|
Plotinos;
Gizemcilik Nedir?
Tanrı ile birliğin ereğine ulaşabilmek için, sıradan erdemler yeterli
gelmemektedir. İtme gücünün ılımlılığı yeterli değildir; ruh, kendisini
tüm duyumsallıktan arındırmaktadır. Kendisini beden ile olan birliğinden
kurtarmak zorundadır. Bunun yanı sıra arındırmadan daha yüksek bir evre
bulunmaktadır. Bu, kuramsal tasarım için bir hazırlık niteliği
taşımaktadır; kuram, pratikten daha üstündür, çünkü bizi Tanrının
görünümüne daha fazla yaklaştırır. En yüksek evre, Tanrı ile olan
birliktir. Bu, düşüncenin yükseltilmiş türü tarafından bile
gerçekleştirilemez; bu, yalnızca bir esrime (ecstasy) durumu içinde
olmaktadır. Burada ruh, kendi düşüncesini aşmaktadır. Tanrının ruhu
içinde kendisini kaybeder, Tanrı ile bir olur. Bu, Tanrıya mistik bir
geriye dönüştür.
Bu dizge, Yunan felsefesi ile doğu dininin bir birleşimidir. Aşkın Tanrı
öğretisi içinde dinsel bir yapıdır. Her şeyi algılama bakımından
kamutanrıcıdır. Bir Tanrı oluşumu olarak en düşük özdeğe inilmektedir.
Dinsel idealizm, ruhun son ereği için, kalan bölümün tanrının zihninde
bulunmaktadır; ve insanoğlu, bu dünyadaki kazançların ötesinde Tanrı ile
olan birliğini sürdürebilmek için, kendisini duyum zincirinden
kurtarmalıdır.
Plotinus çoktanrıcılığı reddetmez; tanrılar da, göksel görünümlerdir. O,
ayrıca dünyasal dinlerde iyi ve üstün cinlerin varlığına inanmaktadır.
Bir uzaklık içindeki fiziksel eylemin olanaklı olduğunu düşünür; tüm
evren, tinsel bir oluşumdur. Tinlerin, diğerleri üzerinde sempatik bir
şekilde eylemde bulunması gerekmektedir. Onun ardıllarının çoğu, bu boş
inançları abartmış ve popüler çoktanrıcılığı savunmuşlar, Hıristiyanlık
dinine saldırmışlardır.
|