|
Friedrich Wilhelm
Nietzsche ve Sonsuz Dönüş (Bengi Dönüş) Kavramı
Nietzsche'nin bengi dönüş ve üstinsan görüşleri birbirinin
tamamlayıcısı durumundadır. Nietzsche ebedi dönüş görüşü ile insanın
dünyaya tekrar tekrar geleceğini savunur. Nietzsche'ye göre; "insan tüm
yaşamı durmadan döndürülen bir kum saatidir". Sonsuz dönüşteki tehlike,
insanın üstinsan olmak için üstesinden geldiği bütün sorunların yeniden
ortaya çıkmaları ve yeniden üstesinden gelme zorunluluğudur. Üstinsana
ulaşmada insanın önündeki en büyük engeli Tanrı olarak görmektedir.
Nietzsche'nin felsefesinde en ölümcül noktalardan biri "sonsuz
dönüş" veya "ebedi yineleme" dediği öğretidir. Bu kavram, Nietzsche'yi
hayatın sonsuz bir istekle "evet"leme, onaylama sonucuna ulaştıran bir
öğretidir.
Hayatın tekrar kere, sonsuza kez yinelenmesi durumu, üst-insanın oluşa
verdiği ad, bir isimdir. Yazgıdan farklı ve çok çok daha güçlü bir
olumlama şekli olan sonsuz dönüş, yani ebedi yineleme, uzayda maddenin
sonlu olması ve zamanın sonsuza dek devam eden bir süreç olmasından
dolayı her anın, her yaşamın, sonsuza dek tekrar tekrar yaşanmasıdır.
Nietzsche, sonsuz dönüş öğretisi için şöyle der: "En yüce gücü
sağlamaya yönelik böylesine gelip geçici bir düşünce örneği: Yazgıcılık,
onun da en uç şekli: Sonsuz dönüş!"
Yazgıcılığın uç şekli olarak tanımladığı bu fikir, yaratıcılığa ek bir
hareket verir. Hayatı, her türlü duygu duruma ve sertliğe karşın
olumlama, üstinsana giden yolda bir rehber, üstinsan için ise bir
düsturdur.
Doğanın yaratıcı enerjisini üstünde toplayan insan, yaratıcılıkla, yani
sanatla yeşerdiğinden dolayı, felsefe ve sanatın birbirinden ayrılmaması
gerektiğini düşünen Nietzsche, en büyük yaratıcının özümsemesi gerektiği
ilk şartını sonsuz dönüş olarak ortaya koyar.
Sonsuz dönüş, Nietzsche'nin eserlerinde sıkça belirttiği tanımıyla bir "Dionysos"
haldir. Yani, trajik-üstinsanın bir vecd hali. Bir bakıma, var oluş
zincirinin en yüksek seviyede ve topyekün onaylama halidir.
Dionysos, bir yunan tanrısıdır. Adı, antik yunan mitolojisinde şarap ve
eğlence tanrısı olarak geçer. İnsanlığın şarabı keşfetmesiyle
yaratıcılık duygusunun artması durumu sebebiyle, insan yaratıcılığına
büyük değer atfeder.
Bu tanrı, Nietzsche gerçek anlamını bulur ve sanatın iki koruyucu ve
yaratıcısı haline gelir ki öteki Apollo'dur. Dionysos; taşkınlığın,
yaratıcılığın, uyumun, müziğin ve şarhoşluğun tanrısı; Apollo ise
ölçünün, dengenin, biçimin ve ışığın tanrısıdır.
Apollo-Dionysos çatışma ve uzlaşmasının iç içe ve ayrılamaz şeklini,
sonsuz dönüşte barındırır. Sonsuz dönüş, Nietzsche'nin "Zerdüşt" adlı
eserinde, "üç değişme üstüne" de tanımladığı "çocuk"un ayrılamaz bir
ilkesidir.
Her türlü acının, ızdırabın, kederin, hüznün ve buna ters olarak,
çoşkunluğun, mutluluğun, sevincin iç içe ve ayrılmaz bir bütünlük
oluşturduğu Dionysosvari durum, Irvin Yalom'un ünlü eseri "Nietzsche
Ağladığında" adlı romanda da işlenmiş ve büyük ilgi toplamıştır.
Kurgusal bir diyalogda , gerçeğe yakın olarak şöyle demişti Nietzsche
Dr. Bruer'e: "Düşünün ki var oluşun ebedi kum saati defalarca
tersine, bir daha tersine çevrilip duruyor. Her seferinde siz de ben de
içindeki her zerrede sürekli tersine çevriliyoruz. Zaman ezeli; zaman
sonsuza dek uzanıyorsa, olabilecek her şey zaten daha önce olmuş
değilmidir? Şu anda geçen her şey daha önce de aynı şekilde geçmiş değil
midir? Zamanın hep var olduğunu, sonsuza dek geriye uzandığını düşünün.
Böyle sonsuz bir zamanda, dünyayı oluşturan bütün olayların yeniden bir
araya gelişleri, sonsuz kereler kendilerini yinelemeleri demek olmuyor
mu?"
Irvin Yalom'un kurguladığı ve gerçek karakter ve mekan içeren bu ünlü
diyalog, Nietzsche'nin benzersiz öğretisi olan ebedi yinelemeyi tanımlar
gibidir.
KAYNAK
http://zerdustoloji.blogcu.com/2601968/ Mehmet Berk
|