin ipuçları algıladığımızda belleğimizdeki dışadönük kişi şemamızı harekete geçiririz. Dışadönük kişi şeması konuşkanlık, samimiyet, girginlik gibi dışadönüklüğe ait birbiriyle ilişkili özellikleri barındırır. Bu şemalar sayesinde yeni tanıştığımız kişideki birkaç ipucuna dayanarak onun nasıl biri olduğu hakkında çıkarsamalar yaparız ve davranışlarımızı buna göre ayarlarız. Bu kişisel şemalara örtük kişilik kuramları adı da verilmektedir. Yani hepimizin zihninde hangi kişilik özelliklerinin ne tür kişilerde olduğu, neden bu kişilerin bu özellikleri geliştirmeye yatkın olduğu, hangi özelliklerin bir kişide nasıl bir araya geldiği gibi farkında olmadan geliştirdiğimiz kuramlar bulunmaktadır.

Bizi sosyal dünyanın karmaşasından kurtaran şematik bilgi işleme süreci, aynı zamanda gerçekliğin çok basitleştirilmiş halleri oldukları için kaçınılmaz olarak yanlılıklar üretmektedir. Yeni tanıştığımız kişiler için var olan genel şemalarımız temelinde çabucak bir ilk izlenim oluştururuz. Zaman geçtikçe ve onlarla birlikte geçirdiğimiz yaşantılar arttıkça onlar hakkındaki yeni bilgileri de şemamıza ekleriz. Ancak, genellikle, bu sonradan eklenilenler ilk izlenimlerimiz kadar bizi etkilemez. Buna öncelik etkisi denir. Öncelik etkisi; izlenim oluşturma çabalarında başlangıçta edinilen bilginin sonradan edinilen biliden daha ağır basmasıdır. iyelim ki yeni tanıştığınız birini zihninizde "utangaç" olarak kodladınız. Daha çok zaman geçirdikçe o kişinin gerçekte çok iyi espriler yaptığını fark ettiniz. Esprili olmak genellikle utangaçlık şemamızda yer almayan bir özelliktir. Buna rağmen o kişiyi "utangaç" olarak nitelemeye devam edersiniz. İlk izlenimlerin öncelik etkisi, ilk tanıştığımız kişiyi genel olarak sempatik ya da itici bulduğumuz durumlarda kendini çok kolay açığa çıkarmaktadır. Bir kişi hakkındaki ilk izleniminiz olumsuzsa, o kişi ağzıyla kuş tutsa da size sempatik gelmeyi başaramayacaktır. Öncelik etkisi, sosyal biliş yaklaşımında "bilişsel cimrilik"le açıklanmaktadır. Bu açıklamaya göre, zihinsel enerjinizi cimrice kullanarak, tanıdığımız kişiye dair her özelliği ya da ayrıntıyı yorumlamakla uğraşmayız. Bunun yerine, oluşturduğumuz izlenime inanarak yaşamayı yeğleriz (Morris, 2002).

Derleyen: Sosyolog Ömer YILDIRIM
Kaynak: Atatürk Üniversitesi Sosyoloji Bölümü 1. Sınıf "Psikolojiye Giriş" ve 2. Sınıf "Deneysel Psikoloji", 4. Sınıf "Sosyal Psikoloji" Dersi Ders Notları (Ömer YILDIRIM); Açık Öğretim Psikoloji Ders Kitapları ve MEB Liseler İçin Psikoloji Dersi Ders Kitapları