|
Friedrich Wilhelm
Nietzsche ve Decadence Kavramı
Decadence, Fransızca bir kelimedir. Latince kökenli olup "decadere"
den gelmektedir. Nietzsche, eserlerinde bu kelimeyi özellikle Almancaya
çevirmeden kullanmıştır. Çünkü Almancada tam olarak karşılığı
bulunmamaktadır.
Nietzsche'nin Türkçeye çevrilmiş kitaplarında da bu kavram kullanılır.
Her ne kadar yukarıda belirttiğim şekilde çeviri yapılabilinse de bu
kelimenin aslında Türkçe olarak anlamını karşıladığı bir kelime
mevcuttur değildir.
Bu kavram, Nietzsche felsefesinde nihilizmin bir sonucu olarak ortaya
çıkar; çünkü nihilistik yaşam tarzı, sonuç olarak yabancılaşmaya sebep
olur. Gerçek dünyayı yadsıyan, öte dünyayı (cennet-cehennem)
yüceleştiren her din veya fikri akım, nihilistik bir yapı gösterir ve
sonuç olarak insanı gerek kültürel gerek ruhsal gerek biyolojik olarak
bir yabancılaşmaya iter.
Nietzsche, felsefesinin başlangıcı nihilizme karşı açtığı savaşla
belirler. Güç istenci adlı yapıtına şöyle başlar: "Nihilizm kapıya
dayandı. Bütün konukların bu en tekinsizi nereden geldi?"
Bu başlangıçtan sonra nihilizmi, yine aynı yapıtta şöyle tanımlar:
"Nihilizm. İki anlamlıdır. A] Nihilizmin ruhun yükseltilmiş olan
kudretinin işareti olarak. Etkin nihilizm. B] Nihilizm çöküş olarak,
ruhun kudretinin azalması olarak. Edilgen nihilizm."
Bu kısımda tanımladığı ile yorum yaparsak, Nietzsche'nin edilgen
nihilizme karşı cephe aldığını, etkin nihilizmin ise ruhun özgürleşmesi
adına zorunlu bir süreç olduğunu düşünmek hiçte yanlış olmayacaktır.
Nietzsche, felsefi yapıtlarında belirli insan türleri üzerinde durur.
Bunlar "sürü", "özgür insan" ve "üst-insan"dır. Bu insan profillerinden
üst-insan kavramına daha önce değinmiştik. Lakin Nietzsche'nin insan
profillerini daha sonra başka bir başlıkta detaylı olarak incelemek
yerinde olacaktır. Şimdilik kısaca değinmek istiyorum.
Sürü insanı, nihilistik yapı gösteren bir yaşam tarzı ile
yaşar.Umudunu öte dünyaya göçürmüş, gerçek hayatı yadsımış, din
adamlarının ve devlet yöneticilerin güdümünde bir hayatları vardır.
Çoğunluktadırlar ve sürü psikolojisi ile hareket ederler. Aykırıya,
asiye düşmandırlar. Gelenekleri ve kendi malum hayata bakış açıları
dışında hiçbir görüşü kabullenmezler ve cezalandırmak isterler. Kendi
düşünceleri ve yorumları yoktur. Başlarındaki çobanları ne derse kabul
ederler ve uygularlar.
Özgür insan, yaşadığı toplumun geleneklerinden sıyrılmış,
kendince düşünebilen, ama hala kendini bulamamış insan tipidir. Sürünün
egemenliği altında yaşasa da sessiz başkaldırışları sebebiyle sürüden
ayrılmıştır. Fakat sürüden ayrılabilmenin çetin zorlu yolları vardır.
Zira insan, bu yollarda kendini kaybedebilir ve tuzaklara düşebilir.
Sürüden ayrılan insanın ilk dönemleri "edilgen nihilistik" bir yapı
gösterir. İnsan, bu dönemde araştırmaz ama sadece sorgular, düşünür.
Toplumunun çarpık düşüncelerini yanlış bulur lakin içine düştüğü büyük
çelişki, onu hayatı yadsımaya zorlar. Eylemsizdir çünkü, çelişkiler
yumağı, beyninin her bir yanını sarmalamıştır. Fakat bu çetin yolları
aşarsa, etkin nihilistik bir özellik kazanır. Artık, Nietzsche'nin
deyimiyle "aslanın besinine duyduğu istek kadar" güçlü bir şekilde
araştırmaya koyulur. Doğrular üretmeye çalışır. Artık Tanrı'sını
öldürmüştür ve Tanrılaşabilme isteği içindedir. Tutkuyla ve çeşitli
acılar içinde gerçeğini aramaya koyulur.
Üstinsan ise artık tamamen özgürleşmiş, kendinden yuvarlanan bir
tekerlektir. Nietzsche'nin deyimiyle "yıldızları kendi etrafında
döndürmek" istercesine hayatla oynar. Ona hükmeder. Çocuksu bir
masumiyetle hayatla dans etmesini bilir ve gerçeğini bulmuştur.
Nietzsche'nin "Zerdüşt" adlı eserinin, "üç değişme üstüne" adlı
bölümünde bahsini ettiği üç kavram vardır. Bunlar deve, aslan ve
çocuktur. Bu bölümde devenin aslan, aslanın ise nasıl çocuğa dönüştüğünü
anlatır. Bölümde bahsi geçen deve, sürüden henüz ayrılmış ve edilgen
nihilistik bir yapı gösteren insan profilini simgeler. Aslan ise
Tanrı'sıyla yüzleşip onu öldürmüş, gerçeği iştahla arayan insan
profilini yansıtır. Çocukla kastedilen ise Üst-İnsandır.
Konuyu özetlemek gerekirse tüm bu değişim süreçlerinin temelinde
yozlaşma-decadence yatar. Nihilizmin sebep olduğu bu yabancılaşma,
insanı zorlu yollardan geçirerek özgürleşmesini sağlar. Sürünün
hakimiyetinde erimiş olanlar ise artık sürüleşmiş ve yabancılaşmıştır.
KAYNAK
http://zerdustoloji.blogcu.com/2601968/ Mehmet Berk
|