|
Charles Montesquieu;
İktidarın Dağılımı ve Çevresel Nüfuz
Fransız avukatı Charles-Louis de Secondat, daha sonra Baron de
Montesquie (1689-1755) 1700'lerin en başta gelen siyaset teorisyeniydi.
Montesquieu özellikle yaptığı başlıca iki katkıyla tanınır. Özgürlüğün
bir koşulu olarak güç ayrılığı teorisi ve siyaset üstünde farklı
çevrelerin etkisi teorisi.
Kanunların Ruhu Üzerine adlı çalışmasında Montesquie hukukla ilgili
olarak çifte bir tez ileri sürer: Farklı yasaların bir ve aynı olan
hukuktan formüle edildiği esasına dayanan doğal haklar tezi ile hukukun
bu farklı formülasyonlarının farklı sosyal ve doğal çevrelerce
belirlendiği tezidir. Montesquie böylece çoğunlukla doğal haklar tezini
yadsıdığımızda karşımıza çıkan rölativizmden ve evrensel bir doğal
haklar hukukunu bu hukukun nasıl somut durumlarla bağlantılandığını
açıklamaksızın gerçek saydığımızda ortaya çıkan verimsiz dogmatizmden
sakınmış olur. Kanunların Ruhu Üzerine, çeşitli çevreler ve tekabül eden
hukukun spesifik formülasyonları arasındaki bu bağlantıyı ayrıntılı bir
şekilde ele alır.
Doğal haklar fikri yeni bir şey değildi. Bu hukuku ortak bir aklın
yardımıyla tanıdığımız tezi de yeni değildir. Göreceli olarak yeni olan
şey, Montesquie'nun çevre ve kanunların yapısı arasındaki bağlantıyı
gözleme dayalı bir şekilde araştırmamız yönündeki tavsiyeleri. Bununla
birlikte, bu fikir de tam anlamıyla yeni değildi. Hem Aristo hem de
Machiavelli bunu daha önceden önermişti. Kaldı ki Montesquieu de çevreye
yönelik muamelesinde tam anlamıyla ampirik sayılmazdı. Bu büyük oranda
bir takım hususlarda, mesela, iklim, toprak, ticari yapı, üretim biçimi
ve adetlerin siyaset ve yasama üzerinde bir etkisi olması gibi, oldukça
doğru bir sezgiyle sınırlıydı.
Ayrıca, Montesquieu üç tür hükümet biçimi (cumhuriyet, monarşi ve
despotizm) ve üç tekabül eden ilkeye ilişkin (erdem, onur ve korku)
sınıflayıcı bir sunum yapar. Sonraki (Aristo'yu hatırlatan) üçlü ayrım
ise muhtemelen Montesquieu'nun çağının siyasal ilgileriyle
belirlenmiştir: Cumhuriyet antik Roma'nın mükemmel bir resmiydi.
Despotizm ise Fransa'nın gelebileceği korkunç tabloydu. Ve monarşi
Montesquieu'nun Fransa için bir ideal olarak İngiliz hükümetine ilişkin
görüşünü yansıtır. Montesquieu bilimsel araştırma için kendi belirlediği
şartları tam olarak karşılamada başarı sağlayamadıysa da her zaman
özgürlüğün, siyasal realizmin ve bilimsel tavrın savunucusu olmuştur.
Montesquieu İngiltere'de yargı, yürütme ve yasama kurumları arasında bir
güç dağılımının olduğunu düşünüyordu. Bu ayrım 1700'lü yılların sonunda
Kuzey Amerika ve Fransız siyasi özgürlük bildirgeleri üzerinden oluşan
fikirler tarihinde önemli bir yer teşkil etti.
Güçler ayrılığı ilkesi aslında antik bir fikirdir. Buna Platon'un
Yasalar ve Aristo'nun Siyaset yapıtlarında rastlayabiliriz. Bunun, bir
derecede, Orta Çağ imparatorluklarında da gerçekleştiğini görebiliriz.
Bir de bu fikri Locke'un düşüncesinde buluruz. Ancak hukukçu Montesquieu
güçler ayrılığı tezini geliştirdi ve çeşitli hükümet organları arasında
hukuki bir kontrol sistemi ve makul bir dengeye sahip olmak konusunu
vurguladı. Güçler ayrılığı yargı, yürütme ve yasama işlevi arasındaki
ilişkiye yönelik olarak uygulanacaktır.
KAYNAK
Gunnar Skirbekk, Nils Gilje (Antik Yunan'dan Modern Döneme Felsefe
Tarihi)
< Filozoflar
Dizinine Geri Git
< Charles
Montesquieu
Dizinine Geri Git
< 18.
Yüzyıl
Felsefesi Dizinine Geri Git
> Bu sayfaya ilişkin etiketler:
Charles
Montesquieu kimdir,
Charles Montesquieu felsefesi,
Charles Montesquieu düşüncesi,
Charles Montesquieu felsefesi nedir,
Charles Montesquieu düşüncesi nedir,
Charles Montesquieu
eserleri nelerdir,
Charles Montesquieu ve felsefe,
felsefede
Charles Montesquieu,
Charles Montesquieu felsefesi,
Charles Montesquieu ve iktidarın dağılımı ve çevresel nüfuz,
iktidarın
dağılımı nedir,
Charles Montesquieu ve iktidarın dağılımı |
|