John Locke'un Doğuştan İdeler Eleştirisi

Deneme’nin 1. kitabında Descartes ve Leibniz’in bilgi kuramlarında önemli yeri olan “doğuştan ideler” kuramı eleştirilir. Locke, bilginin duyu deneyimiyle başladığını savunan biri olarak aklın doğuştan idelerle donatılı olduğu fikrine karşı çıkmıştır. Locke’a göre bu idelerin başında, “a, a’dır” ve “hem a, hem -a olamaz” gibi temel mantık ilkeleri gelir. Locke bu ilkeleri tüm insanların aynı şekilde bilmediğini, örneğin çocukların ve budalaların bunlardan habersiz olduklarını söyler. Demek ki bunlar doğuştan herkeste bulunamazlar.



Bu ilkeleri bilmek için ruhta bir yatkınlık olduğu söylenirse böyle bir yatkınlığın bütün bilgiler için geçerli olduğu söylenebilir: Küçük bir çocuk çelişmezlik ilkesini öğrenmeden önce acıyı tatlıdan, sarıyı maviden ayırt etmeyi öğrenir. Ruhta kuramsal ilkeler olmadığı gibi, bu tarz pratik ilkeler de olamaz. Tüm insanların onayladıkları öne sürülen ahlaksal ilkelere gelince... Genel hukuk ve sözleşmelere uyma ilkeleri genel kabul gören ilkelerdir ama alışkanlıkla bu ilkeleri çiğneyenlerin, onları doğuştan ilkeler olarak kazanmış olduklarına inanmak güçtür. “Verilen söz neden tutulmalı” sorusuna bir Hristiyan “Tanrı böyle buyurmuş” diyecek, Hobbesçular “toplumun böyle istediğini” söyleyecektir (Gökberk, 1998: 296). Bunlar insan ruhunda doğuştan aynı şekilde bulunsaydı böyle farklı şekilde gerekçelendirilirler miydi? Locke’a göre erdemin genel onaylanışı, doğuştanlığından değil yararlılığındandır. Gerek kişilerin gerek toplumların pratik ilkeleri farklı dır ve bunların doğuştan olduğunu gösteren bir belirti yoktur. Sonuçta tüm ahlak ilkeleri temellendirilmeye muhtaçtır. İdeler doğuştan değilse onların oluşturduğu ilkeler de doğuştan olamaz. İnsanlar sadece açlık, sıcaklık ve kimi acı duyumlarıyla birlikte dünyaya gelirler ve bu duyumlar da birer ide değil, yaşam boyu eylemlerimizin yönünü belirleyen temel uyarımlardır. Tanrı idesi de doğuştan değildir. Tüm topluluklarda Tanrı idesinin bulunduğu inancı temelsizdir çünkü bu yönde bir kanı t yoktur. Farklı insanlarda Tanrı idesi farklıdır ve hatta bazı insanlarda hiç bulunmaz. Şu halde tüm bu ide ve ilkelerin hangi kaynaktan geldiğini göstermek gerekir.



Locke’a göre temel mantık kuralları, ahlak yargıları ve Tanrı gibi idelerin zihinde doğuştan bulunduklarına ilişkin hiçbir işaret ya da kanıt yoktur.

Hazırlayan:
Sosyolog Ömer YILDIRIM
Kaynak: Ömer YILDIRIM'ın Kişisel Ders Notları. Atatürk Üniversitesi Sosyoloji Bölümü 1. Sınıf "Felsefeye Giriş" ve 2., 3., 4. Sınıf "Felsefe Tarihi" Dersleri Ders Notları (Ömer YILDIRIM); Açık Öğretim Felsefe Ders Kitabı