|
Charles Montesquieu
ve Kuvvetler Ayrılığı Nedir?
Kuvvetler ayrılığı, Fransız aydınlanmacı düşünür Baron de Montesquieu
tarafından ortaya atılmış olan, demokratik devlet yönetimini düzenleyen
bir modeldir.
Bu model içinde devlet çeşitli birimlere ayrılmıştır, her birimin ayrı
ve bağımsız gücü ve sorumluluk alanları vardır. Bunun yanında her birim
bir diğerinin güç kullanımı üzerine sınırlamalar getirebilmektedir.
Devlet birimleri genel olarak yasama, yürütme ve yargıdan oluşur. ABD
sistemine göre bu birimler "hükümet birimleri" olarak adlandırılırken
diğer sistemlerde "hükümet" sadece yürütme birimini ifade eder.
Kuvvetler ayrılığı ilkesinin taraftarları bu ilkenin demokrasiyi
koruduğunu ve zorba, totaliter hükümetlere engel olduğunu savunurlar. Bu
ilkenin karşıtlarına göre ise ilkenin demokrasiyi koruması bir yana
bırakılırsa, kuvvetler ayrılığı aynı zamanda yönetimi yavaşlatmakta
ve/veya yürütme diktatörlüğünü desteklemekte; hesap verilebilirliği
düşürmekte ve yasamanın gücünü azaltmaktadır.
Günümüzde tam olarak uygulanan bir kuvvetler ayrılığı veya bir kuvvetler
birliğinden söz edilemese de, pek çok yönetim sistemi açık bir şekilde
kuvvetler ayrılığı ya da kuvvetler birliği ilkesine dayanmaktadır.
Montesquieu'nun Teorisi
Montesquieu, politik gücü yasama, yürütme ve yargı olarak üçe
ayırmıştır. Kendisi bu fikrini İngiliz yönetim biçimine
dayandırmaktaydı. Buna göre İngiliz yönetim sisteminde güç kral,
parlamento ve mahkemeler arasında paylaşılmıştı. Montesquieu'yü
eleştiren sonraki yazarlara göre Montesquieu hatalı olarak böyle bir
dayandırma yapmıştı, çünkü o zamanlarda Büyük Britanya'da yasama,
yürütme ve yargı birbirleriyle ilişki içindeydiler
Kuvvetler Ayrılığı ve Kuvvetler Birliği
Demokratik yönetim sistemi düzenlenirken Başkanlık sistemi ve
Parlamenter sistem arasında belirli bir seçim yapılır, bu seçim
tamamıyla uygulanacak bir düzen seçimi olmak zorunda değildir.
"Kuvvetler ayrılığı" başkanlık sistemi için daha doğaldır, "kuvvetler
birliği" ise "parlamenter sistem"ler için. Bununla birlikte "karışık
sistemler" de vardır, yönetim sistemi iki ana sistemin ortasında daha
yakındır, örneğin Fransa'daki şimdiki yönetim şekli (5.
Cumhuriyet).
Kuvvetler birliği ilkesine göre bir yönetim birimi (genellikle seçilerek
gelen yasama birimi) diğerlerinden üstündür ve diğer birimler bu birime
hizmet ederler. Kuvvetler ayrılığı ilkesine göre ise her birim büyük
oranda (tamamıyla olmasa da) bağımsızdır. Bağımsızlıktan kasıt her
birimin diğer birimlerden bağımsız olarak seçilmesi ya da en azından
varlığının diğer birimlere bağlı olmamasıdır.
Buna göre, kuvvetlerin birliği sistemlerinde (en ünlü örneklerden
Birleşik Krallık'ta mesela) yasama kurumu halk tarafından seçilir ve
yasama daha sonra yürütme birimi hükümeti "yaratır". Kuvvetlerin
ayrılığı sistemlerinde ise yürütme birimi üyeleri yasama tarafından
değil, başka çeşitli yollarla (örneğin seçimlerle) seçilirler.
Parlamenter sistemlerde yasama biriminin süresi dolduğunda yürütme
biriminin de süresi dolmuştur. Başkanlık sistemlerinde ise yürütme
biriminin süresi yasama süresine bağlı değildir, süreleri aynı
zamanlarda dolabilir veya dolmaz. Burada önemli nokta yürütme biriminin
seçiminin yasama biriminden bağımsız olmasıdır. Buna rağmen, yürütme
biriminin partisi eğer mecliste çoğunluğa sahipse, başkanlık sisteminde
de belirli bir derece "kuvvetlerin birlikteliği" etkisi görülebilir.
Böyle durumlar anayasal hedefleri engelleyebilir, ve/veya halk
tarafından büyük oranda benimsenen "yasama biriminin daha demokratik,
halka daha yakın olduğu" fikrini baltalayabilir. Bu durumda yasama
birimi sadece bir "danışma meclisi" konumunu alır ve yürütmeyi hatalara
ve fiyaskolara karşı sorumlu tutmakta isteksiz olabilir.
Frenler ve Dengeler Sistemi
Bir birimin diğerlerinden üstün olmasını engellemek ve birimleri
birlikte çalışmaya teşvik etmek için, kuvvetler ayrılığını uygulayan
yönetim sistemleri "frenler ve dengeler"ni geliştirdiler. Bu terim de
Montesquieu'e atfedilmektedir. Frenler ve dengeler sistemine sayesinde
bazı birimler diğer birimlere etki edebilirler (örneğin Amerikan
başkanının Kongreden geçen yasaları veto etme hakkının olması veya
Kongrenin federal mahkeme kararlarını değiştirebilmesi gibi). Kuvvetler
ayrılığı ilkesini benimsemiş her ülkenin kendine özgü bir "frenler ve
dengeler" sistemi vardır. Ülke yönetimi başkanlık sistemine ne kadar
yakınsa birimler arasında çekler o kadar çoktur ve birimler göreli
güçleri bakımından o kadar eşittirler.
|