|
Hesiod
Kimdir?
(M. Ö. VIII. yüzyıl)
Hesiod'a göre insanlar altın döneminde basit ve tekdüze bir yaşam
sürdüler, fakat buna rağmen çok mutluydular. Bu mutluluk döneminde henüz
çelişme ve savaş yoktu. İnsanların başkalarına baskısı da söz konusu
değildi. Bu dönem, insanlar arasında tam bir sessizliğin hüküm sürdüğü,
doğa nimetlerinden rahatlıkla yararlanıldığı altın bir dönemdir.
Hesiod'a göre, bu başlangıç dönemi, tam anlamıyla bir barış ve huzur
dönemidir.
Demokrit ise bu ilk dönemin bir sıkıntı ve çaresizlik dönemi olduğuna
inanır. Hesiod'a göre, insanın en tehlikeli buluşu ve icadı olan para,
yani servetin ortaya çıkması, insanların güçlü-güçsüz diye iki sınıfa
ayrılmasına neden olmuştur. Altın dönem sona ermiş, demir dönemi yani
çekişme ve kavga dönemi başlamıştır.
Bundan sonra insanlar arasında para, servet, güç uğruna bir çekişme
başlamıştır. Böylece adaletin bulunmadığı, bir baskı, bir zorlama dönemi
yaşanır oldu. Fakat zamanla insanda ilk duruma geri dönme, o mutlu
dönemi yeniden yaşama isteği doğdu. İnsanlık, şimdi yaşadığı kötü
koşullardan kurtularak ilk mutlu döneme dönebilme tutkusunu sürekli
içinde taşıdı.
Hesiod'un bu görüşü, Demokrit'in gelişme görüşü ile çatışır. Demokrit'e
göre insanlık tarihi, sürekli bir gelişimdir. İnsan, tarihinin akışı
içinde, başlangıçtaki hayvan yaşamından sürekli uzaklaşarak daha iyi bir
yaşama kavuşmuştur.
Hesiod'a göre ise bu tarih, sürekli bir dönüşün hareketidir. Yani tarih,
altın dönemden başlayarak demir döneminden geçtikten sonra yeniden altın
dönemine dönen bir yol izler. Empedokles bu altın dönemi pek parlak, pek
hayalci bir biçimde canlandırır: Bu dönemde insanlarla hayvanlar
arasında bile düşmanlık yoktu, doğa canlılara nimetlerini bol bol
sunuyordu.
Tarihin akışıyla ilgili birbiriyle çatışan bu iki görüşe, felsefe
tarihinin akışı içinde sık sık rastlayacağız. Bunu doğrulamak için büyük
bir sıçrama yaparak XVIII. yüzyıla bir göz atalım.
|