Eğitimde Ahlaki İkilem Tartışmaları

Ahlaki ikilem tartışmalarının amacı, tartışmalar yoluyla öğrencilerin, ahlaki tercihlerin yapıldığı nedenler hiyerarşisini fark etmelerini ve buna uygun olarak, kendi rasyonel muhakemelerini geliştirmelerini sağlamaktır.



Kohlberg’in ahlak eğitim pratiğinin ilk pilot projesini Moshe Blatt yürütmüştür. Blatt’ın çalışması bilişsel-gelişimsel perspektife dayanan bir ahlak eğitimi programını inşa etmede bir ilktir. Blatt, Şikago ve Boston’da ortaokul öğrencileri üzerinde, yılın yaklaşık üçte birinde birkaç kez uygulamak suretiyle bu programı yürütmüştür. Uygulamada, sınıf, öğretmen tarafından 9-13 kişilik küçük gruplara bölünmüş, ahlak ikilemleri öğretmen tarafından sesli bir şekilde sınıfa sunulmuş ve ardından ikilem üzerine sınıf tartışması yapılmıştır. Bir sömestr dönemi sonrası Blatt, öğrencilerin ahlaki basamaklarında önemli bir değişiklik olduğu, fakat kontrol grubunda hiçbir değişikliğin olmadığı sonucuna ulaşmıştır. Blatt’ın bulgularından hareketle, ahlak eğitim uygulaması, daha sonra Kohlberg ve arkadaşlarının çalışmalarında daha da sistematize edilerek genişletilmiştir.



Farklı basamaktan öğrencilerin bulunduğu sınıf ortamı, birden çok düşünme seviyesini geliştirmede en avantajlı sınıf ortamıdır. Çünkü ahlak gelişim seviyelerinin heterojen olduğu bir sınıfta; karşıt fikirler ve dolayısıyla tartışmaya yönelik ilgi de daha canlıdır. Dolayısıyla böyle bir sınıf ortamında, neredeyse her öğrenci, bulunduğu basamağın bir basamak üzerine ilerleme imkanı elde eder. Öğretmen, bunu sağlamak için +1 modelini izlemelidir. Bu modele göre, öğretmenin açıklamalarının seviyesi, öğrencilerinkinden bir düzey daha ileri olmalı ve böylelikle öğrencilerin bir üst basamağa ilerlemeleri sağlanmalıdır. Bu yöntemde öncelikle çocuğun, iyinin bilgisine ilişkin içinde bulunduğu durumdan memnun olmaması/tatmin olmaması sağlanır. Bunu sağlamanın ilk yolu, öğrenciyi kendi prensipleriyle çözümleyemeceği ahlaki zıtlık durumuna düşürmek; ikinci olarak da, bu durumu akranlarıyla tartışacağı ve anlaşmazlığa düşecekleri bir ortam sağlamaktır. Bunun için öğretmen, normal sınıf materyallerini kullanabilir ya da hipotetik ahlak ikilemlerini sistematik şekilde sunabilir. Platon’a ait olan bu görüşe göre, eğer çocukta bilişsel bir zıtlık uyandırılır ve sonraki adıma giden yolu açılırsa, çocuk kendi seviyesinden daha üstteki akranların sorgulamasıyla karşılaştığında ilk önce düşündüğü biçimin eksik ve yetersiz olduğunu anlayacak, daha yeterli olan anlayış biçimini kavramaya çalışacaktır. Öyleyse ahlak eğitimindeki temel çaba, öğrencilerin, kendi seviyelerinden en az bir seviye daha üste yükselmelerini sağlamaktır. Mesela 2. basamaktaki bir öğrenciyi, 3. basamaktaki öğrenciyle tartıştırmak ve böylece bu öğrencinin anlayış seviyesini yükseltmeye çalışmak amaçlanır. Öğretmen de bu durumda 3. basamak tartışmasına ağırlık vererek bu düzeyin anlayışını netleştirir, daha sonra yeni bir ikilemle 3. basamak anlayışını geride bırakıp, 4. basamak tartışmasını ön plana çıkararak öğrencilerin kavrayış seviyesini bu düzeye yükseltmeye çalışır.

Sınıf içindeki ahlaki ikilem tartışmaları, sınırlı bir ders süresinde gerçekleştirildiğinden, öğrencilerin basamak gelişimi yavaş olur. Bunun yanında bir basamakta tespit edilen öğrenciler, çocukluk ve gençlik süresince aynı basamakta kalabilirler. Bu nedenle, bazı eğitimcilere göre ikilem tartışmaları yıldan yıla, belli periyotlarda, kurslarla yapılmalı ve bu sayede öğrencilerin bilişsel kapasitelerinin sınırları geliştirilmelidir.

Hazırlayan: Sosyolog Ömer YILDIRIM
Kaynak: Ömer YILDIRIM'ın Kişisel Ders Notları. Atatürk Üniversitesi Sosyoloji Bölümü 1. Sınıf "Felsefeye Giriş" ve 2., 3., 4. Sınıf "Felsefe Tarihi" Dersleri Ders Notları (Ömer YILDIRIM); Açık Öğretim Felsefe Ders Kitabı; ULUDAĞ ÜNİVERSİTESİ İLAHİYAT FAKÜLTESİ DERGİSİ Cilt: 22, Sayı: 1, 2013 s. 143-164