ANA SAYFA - FELSEFEYE GİRİŞ - FELSEFE TARİHİ - FELSEFE AKIMLARI - FİLOZOFLAR - FELSEFE SÖZLÜĞÜ - OKUMA ODASI - SOSYOLOJİ - PSİKOLOJİ - MANTIK - İLETİŞİM
 

Platon'un Bilgi Anlayışı

Platoncu düzende ruhun bir başka önemli işlevi daha vardır ki bu işlev varlık sorununu bilgi sorununa bağlar. Şöyle ki Platon, ruhumuzda doğuştan bilgilerin bulunduğunu ve bu bilgilerin dış dünyadan elde edilmiş olamayacaklarını çünkü dış dünyanın böyle bir içeriğe sahip olmadığını savunur. Değişken yapıdaki duyulur dünya, hiçbir değişmez özlük taşımaz ve bize her seferinde çoklu görünümler sunar ama bizler dış dünyadaki değişime ve çokluğa rağmen, şeyleri değişmez özlükler olarak bir teklik temelinde algılarız. Örneğin yeryüzünde birçok farklı ağaç olmasına rağmen, aklımız bize tüm bu ağaçların tek bir ortak öz (ousia) taşıdıklarını, hepsine birden ağaç dememizin sebebinin bu ortak öz olduğunu, bu özün ağaçtan ağaca ve zaman içinde değişmediğini söyler. Yukarıda da ifade edildiği gibi bu öz idealardan başka bir şey değildir. Görünür/duyulur evrende hiçbir şey kararı nda kalmayıp değiştiğine göre bizdeki bu değişmez öz ya da idea düşüncesi nereden gelmektedir? Ruhun bu tür bir içeriği elde edebilmesi için, bu dünyadan önce de bir yaşamı olması ve ideanın bilgisini orada edinmiş olması gerekir. Hâl böyle olunca öğrenme denen şey, ruhta zaten mevcut bulunan bir içeriğin açığa çıkarılmasından, anımsanmasından başka bir şey değildir. Bu kabul, bizi Platon’un bilgi anlayışının en temel yargısına vardırır; “Bilgi anımsamadır (anamnesis)”

Platon’un bilgi anlayışı, zaten önceden edinilmiş olan ve ruhta saklı bulunan bilgilerin açığa çıkarılması, anımsanması esasına dayanır.

Platon bu önemli kuramı açık biçimde ilk kez Menon diyalogunda işlemiştir. Diyalog, Sokratik dönem eserler gibi tipik bir tanım tartışmasıyla başlar. Erdemin herhangi bir alt türü değil, bizzat kendisi araştırılmaktadır. Tartışma, başından itibaren erdemin öğretilip öğretilemeyeceğini belirlemek sorunuyla paralel ilerler. Eğer erdem öğretilebilirse bir bilgi olmalıdır. Bu da konuşmayı “Erdem nedir?” sorusundan “Bilgi nedir?” sorusuna yöneltir. Sofistlere göre değil erdemi, hiçbir şeyi öğretmek ya da öğrenmek mümkün değildir. Çünkü insan, bildiği bir şeyi araştırmaz. Bilmediği bir şeyi ise neyi araştıracağını bilemeyeceği için araştıramaz. Bu durumda tek çıkış yolu, insanın ancak kısmen bilip kısmen bilmediği, yani bilip de bildiğini bilmediği, bildiğinin farkında olmadığı şeyi öğrenmesinin mümkün olduğunu kabul etmektir (Arslan, 2008: 305). Böylece Platon, Menon’daki o meşhur tanımı verir; “Bilgi, zaten önceden bilinen bir şeyin anımsanmasıdır”. Öğrenmenin ve bilmenin mümkün olduğu da bir anlamda kanıtlanmış olmaktadır. Çünkü insan, Sofistlerin iddia ettiği gibi hiç bilmediği bir şeyi değil, zaten önceden bildiği bir şeyi araştırmaktadır.

Platon’un bilgi bahsini ele aldığı bir diğer önemli diyalog olan Theaetetos’ta bilginin, algı ya da duyum olmadığı çünkü algının ve duyumun kişiden kişiye değiştiği iddia edilir. Bilgi, şeyler hakkında edinilmiş doğru kanaatlerin de ötesindedir. Bu kanaatlerimiz doğru kanıtlara dayandırılmış olsalar bile, bu durum, kesin bilgi (episteme) için yeterli bir temel sağlamaz. Çünkü bütün bu durumlarda duyulur şeyler temelinde kalınmaktadır. ‹nsan, bilgisini duyulur olanın ötesine, idealara dayandırmadığı sürece kesin bir bilgi elde etmiş olmaz. Demek ki kesin bilgi (episteme) ideanın bilgisidir ve bu da insanın zaten doğumundan önce edinmiş olduğu ama anımsamaya muhtaç bulunduğu bilgidir. Peki insan bu bilgiyi nasıl anımsayacaktır?

Ne duyu, ne algı, ne doğru sanı ya da kanaat, ne de kanıtlanmış doğru sanı kesin bilgi için yeterli zemini sağlar. Kesin bilgi ancak idealara erişilerek mümkündür.

Lütfen Bunları da Okuyunuz:
 
- Diyalektik yöntem nedir? - Mağara alegorisi (benzetmesi) nedir?
- Bölünmüş çizgi benzetmesi nedir?  

Hazırlayan: Sosyolog Ömer YILDIRIM
Kaynak: Ömer YILDIRIM'ın Kişisel Ders Notları. Atatürk Üniversitesi Sosyoloji Bölümü 1. Sınıf "Felsefeye Giriş" ve 2., 3., 4. Sınıf "Felsefe Tarihi" Dersleri Ders Notları (Ömer YILDIRIM); Açık Öğretim Felsefe Ders Kitabı



Ana Sayfa | Felsefeye Giriş | Felsefe Dersleri | Felsefe Akımları | Filozoflar | Felsefe Tarihi | Felsefe Sözlüğü | Yeni Felsefe Sözlüğü | Sosyoloji | Psikoloji | Antropoloji | Mantık | Arkeoloji | Okuma Odası | Felsefe Grubu Öğretmenleri İçin Gerekli Belgeler | Ekonomi | İletişim

felsefe | fizik | coğrafya | tarih | Osmanlı Devleti


Düşünce PLATFORMU
  2005'ten beri, felsefe.gen.tr
  Bu web sitesi, Sosyolog Ömer YILDIRIM tarafından derlenmiş ve hazırlanmıştır.
 
Felsefe.gen.tr, felsefeyi tehlikeli hale getirmeyi amaçlamaktadır. (Bakınız: Nietzsche)