Sokratik Yöntem ve Akıl Yürütme, Sokratik Yöntem Nedir?

Tümevarımsal Akıl Yürütme ve Sokratik Metot

Aristoteles'e göre, Sokrates'in felsefe kariyerine bakıldığında, sağladığı en büyük katkılar tanımlarla ilgili araştırmaları ve tümevarımsal akıl yürütmedir.



Aristoteles (ki daha sonra Aquinalı Aziz Thomas tarafından "bilenlerin üstadı" diye övgü almıştır) Sokrates konusunda kesinlikle haklıdır. Sokrates adalet ve erdem, sevgi ve dindarlık gibi kavramların tanımlarını çıkarmaya çalışmıştır. İnsanın bu kavramları tanımlayamadığı sürece sevgi ve erdemin ne olduğunu bilmeyeceğine inanmıştır. "Bu cömertçe amel erdemlidir," gibi belirli ve ayrıntılı ifadelerden yola çıkıp, -Tüm cömertçe ameller erdemlidir," gibi daha önemli genellemelere gitmeyi umarak tümevarımsal akıl yürütmeyi kullanmıştır.

Tümevarımsal Akıl Yürütme

Sokrates'e göre, felsefi kavramların tanımlanması, gerekli nesnel temeli oluşturur. Çünkü etik bir kavramın tanımı olmadan, etik yargılarda bulunulacak bir da-yanak da yoktur. Platon'un ilk diyaloglarından biri olan Euthyphro'da, Sokrates'in dindarlık için bir tanıma ulaşmak amacıyla Euthyphro'yu çapraz sorguya alması anlatılarak buna mükemmel bir örnek sunulmuştur. Önde gelen bir din adamı olan Euthyphro, kendi öz babasına, hizmetkârlarından birinin öldürülmesi olayına karıştığı için dinsizlik suçlamasıyla dava açmaya hazırlanmaktadır.



Sokrates, kendisi de binleri tarafından "dinsizlikle" itham edildiği için bu tanımla yakinen ilgilenmektedir. Her iki olayda da dinsizlikle yargılanıp suçlu bulunmak idam cezası gerektiren bir durumdur. Sokrates, Euthyphro'dan dindarlığın ne olduğunu öğrenmeye ve bu bilgiyi mahkemede kendi savunmasında kullanmaya karar verir. Sokrates her zamanki bilmez, cahil tavrını takınıp Euthyphro'dan dindar ya da kutsal olmanın ne anlama geldiğini açıklamasını rica eder. Euthyphro ilk önce Sokrates'e dindarlığı, tıpkı babasıyla olan durumundaki gibi, "kötülük yapan kişi hakkında yasal takibatta bulunmak" şeklinde tanımlayarak yanıt verir. Dinsizlikse onu dava etmemek olacaktır. Sokrates buna şöyle cevap verir, "Ben senden var olan sayısız dindar amelden bir ya da iki tanesini söylemeni istemedim; ben tüm dindar amelleri dindar yapan şeyin, yani dindarlık mefhumunun ne olduğunu bilmek istiyorum." Diğer bir deyişle, Sokrates şunu söylemektedir: "Bana dindarlık örneği verme; ben bir tanım istiyorum." Euthyphro ikinci bir tanımlama yapmaya çalışır. Bu sefer şöyle der: "Tanrıları memnun eden şey dindarlıktır." Fakat Sokrates buna cevaben Yunan halkının bütün tanrılarının doğruyla yanlış, iyiyle kötü konusunda genellikle birbiriyle münakaşa halinde olduğunu söyler. Sonuç olarak, aynı davranış biçimi bir tanrı için memnun ediciyken diğerleri için öyle değildir. Böyleyken, Euthyphro'nun kendi tanımı kendisiyle çelişir bir hal almıştır. İki tanımlama teşebbüsünden sonra, Euthyphro'nun terimin anlamını bilmediği artık aşikârdır. Oysa kendi babasını dinsizlikle suçlamadan önce, dindarlığın veya dinsizliğin ne olduğunu bilmesi gerekmez midir? Euthyphro bir önceki tanımını değiştirerek bu kez şöyle söyler, "Dindarlık bütün tanrıların sevdiği şeylerdir, dinsizlikse hepsinin nefret ettiği şeylerdir." ilkinden daha genel olan bu tanımlama, "tüm" tanrıların beğendiği ve beğenmediği dediği için gelişme kaydetmiştir. Fakat Sokrates şöyle sorar, "Tanrılar bir davranışı dindarlık olduğu için mi sever, yoksa o davranış tanrılar onu sevdiği için mi dindarlıktır?" ikinci seçenek doğru olamaz, çünkü bu bir davranışın dindarca olmasını sağlayan ya da buna sebep olan şeyin Tanrı'nın onu sevmesidir demek olurdu. Bu da Tanrı cinayeti sevse, cinayet dindarlık olur anlamına gelirdi. O zaman demek ki şöyle olmalıydı, Tanrı bir davranışı o davranış dindarca olduğu için seviyor ve onaylıyordur.

Ancak Euthyphro bu ifade şeklini benimsese bile, olsa olsa dindarlığa bir atıfta bulunmuş olacaktı, dindarlığın tanımını vermiş değil. Burada bizim ihtiyacımız olansa dindarlığın "özetidir".

Sokrates tekrar sorar. Fakat Euthyphro'dan bu kez şöyle bir yanıt gelir: "Bir başka sefere, o zaman, Sokrates, çok acelem var, hatta şu dakika içinde gitmeliyim." Euthyphro, Sokrates'in titiz çapraz sorgusuyla sınanmaya daha fazla dayanamaz. Diyalog dindarlığın tanımı yapılmaksızın sona erer. Ama Sokrates diyalektik metodunu ve etikte tanımın önemini göstermeyi başarmıştır. Tanım arayışının altında, eğer bir kavramı tanımlayamıyorsan onu kullanmamalısın fikri yatmaktadır. Konu tanımlara gelince, Sokrates'i ilgilendiren tek şey genel bir tariftir.



Sokratik Metot

Diğer diyaloglar gibi Euthyphro da, Sokrates'in felsefeye sağladığı kalıcı katkılardan birinin maharet gerektiren bu çapraz-sorgulama metodu olduğunu gözler önüne sermektedir. Günümüzde "Sokratik Metot" olarak bilinen şey, Sokrates'in bilgiyi edinme biçimidir. Metot, insanın inançlarını ve o inançların geçerliliğini sınamaya zorlanması üzerine kurulmuştur. Hatta Sokrates bir keresinde şöyle demiştir, "Biliyorum bana inanmayacaksınız, ama İnsan Mükemmelliğinin en yüksek biçimi kendini ve başkalarını sorgulamaktır." Euthyphro şüphe ve ironiyle son bulur. Şayet Euthyphro babasını mahkemeye vermekle dindar bir fiilde bulunduğundan o kadar eminse, o zaman neden daha dindarlığın ne olduğunu bile tarif edememektedir?

Diyalog aynı zamanda Sokrates'in yurttaşlar üzerinde yarattığı etkiye dair bir şeyi de göstermektedir. Mantıksal sorularıyla sürekli insanların sinirlerini bozan Sokrates zaman zaman baş belası olarak görülebilmektedir. Euthyphro çapraz sorgulamayı iyi bir ruh haliyle karşılamıştır, ama bu herkes için geçerli değildir. Sokrates tüm idollerin, doğru bilinenlerin ve tapınacakların katilidir. Doğruluk ve gerçeklik arayışı, tıpkı tırpanın istenmeyen otları temizlemesi gibi yanlış ve sahte fikirleri silip süpürdükçe, kimi zaman erbap sayılan bilgili kişilerin dahi başlangıçtaki konumlarından eser kalmamıştır. Bütün fikirler eleştirel sınamanın testinden geçebilmelidir.

Hazırlayan: Sosyolog Ömer YILDIRIM
Kaynak: Ömer YILDIRIM'ın Kişisel Ders Notları. Atatürk Üniversitesi Sosyoloji Bölümü 1. Sınıf "Felsefeye Giriş" ve 2., 3., 4. Sınıf "Felsefe Tarihi" Dersleri Ders Notları (Ömer YILDIRIM); Açık Öğretim Felsefe Ders Kitabı; "Her Yönüyle Felsefeyi Anlamak", Kenneth Shouler