|
Jean Piaget ve Bilgi Kuramı
Piaget asla kendisini bir çocuk ruhbilimcisi olarak görmedi. Onun asıl
ilgi alanı, Piaget bu konuya el atıp onu bir bilime dönüştürünceye dek,
tıpkı fizik gibi felsefenin bir dalı olarak ele alınan bilgi kuramı idi.
Piaget, bilgiye ulaşmanın birden çok yolu olduğunu ve bunların yargılama
yoluna gidilmeden bir bilim adamının titizliğiyle incelendiğini öne
süren, bir tür göreli bilgi kuramını oluşturdu. Piaget'den bu yana söz
konusu alanın sınırları kadınlara özgü düşünce biçimleri, Afromerkezli
düşünce biçimleri, dahası bilgisayara özgü düşünce biçimleri gibi
konularla daha da genişledi. Gerçekten de, yapay zekâ ve zekânın bilgi
işlem modeli Piaget'ye sanıldığından çok daha fazla şey borçludur.
Piaget'nin geliştirdiği kuramın özünde, çocukların bilgiye ulaşma
yöntemlerinin derinliklerine inilmesinin genelde bilginin nasıl oluşup
geliştiğine ışık tutacağı görüşü yatmaktadır. Bu görüşün gerçekten de
bilginin daha iyi kavranmasına neden olup olmadığı ise, Piaget ile
ilgili her şey gibi, tartışmalı bir konudur.
Son on yıldır Piaget'nin görüşlerine bilginin beynin içsel bir öğesi
olduğu yönünde bir görüşle karşı çıkılıyor. İncelikli deneyler yeni
doğan bebeklerin Piaget'nin çocukların oluşturduklarına inandığı
bilgilerin bir bölümüne doğuştan sahip olduklarını ortaya koyuyor. Ne
var ki bilişsel kuram alanında Piaget'nin günümüzde de dev konumunu
koruduğuna inananlar için, bebeğin doğuşta sahip olduğu bilgi ile
erişkinlerin sahip olduğu bilgi arasındaki fark öylesine büyüktür ki,
yeni buluşlar bu açığı kapatmak söyle dursun, olaya daha da gizemli bir
boyut kazandırmaktadır.
KAYNAK
- http://www.gata.edu.tr/dahilibilimler/cocukruh/piaget.htm - Dr.
Hüsnü Kurtuluş'un Yazısı
|