İskenderiyeli Heron Kimdir?

Antik Çağ'da yaşamış Yunan matematikçi ve mühendistir.



Roma zamanında Mısır'ın İskenderiye kentinde yaşamıştır. Antik Çağ'ın en büyük deneycilerinden biri olarak kabul edilen Heron, çalışmalarıyla Helenistik geleneksel bilimin öncüsü olmuştur. Kitaplarının en az 13 tanesinin günümüze ulaştığı biliniyor. Heron buhar gücüyle çalışan Aeolipile adında bir cihazın mucidi olarak tanınır ancak, karada rüzgar enerjisinin en erken örneğini teşkil eden Yel Değirmeni'nin mucididir. Bazı fikirleri "Ctesibius"tan esinlenmiştir.



Heron'un ünlü İskenderiye Kütüphanesi dâhil pek çok yerde çalışmasının olduğu ve buralarda eğitim verdiği neredeyse kesin olarak bilinmektedir çünkü yazdıklarının çoğu matematik, mekanik, fizik ve pnömatik dersleri için ders notları gibi görünür. Bu 20. yüzyıla kadar resmiyet kazanmamış olsa da, Heron'un çalışmaları böyledir. Özellikle onun otomatik cihazlar ve sibernetik çalışmaları ilk resmi araştırması olarak temsil edilir.

Heron'un yaşamına ilişkin bilgiler yok denecek kadar azdır. Yaşadığı zaman dilimi için İ.Ö. 150 ile İ.S. 250 aralığında değişen tarihler verilmiş, daha sonra ise "Dioptra" adlı kitabında betimlenen bir Ay tutulmasına dayanılarak 62 yılında yaşamış olduğu sonucuna varılmıştır. Bilimsel kişiliğine ilişkin tahminler de çelişkilidir. Kimi uzmanlar özellikle Pneumatika (“Pnömatik”) adlı kitabından yola çıkarak yalnızca bir araştırmacı ve teknisyen, kimi uzmanlar ise zamanının en iyi matematikçilerinden biri olduğunu öne sürmüşlerdir. Ancak, Heron'un olduğu sanılan ve günümüze ulaşan on üç kitaptan kaçının gerçekten Heron'a ait olduğunun bugün bile kesin olarak bilinememesi, Heron ile ilgili bilgilerdeki belirsizliği göstermektedir.



Heron'un matematikçi olarak Arkhimedes ve Apollonios ile karşılaştırılması bir anlamda, Yunan matematiğinde İ.Ö. 3.yy'da başlayan çöküşü gözler önüne sermektedir. Özellikle Metrika (“Ölçüm”) adlı yapıtının kanıtladığı gibi zamanının bütün bilgilerine sahip bir matematikçi olan Heron'un yaklaşımındaki uygulamacılık, Yunan matematiğinin kuramsal yetkinleşme eğilimini yitirdiğini belgelemektedir. 1896'da İstanbul'da bir kopyasının bulunmasıyla gün ışığına çıkan Metrika'nın birinci cildi üçgenler, dörtgenler, onikigen'e kadar olan düzgün çokgenler, daire, daire parçaları, elips ve parabolik parçaların alanlarıyla, silindir, koni, küre ve küre parçalarının yüzeylerinin hesaplanmasına ilişkin tekniklere ayrılmıştır.

Antik Çağ'da Roma İmparatorluğu hakimiyetindeki İskenderiye'de yaşayan ve döneminin en önemli bilim adamlarından biri kabul edilen Heron'un en önemli buluşlarından bazıları; otomatik açılan kapı, su otomatı, havayla çalışan org ve buhar motoruydu. Buhar gücüyle çalışan Aeolipile adında bir cihaz da icat eden Heron, karada rüzgar enerjisinden yararlanmanın en erken örneğini teşkil eden yel değirmeninin mucidi olarak gösteriliyor.



Heron'a ait eserlerden Mechanica, Pnömatika ve Metrica olmak üzere sadece üçü günümüze ulaştı. Söz konusu çalışmalarda hava, su ve buhardan yararlanma (pneumatika) yolları, bazı otomatların (automata) ve manivela, makara, vinç, üzüm presi gibi aletlerin (mekhanika) yapımı anlatılıyor. Mechanica; üç kitaptan oluşan ve genel olarak mimarlara veya inşaat işlerine yararlı olmak amacıyla yazıldı. Heron, Mechanica'nın birinci kitabında hareket, statik ve denge konularını işledi. İkinci kitapta, ağır cisimlerin kaldırılmasını sağlayacak mekanizmalar önerdi ve düzlemsel cisimlerin ağırlık merkezlerinin hesaplanmasına yönelik çalışmalar yaptı. Üçüncü kitaptaysa vinç diyebileceğimiz makinelerin işleyişini anlatarak ağır cisimlerin kaldırılmasından sonra nasıl taşınabilecekleri konusunu ele aldı.

Pnömatika'da sıvı basıncıyla ilgili kısmen doğru, yer yer tamamen yanlış teoriler içeren birinci bölümün ardından, oyuncak olmaktan öte bir amaçla kullanılmadıkları tahmin edilen birçok mekanik aletin tasviri yer alıyor. Üç kitaptan oluşan Metrica'nın, birinci bölümü oldukça önemlidir. Bu kitapta Heron, değişik geometrik cisimlerin alanlarının bulunmasıyla ilgili formüller verir. Heron'un bir düzgün çokgenin alanını, kenar uzunluğunun karesinin belli bir sabitle çarpımı olarak göstermesi çabası ve kullandığı karekök algoritmasının bir benzerinin Babilliler tarafından 2000 yıl kadar önceden biliniyor olması, onun Babil etkisinde kalmış olduğunun ve diğer Antik Yunan matematikçilerinden ayrılığını gösteriyor. Babilliler de düzgün bir çokgenin alanını bulmak için aynı fikri kullanmış olmalarına rağmen onların kullandığı katsayılar Heron'unkilerden farklıdır.

Hazırlayan: Sosyolog Ömer YILDIRIM
Kaynak: Ömer YILDIRIM'ın Kişisel Ders Notları. Atatürk Üniversitesi Sosyoloji Bölümü 1. Sınıf "Felsefeye Giriş" ve 2., 3., 4. Sınıf "Felsefe Tarihi" Dersleri Ders Notları (Ömer YILDIRIM); Açık Öğretim Felsefe Ders Kitabı