|
Henry
Bergson'un Özgürlük, Bilim ve Metafizik Anlayışı
Bergson ve Özgürlük
Bergson'un felsefesinde özgürlük kavramı yeni bir anlam kazanır. Ona
göre özgürlük başka bilgelerin ileri sürdükleri gibi bir devinme ve
davranış sorunu değildir. Özgürlük yaşam atılımı içinde bir oluş,
sürekli ilerleme ve süredir. Bu oluş ve ilerleme, süre durağan ve
kesintili olmadığına göre özgürdür.
Bergson ve Bilim
Bilimin kökeni bilmedir, bilginin sağladığı olanaklarla kurulu dizge
bütünüdür. Bu nedenle sürekli bir oluş, bir ilerlemedir, gelişmedir.
Kendi içine kapalı, kendi çevresinde dönen bir bilimin geçerliği yoktur.
Bu nedenle "bir bilimin genellikle başarabileceği en önemli iş
kazanılmış sonuçları yeni bir birliğe sokmaktır." Bilim böylece
insana yararlı olabilir. Bu yarar, kişinin gelişim süreci içinde,
bilimle kurduğu ilişkinin gerekli bir sonucudur. Ancak, burada sözü
geçen "yarar" pragmacılığın ileri sürdüğü anlamda değildir.
Sanat bir yaratı alanıdır, dolayısıyla gelişimle, ilerlemekle
bağlantılıdır. Bergson sanatın insan için yararlı olması gerektiğini
ileri sürmüş, "yarar gözetmeyen sanat, yarar gözetmeyen düşünce
gibi bir süstakısıdır." demiştir. Ona göre sanat bir buluştur,
yenilik getiren, gelişime katkısı olan bir nesneyi ortaya koyuştur.
Ancak burada sözü geçen "buluş" bilgi verilerine dayanan, bilinen
nesnelerden yola çıkan bir eylem anlamındadır. Bergson, en yeni
buluşların bile bilinen nesneleri bir düzene koymak olduğu görüşünü
savunmuştur. Bilinen nesneler, bilincin akışı içinde olan, yaşam
atılımıyla bağlantısı bulunan, sürekli bir gelişim akışında yer alan
varlıklardır, birtakım gelişigüzel türetmeler değildir.
Bergson ve Metafizik
Bergson'un felsefesinde metafizik önemli bir yer tutar, ancak onun "eski
felsefe" dediği düşünce dizgesinin anladığı metafiziğe karşıt bir görüşü
benimsemiştir. Felsefenin konusu yaşamın bütünüdür, insanı çevreleyen
sınırsız evrendir. Bu evreni kavramak da sezginin başarısıdır. Sezgi
yaşamın ve bütün gerçekliğin bir "oluş" olduğunu kavrar.
Gerçekte nesneler değil, eylemler vardır, eylemler bir "oluş" niteliği
taşıdığından "varlık oluştur." Oluşun kapsamı varlık kavramınınkinden
çok daha geniştir. Bilimin açıkladığı varlık alanı özdekle
bağlantılıdır, oysa özdeğin kendisi bile bir devinim ve atılımdır.
Devinim iki türlüdür. Biri yaşam atılımının kapsamına giren "yükselen
devinim", öteki özdek alanında ortaya çıkan "alçalan devinim".
Bu iki devinim türü varlığın temelini oluşturur. Özdek dağılan, bölünen
yaratıcı bir davranış niteliği taşır, buna karşın yaşam uzamla
bağlantılı olmayan, daha çok ruhbilim alanına giren bir atılımdır.
Özdek-yaşam karşıtlığından doğan olayın benzerini bilinç alanında görme
olanağı vardır. Bu alanda temel karşıtlık sezgi ile anlak arasında
ortaya çıkar.
Sezgiyle yaşam eş doğrultuludur, anlak karşıt yönlüdür. Anlağın bir
varlık olarak özdeğe göre düzenlenmesi bundandır. Eski felsefe bu
gerçeği görememiş, yalnız anlak ve onun kapsamı içine giren kavramlarla
yetinmiştir. Sorunlara sağlıklı bir çözüm bularak başarıya
ulaşamayışının nedeni budur.
< Felsefe
Akımları Dizinine Geri Git
< Henry
Bergson
Dizinine Geri Git
< Rasyonalizm
Dizinine Geri Git
< Filozoflar
Dizinine Geri Git
> Bu sayfaya ilişkin etiketler:
Henry Bergson
kimdir, Henry Bergson felsefesi,
Henry Bergson düşüncesi,
Henry Bergson felsefesi nedir,
Henry Bergson düşüncesi nedir,
Henry Bergson eserleri nelerdir,
Henry Bergson ve felsefe,
felsefede
Henry Bergson,
Henry Bergson felsefesi,
Henry Bergson ve bilim,
Henry Bergson ve özgürlük,
Henry Bergson ve metafizik,
Henry Bergson'un bilim anlayışı,
Henry Bergson'un özgürlük anlayışı,
Henry Bergson'un sanat anlayışı,
Henry Bergson'un metafizik
anlayışı nedir |
|