|
Henry (Henri) Bergson
Kimdir? (1859-1941)
Fransız filozof. Sezgiciliğin kurucusudur. İnsan yaşamının başlangıçta
yönlendirici bir atılımla sürekli gelişme süreci içinde olduğu görüşünü
savunmuştur. Paris'te doğdu, gene orada Öldü. Yahudi kökenli Polonyalı
bir baba ile İrlandalı bir annenin oğludur. Dokuz yaşına dek Londra'da
kaldıktan sonra Paris'e döndü. Ortaöğrenimini Condorcet Lisesi'nde,
sonra 1878'de Ecole Normale Superieure'de, yükseköğrenimini Yüksek
Öğretmen Okulu'nda gördü. Öğrenimini bitirince 1881'de felsefe öğretmeni
olarak görevlendirildi. Önce Angere, daha sonra Clermont liselerinde
felsefe okuttu. 1889'da "L'Essai Sur Les Donnees Immediates de la
Consdence" adlı yapıtıyla Sorbonne Üniversitesinde felsefe
doktoru sanını kazandı.
Oldukça başarılı bir çalışma sayılan bu yapıtından sonra Rollin
Koleji'nde felsefe öğretmenliğine, daha sonra Dördüncü Henry Lisesi'ne
atandı. Öğretmenlik görevini sürdürürken, bir yandan da felsefe
çalışmalarını hızlandırdı. 1896'da Matiere et Memoirc adlı yapıtını
yayımladı. Bir süre Yüksek Öğretmen Okulu'nda "konferansçı" olarak
çalıştı (1898-1900). Sonra College de France'a felsefe profesörü olarak
atandı. 1900de Le Rie adını verdiği yapıtı yayımlandı. Bir süre sustu.
1907'de en büyük yapıtı sayılan ve kendisine büyük ün sağlayan "Devolution
Creatrice"i yayımladı. Fransa dışında da ününün yayılmasına yol
açan bu yapıtın yayımından sonra uzun bir süre gene sustu. 1924'te
Akademi üyeliğine seçildi. 1928'de Nobel Ödülü'nü aldı. 1932'de
"Leş deux Sources de la Morale et de la Religion" yayımlandı.
Yapıtlarında deneycilik, usçuluk ve görecilik akımlarına karşı
eleştiriye dayalı savlar ileri sürdü.
Bergson bu çalışmalarının yanı sıra değişik felsefe dergilerinde
araştırmalar, incelemeler yayımladı. Einstein'ın zamanla ilgili kuramı
konusunda, kendi görüşlerini, özellikle "süre" sorununu içeren bir
çalışma yaptı. Bu çalışmasında, Einstein'ın "zaman" kavramı ile
kendisinin "süre" kavramının bağlantılı olduğu görüşünü savundu.
Bergson felsefeye kendinden önce gelen ve yaşadığı dönemde özellikle pek
yaygın olan Darwincilik, Lamarckçılık ve Entelektüalizm gibi akımları
eleştirmekle girdi. Ona göre yaşamı birtakım değişmelerle, dönüşümlerle
açıklama olanağı yoktur. Bu nedenle Danwin'in, Lamarck'ın gelişim
kuramları insanı anlamaya, açıklamaya yetmez. Onlar gibi, insanı yalnız
özdek ya da tin olarak gören öğretiler de soruna çözüm getirecek güçte
değildir. İnsanı anlamak başka varlıklardan yola çıkmakla değil, onun
özünü, kişiliğini, benliğini kuran öğeleri bulmakla bağlantılıdır.
İnsan, eski felsefenin ileri sürdüğü gibi, yalnız gövdenin birliğinin
kurduğu bir bütün değildir, onun bugüne değin işlenmemiş öğeleri,
üzerinde durulmamış yönleri vardır. Bu alanların sınırları içine
girebilmek için bütün önyargılardan sıyrılmak, yeni bir yöntemle işe
koyulmak gerekir.
Ayrıca Lütfen Bakınız:
Henry Bergson'un Felsefesi
Henry Bergson Felsefesinde Sezginin Önemi
Henry Bergson Felsefesinde Özgürlük, Bilim ve Metafizik
Henry Bergson'un Felsefesinde Ahlak (Etik) ve Din
|