Yaparak Öğrenme Nedir?

Şimdi ve yüzyıllar boyu bilgi edinmede en büyük başarının temel bilimlere ait olduğu, Dewey için tartışmamız bir gerçekti bu bilginin iki ayırt edici özelliği Dewey'i çok etkiledi: Diğer alanlardaki bilgimizden daha güvenilirdi ve (edimsel yaşamda daha büyük bir farklılık yaratması anlamında) bizim için daha yararlıydı.



Bir pragmatist olarak her tür bilme edimini öncelikle insani bir etkinlik olarak gördü ve bilimsel bilme biçimini, bilimde bu denli özgül olan şeyin diğer bilme biçimlerine uyarlanabilir olup olmadığını görmek için bu açıdan inceledi ve uyarlanabilir olduğu sonucuna vardı. Ona göre bilim, diğer pek çok soruşturma biçimine uyarlanması yarar sağlayabilecek mantıksal bir yapıya sahip son derece disiplinli, öz eleştirel bir soruşturma biçimiydi. Bizler, her zaman bir güçlükle karşılaştığımız duygusuyla işe başlarız; bize ilk gereken, bu güçlüğü netleştirmek, başak bir deyişle, sorunumuzu formüle etmeye çalışmaktır. Bu süreç zor olabileceği gibi, çeşitli evrelerden oluşabilir.

Bir sonraki evre, söz konusu sorunun olası çözümü üzerine kafa yormaktır. Sonraki evre de, bu çözümü deneyden geçirmektir. Eğer deneyler çözümümüzü yanlışlarsa, yeniden düşünmemiz gerekir; doğrularsa, sorunu çözmek üzere harekete geçebiliriz demektir.



Dewey, bunu, bütün soruşturmaların temelinde yatan istenir bir örüntü olarak görmekteydi. Ona göre (elbette izlenen yollar, kanıt türleri, deney yöntemleri, vs. farklı alanlarda farklı olsa da) bütün alanlarda bilgimizi ve gücümüzü bu yolla artırabilirdik. Burada eleştirinin temel bir rolü olduğundan, Dewey onu kaçınılamaz bir toplumsal etkinlik olarak gördü. Bu, onu kurumlara ve işleyiş biçimlerine büyük bir ilgiyle eğilmeye götürdü. Aynı zamanda da derinden bağlı olduğu ve üzerine bir dolu yazı yazdığı demokrasi düşüncesiyle de iç içe geçmişti. Çocukların eğitiminin, -“yaparak öğrenme” adını verdiği –bu problem çözme yaklaşımına dayanması gerektiğini savundu: çünkü bu yaklaşım, kuramın önemini tam olarak idrak etmekle pratik olmayı birleştirmekte ve çocukları her iki düzeyde de yaratıcı olmaya özendirmekteydi; ayrıca onlara insan etkinliğinin bütün alanlarında genel bir maharet kazandıracaktı. Dewey'in eğitimle ilgili düşünceleri dünya çapında etkili oldu. Eğitim üzerine yazmaya başladığı dönemde, hemen her yerde, eğitim, dik başlı bir çocuğa, kendi iradesi pahasına sert disiplinle dayatılan bir şey olarak düşünülmekteydi. Dewey'in önerdiği eğitim sürecinin başarısında çocuğun doğal enerjisinden yararlanma yönteminin olağanüstü etkileri oldu. Dewey, eğitim kuramı alanında ilk büyük, belki de en iyi modernistlerden biridir.



Hazırlayan: Sosyolog Ömer YILDIRIM
Kaynak: Ömer YILDIRIM'ın Kişisel Ders Notları. Atatürk Üniversitesi Sosyoloji Bölümü 1. Sınıf "Felsefeye Giriş" ve 2., 3., 4. Sınıf "Felsefe Tarihi" Dersleri Ders Notları (Ömer YILDIRIM); Açık Öğretim Felsefe Ders Kitabı