Gözlenebilirliğin ve Ölçülebilirliğin Bilime Katkıları Nelerdir?

Gözlenebilirlik ve ölçülebilirlik bilime aşağıdaki özellikleri kazandırır:

Gözlenebilen ve ölçülebilen olaylar iletilebilir: Bilimde iletilebilirlik iki aşamada gerçekleşir. Bunlardan ilki ve temel olanı, bilim insanı söyledikleri ve yazdıklarında ne kastetmişse başkalarının da onları aynı şekilde anlamasıdır.



Bilimde bunu sağlamanın yolu, kavramları, onları elde etmede kullanılan işlemler yoluyla tanımlamaktır. Bu tanımlar “işevuruk” olarak adlandırılır. Zekâ bir kavramdır ve bir kavram herkes tarafından farklı şekilde tanımlanabilir. Kimine göre zekâ irdeleme yeteneği, kimine göre yaratıcılık, kimine göre de bilgi işlemleme hızı olabilir. Diyelim ki bir araştırmacı zekâyı yaratıcılık olarak düşünüyor ancak iletilerinde sadece “zek┠terimini kullanıyor. Bu iletiyi herkes farklı şekilde anlayacaktır. Bilim insanının vardığı sonucu kimi irdeleme, kimi de yaratıcılık açısından düşünecektir. Sonuçta ortaya tam bir kavram kargaşası çıkacaktır.

Bir diğer bilim insanı ise zekâyı “Wechsler Zekâ Ölçeğinden alınan puan” olarak tanımlıyor. Bu durumda zekâ (bir kavram), zekâ puanını elde etmede kullanılan işlemler (zekâ testinin uygulanması ve puanlanması) yoluyla tanımlanmıştır. Kendi kişisel zekâ tanımı ne olursa olsun, bu bilim insanının zekâ konusunda yazdıkları ve söylediklerini herkes aynı şekilde anlayacaktır: Zekâ, zekâ testinden alınan puanın temsil ettiği özelliktir.



Bilimde iletilebilirliğin bir yönü daha vardır. Bilimler sistematik bir şekilde toplanmış bilgiler bütünüdür. Bilimlerin ilerlemesi bilgilerin birikmesine koşuttur. Bu da, bilim insanının, yaptığı araştırmayı ve bunun sonuçlarını başkalarına da bildirmesi, onlara iletmesi ile mümkündür. Ne kadar önemli olursa olsun, başkalarına duyurulmamış olan bilginin bir bilimsel değeri yoktur. İşte bu da bilimsel ölçütlerden iletilebilirliğin bir başka türüdür. Bilim insanı bilimsel bilgilerini verdiği bildiriler ve konferanslarla, yazdığı makalelerle, kitaplarla iletir.

Gözlenebilen ve ölçülebilen olaylar tekrarlanabilir: Bilimsel çalışmalar tekrarlanabilir nitelikte olmalı, yapılan gözlemler ve toplanan veriler, benzeri eğitimden geçmiş, aynı araç gereç ve teknik imkânlara sahip diğer bilim insanlarınca da tekrar edilebilmelidir. Bilim insanı bir bilimsel sonucu elde etmek için, önceki araştırmayı aynen tekrarlayabilir.

Tekrarlanabilirlik niye bilimin ölçütlerindendir? Bilimsel gözlem ve ölçümler başkalarınca da tekrarlanabildiğinde, sonuçlar kişiye bağlı ve öznel olmaktan çıkar. Tekrarlanan bir bilimsel çalışmadaki gözlemler öncekilerle tutarlı olduğu taktirde, bu gözlemlerin nesneye bağımlı olduğuna, onun özelliklerini yansıttığına duyulan güven de artar. Bilimde nesnellik işte budur. Bilimde nesnellik gözlem ve ölçümlerin başkalarınca da tekrarlanabilmesinden kaynaklanır.



Bilim hep olasılıkları içerdiğinden, nispeten daha yüksek güvenirliği olan sonuçlara varmak için de araştırmaların tekrarlanması gerekir. Örneğin “En yüksek başarı orta derece kaygı ile elde edilir.” yolundaki denenceyi test etmek için, çok sayıda araştırma, farklı ortamlarda ve farklı örneklemler üzerinde tekrarlanmıştır. Sonuçlar hep aynı çıkmış, böylece de Yerkes-Dodson (Yerkes Dodsın) Yasası oluşturulmuştur.

Gözlenebilen ve ölçülebilen olaylar sağlanabilir:
Bilimde araştırma sonuçları sağlanabilmeli, yani sonuçların doğruluğu araştırılabilmelidir. Kesin olmayan denenceler sağlanamaz, böyle ifadelerin bilimsel değeri de yoktur. “Kaygı başarıyı artırabilir.” denencesi sağlanamaz. Sonuçlar olumlu çıkarsa araştırmacı “Artırabileceğini söylemiştim.” der. Olumsuz çıkarsa “Ben zaten artırabilir demiştim, artırmayabilir de.” der.

Tekrarlanan araştırmalar sağlama görevini yerine getirir. Aynı konuyu farklı araştırma yaklaşımları ile inceleyen çalışmalar da sağlama işine katkıda bulunur. Kaygı ile başarı arasında ilişki olduğu yolundaki denenceyi test eden ve böyle bir ilişki olduğunu bulan araştırma, başka kişilerle, başka ortamlarda tekrarlandığında veya başka araştırma düzenleri altında gerçekleştirildiğinde aynı sonuçlar elde edilirse bulgular sağlanmış olur.



Sirel Karakaş, Bilimsel Psikoloji: Temel İlkeler

(Derlenerek alınmıştır.)

Derleyen: Sosyolog Ömer YILDIRIM
Kaynak: Atatürk Üniversitesi Sosyoloji Bölümü 1. Sınıf "Psikolojiye Giriş" ve 2. Sınıf "Deneysel Psikoloji", 4. Sınıf "Sosyal Psikoloji" Dersi Ders Notları (Ömer YILDIRIM); Açık Öğretim Psikoloji Ders Kitapları ve MEB Liseler İçin Psikoloji Dersi Ders Kitapları