Edimsel Koşullanmada Davranışı Şekillendirme

Edimsel koşullamanın gerçekleşmesi için edimsel davranışın organizma tarafından istemli bir biçimde yapılması gerektiği ve ancak ondan sonra pekiştirme işlemi uygulanabilir.



Dolayısıyla böyle bir öğrenme mekanizmasında pekiştirmeyi uygulayacak olanlar, organizmanın söz konusu davranışını göstermesi için bekleyeceklerdir. İşte bu bekleme süresini kısaltmak için örneğin hayvanlarla yapılan deneylerde hayvanlar aç bırakılır; böylece aç olan hayvanın daha fazla davranış sergileyeceği ve bu arada seçilen edimsel davranışı gerçekleştirme olasılığının arttığı söylenebilir. Ayrıca Skinner kutusu gibi son derece basit ve sade düzenlenmiş bir ortam da hayvanı oyalayacak uyarıcıların azaltılarak istendik davranışın bir an önce gösterilmesine hizmet eder. Yukarıda alınan önlemler dışında organizmanın hedeflenen davranışı göstermesi için şekillendirme adı verilen bir yöntem izlenir. Bu yöntem hedef davranışı sadece daha kısa sürede ortaya çıkarmakla kalmaz, organizmanın kendi repertuarında olmayan karmaşık davranışların öğretilmesini de sağlar. Sirklerde karmaşık numaralar yapan hayvanlar bu yöntemle eğitilmişlerdir. Şekillendirmede esas olarak yapılan işlem, organizmayı hedef davranışa yönelten her bir davranışı kademeli olarak pekiştirmektir. Bunun için hedef davranışa ardışık (peşpeşe) yaklaşma olarak nitelenebilecek davranışların neler olduğu saptanmalı ve işlem sırasında ödüller sadece hedef davranışa daha yakınlaşan davranışlara verilmelidir.



Pekiştirilen davranış uzun süre pekiştirilmemeli, hedefteki davranışa daha fazla yaklaşan davranışın pekiştirilmesine geçilmelidir. Örneğin, bir köpeği zile burnuyla basması için eğitmek istediğimizi varsayalım. Köpeğin burnuyla zili basmasını bekleyip sonra pekiştirme vermeyi planlıyorsak, muhtemelen köpeğe bu davranışı hiç öğretemeyeceğiz demektir. Çünkü hiçbir köpek kendiliğinden gidip bir zile burnuyla basmaz. O halde, köpeği zile yönlendirecek ara davranışları pekiştirerek hedefe ulaşılabilir. Bunun için diyelim ki eğitici deney odasında köpek zilin olduğu bölgeye baktığında sistematik olarak ödül verir, ama başka bir bölgeye baktığında ödül vermez. Böylece köpek bir süre sonra sadece o bölgeye bakmaya başlar. Bu aşamada artık pekiştirme başka bir davranışa kaydırılmalıdır. Örneğin köpek zilin olduğu tarafa geldiğinde ödül verilir başka bir tarafa yöneldiğinde ödül verilmezse bir süre sonra köpek sadece zilin olduğu bölgede dolaşacaktır. Böyle aşama aşama köpek hedef davranışı gösterene kadar çeşitli davranışlar için pekiştirilecek, en son da hedef davranışı gerçekleştirdiğinde pekiştirilecektir (Atkinson, Atkinson ve Hilgard, 1995;Uba ve Huang, 1999).

Bu yöntem sadece sirkte hayvanların eğitimi için değil anne baba ve öğretmenler tarafından çocuğun davranışlarını geliştirmek için de kullanılmaktadır. Klinik psikologlar da bazen bu yöntemi kullanırlar. Örneğin bir psikoloğun, sessiz bir biçimde kitabını okuyamayan, bunun yerine kıpır kıpır olan ve yerinde duramayan, sürekli sırasının üstündeki eşyalarla oynayan ve sınıfı rahatsız eden bir çocuğa sessizce kitap okumayı öğretmek istediğini düşünelim. Çocuk, o kadar nadiren sessizce kitap okuyabiliyor ki psikoloğun bu davranışını yakalayıp pekiştirme yapması çok zordur. O zaman o hedef davranışı beklemek yerine, o davranışa yönelik diğer davranışları pekiştirmek suretiyle hedef davranışa ulaşmayı planlar. Başlangıçta çocuğa sesiz oturduğu her altmış saniye için pekiştireç olarak şeker verir. Sonra sessiz kalma sürelerini uzatarak şeker vermeye devam eder. Ödül alabilmek için sessiz kalmanın yeterli olmadığı kitap da okumak gerektiği noktasına gelinince hedef davranış gerçekleştirilmiş olur (Uba ve Huang, 1999).

Derleyen: Sosyolog Ömer YILDIRIM
Kaynak: Atatürk Üniversitesi Sosyoloji Bölümü 1. Sınıf "Psikolojiye Giriş" ve 2. Sınıf "Deneysel Psikoloji", 4. Sınıf "Sosyal Psikoloji" Dersi Ders Notları (Ömer YILDIRIM); Açık Öğretim Psikoloji Ders Kitapları ve MEB Liseler İçin Psikoloji Dersi Ders Kitapları