Hümanistik Yaklaşım Nedir, Ne Demektir?

Freud'un yaklaşımı gibi klinik temelli olan diğer bir yaklaşım insan psikolojidir.



Carl Rogers ve Abraham Maslow gibi terapist ve düşünürlerin temsil ettiği bu yaklaşım 1960'larda popüler hale gelmeye başladı (Gray, 1999). İnsanal psikologlar, insanın düşünsel süreçlerini dikkate almadığı gerekçesiyle davranışçılığı reddeder. Psikodinamik yaklaşımı da davranışlarımızın kontrolünü bilinçdışı güdü ve çatışmaların kontrolüne bıraktığı gerekçesiyle reddederler. Bilişsel psikolojinin yaklaşımını takdir ederler, ama insancıl psikologlar insanın başka yönlerine vurgu yaparlar: Onlara göre insanlar, davranış tarzlarını büyük ölçüde kendileri seçerler.

Özgür seçimler yapabildikleri için de davranışlarının sonuçlarından kendileri sorumludurlar. İnsancıl psikolojinin insan doğasına ait iyimser varsayımları vardır; bu görüşe göre, insanlar bu dünyaya kendini gerçekleştirme eğilimiyle gelirler. Eğer anne-baba ve toplum bireyin gelişmesi için optimum koşulları sağlarsa, bireyler doğuştan getirdikleri potansiyelleri ortaya çıkaracak ve psikolojik olarak kendilerini geliştiren davranışları sergileyeceklerdir. Ancak bazı durumlarda anne-baba, öğretmenler ya da çevredeki diğer insanlar bireyi yıkıcı biçimde eleştirerek, onun kendini gerçekleştirme eğilimine ket vurabilirler ve kendini değersiz hissetmesine yol açabilirler.



İnsancıl terapinin hedefi de bireyin kendi potansiyellerini görmesini teşvik ederek, onların kendilerini tekrar değerli hissetmelerine yardımcı olmaktır (Uba ve Huang, 1999). İnsancıl yaklaşım psikolojide genel olarak hiçbir zaman başat olamamışsa da, özellikle kişilik ve psikoterapi alanlarında etkili olmuştur (Morris, 2002).

Bu yaklaşıma göre insanın doğumla başlayan ve ömür boyu süren fizyolojik, toplumsal ve psikolojik gereksinimleri vardır. Bunların karşılanmaması ruhsal bütünlüğü bozar. İnsan gereksinimlerini önem sırasına göre doyurmalı ve sağladığı doyuma göre aşama aşama gelişmelidir. İnsan, gelişimi tamamlanmış bir varlık değildir. Gelişme gücünü kendinden alan, oluşum hâlinde bir varlıktır. Bu yaklaşım ortaya koyduğu grup terapisi ve psikodrama gibi bazı tekniklerle psikolojiye katkıda bulunmuştur. Ancak deney yöntemini reddettiği için de eleştirilmiştir.

Derleyen: Sosyolog Ömer YILDIRIM
Kaynak: Atatürk Üniversitesi Sosyoloji Bölümü 1. Sınıf "Psikolojiye Giriş" ve 2. Sınıf "Deneysel Psikoloji", 4. Sınıf "Sosyal Psikoloji" Dersi Ders Notları (Ömer YILDIRIM); Açık Öğretim Psikoloji Ders Kitapları ve MEB Liseler İçin Psikoloji Dersi Ders Kitapları