|
James Beattie Kimdir?
İskoçyalı filozof, şair ve eleştiricisidir.
1735'te Kincardine
kontluğundaki Lawrencekirk'te doğdu, 18 ağustos 1803'te Aberdeen'de
öldü. İlköğretim önemimde gösterdiği başarılar dolayısıyla Aberdeen
Üniversitesi'nin açtığı parasız öğretim müsabakasını kazanmış ve dört
yıl Mreschall Kolejinde okumuştur. Sonra da öğretim mesleğine girmiştir.
Aberdeen'de Latin grameri profesörü olmuş, bir taraftan da şiirler
yazmıştır. Virgile'in Eglogues'unu çevirmiştir. Ahenk, zarafet ve
duyarlılıkla süslü olan bu gençlik yazılarından utanmış ve bu eserlerin
anısını unutturmak için çok çalışmıştır.
Mevki ve servetini korumak için arkadaşları ona, kendinden fazla ilgi
gösterdiler ve 1760'ta Mareschall Koleji'nde mantık ve ahlak
profesörlüğüne tayin ettirdiler. Hocalığının ilk dönemlerinde pek de
başarı gösteremedi.
1766'da evlendi. İki oğlundan biri 1789'da diğeri de 1796'da ölünce
Beattie teselli edilemez bir melankoliye düştü ve hayatının son
yıllarını yalnızlık ve inziva içinde geçirdi.
Beattie'nin İskoçya felsefesinde kendisini onurlu bir yer sağlayan
düşünceleri şunlardır;
1. Kamul duyunun verdiği gerçeklerle aklın gerçekleri arasındaki
derin farkı göstermiştir. Bu farklardan birincileri apaçıktırlar, ispata
gerek duymazlar. İkincileri ise, ancak alıl yürütmeyle bu nitelikleri
kazanabilirler.
İskoçya felsefe sisteminde büyük bir rol oynayan bu farkı derinden
göstermek isteyen Beattie, kamul duyuyu şöyle tanımlar: "Eğitim ve
alışkanlıktan doğmayan fakat doğadan meydana gelip birdenbire içgüdüyle
ve direnilemez bir içtepi ile gerçeği algılayan veya inanca kumanda eden
bir ruh fakültesidir."
Aklı da şöyle tanımlar: "Bize bildiğimiz düşünce veya oranları arama
yeteneğini veren fakülte. Onsuz, ilk ilkelerin ve sezgisel aksiyomların
ötesinde, gerçeği keşfetmek için bir adım bile atamayacağımız fakülte.
2. Berkeley'in tinselci şüpheciliğiyle Hume'un evrensel
şüpheciliğine ve her şeyi ispata çalışmak suretiyle çağdaş şüpheciliği
yaratmış olan Descartes'a karşı giriştiği tartışmalardır. Bu son filozof
hakkındaki düşüncelerinde Reid gibi hareket eder. Şüphecilikle savaşı
amansızdır.
Beattie, şüpheciliğin daha çok yeni zamanda bulunduğunu, bu sistemin
Descartes'ten başlayarak Hume'de en yüksek gelişmesine ulaştığını, aynı
zamanda matematikçilerle fizikçilerin araştırmalarını yöneten ilkelere
büsbütün zıt ilkeler kabul ettiğini, kamul duyunun apaçıklığı yerine
akıl yürütmenin apaçıklığını koyduğunu ve nihayet şüpheciliğin beşeri
inançların en meşru ve evrensel ilkeleriyle çelişik olan sonuçlara
ulaştığını iddia eder.
|