|
Pierre Joseph Proudhon
ve Karl Marx'ın Karşılaştırılması
Ölümünden bir kaç ay önce kendisine de söylediğim gibi, klasik idealist
geleneği sarsmak için sarfettiği tüm çabalarına rağmen, Proudhon yaşamı
boyunca iflah olmaz bir idealist olarak kalıp incili, Roma Hukukunu ve
metafiziği aşamadı. Proudhon'un en büyük talihsizliği onun doğa
bilimlerini hiç okumamış ve böylesi yöntemleri benimsememiş olmasıydı.
Proudhon dahiyane bir içgüdüye sahipti ve doğru yolu görüyordu, fakat,
idealist düşünce metodu tarafından engellendiği için, her defasında eski
hatalarına düşüyordu. Proudhon ebedi bir çelşkiydi; gayretkeş bir dahi
ve idealist aldatmacalara karşı çıkan ama ne yazık ki kendisi bu
aldatmacaların hakkından gelemeyen devrimci bir düşünür... Marx bir
düşünür olarak doğru yoldadır. Marx, tarihteki hukuksal evrimin,
ekonomik ilerlemenin nedeni değil, onun sonucu olduğu ilkesini tespit
etti ki, bu önemli ve yararlı bir kavrayıştı. Bu yorumu yapan ilk kişi
Marx olmamasına rağmen -aynı teori şu veya bu ölçüde Marx'tan önce başka
bir çok kişi tarafından da formüle edilmişti- yine de ekonomik bir
sisteme böylesin sağlam bir temel kazandırma onuru Marx'a aittir. Öte
yandan, Proudhon özgürlüğü Marx'tan daha iyi anlayıp hissetti. Ona
musallat olan metafizik doktrini bir yana bırakırsak, Proudhon içgüdüsel
olarak devrimciydi; şeytana taparak anarşi ilan etti. Marx ta pekala çok
daha rasyonel bir özgürlük sistemi oluşturabilirdi, ancak Marx özgürlük
içgüdüsünden yoksundur, tepeden tırnağa otoriter biridir.
KAYNAK
Mikhail Bakunin, 1870
Sam Dolgoff'un Bakunin adlı kitabından alınmıştır
Çeviri Cemal Atila, KAOS Yayınları, 1998
|