ANA SAYFA - FELSEFEYE GİRİŞ - FELSEFE TARİHİ - FELSEFE AKIMLARI - FİLOZOFLAR - FELSEFE SÖZLÜĞÜ - OKUMA ODASI - SOSYOLOJİ - PSİKOLOJİ - MANTIK - İLETİŞİM
 

Gottfried Leibniz'de Ruh-Beden İlişkisi Anlayışı

Ruhun bedenle ilişkisi başat bir monadın bir monadlar toplamı ile ilişkisinden başka bir şey değildir. Burada başat monad insan ruhu, monadlar toplamı ise insan bedenidir. Ancak her ikisi de özünde tinsel yapılıdır; insan ruhu yalın tek bir monaddı r. ‹nsan bedeni ise tinsel yapılı monadların bir bileşiğidir. ‹nsan bedeninin maddeselliği salt bir görüngüdür. Bu nedenle bu ikisi penceresi olmayan monadlardan oluştukları için, birbirleriyle hiçbir etkileşimleri olamaz, ancak bunlardaki değişimler arasındaki uyum önceden kurulmuş uyum ilkesi nedeniyledir. Ancak ruh ve bedenin insan denen tözü oluşturduğu ruhun insanda başat monat olduğu düşünülerse, ruhun seçik algıları olduğu sürece bedene etkin olduğu bedeni oluşturan monadların ise bulanık algıları olduğu ölçüde ruh karşısında edilgin olduğu söylenebilir. Bu anlamda ruhun bedene egemen olduğunu ya da onu yönettiğini söylemek yanlış olmaz. Ruh ve beden arasında gerçek anlamda bir etkileşim olmasa da önceden kurulmuş uyuma göre bedeni oluşturan alt monadlardaki değişimler, daha yüksek bir monad olan ruhtaki değişimler göz önünde tutularak ya da onlar adına yer alırlar. ‹nsan ruhu ise yapılacak en iyi şey konusundaki yargısı ile uyumlu olarak davranır. Yargısı, algılarının açık ve seçik olmalarıyla orantılı olarak nesneldir, şu halde algıları seçik olduğu ölçüde yetkin olacaktır. Tanrı monadlar arasındaki uyumu belirlerken algı düzeyi düşük olan monadlardaki değişimleri daha yetkin monadlardaki değişimlere bağımlı kılmıştır. Tersi geçerli değildir. Günlük yaşamda bedenin ruhu etkilediği söylendiği zaman gerçekte olan durum, ruhun açık değil ama bulanık algılarının olduğudur. Ruhun algıları bulanık olduğu sürece etkin olmaktan çok edilgin olduğu ve böylece bedeni yönetmekten çok üzerinde etkide bulunulduğu söylenir ama bu ikisi arasında gerçekte herhangi bir fiziksel etkileşim söz konusu değildir. Burada sonul anlamda söylenebilecek olan şudur: Bir insanın bedenini oluşturan monadlarda oluşan değişimlerin insanın ruhu olan monaddaki değişimlerde a priori nedenlerini buldukları hususudur. Bu şekilde bir insanın ruhu ve bedeni birbiriyle uyumlu olarak değişim göstermektedirler. Görüldüğü gibi, Leibniz, Descartesçı ruh ve beden arasındaki karşılıklı etkileşim kuramına tümüyle uzak düşen bir yaklaşım öne sürmüştür.

Hazırlayan: Sosyolog Ömer YILDIRIM
Kaynak: Ömer YILDIRIM'ın Kişisel Ders Notları. Atatürk Üniversitesi Sosyoloji Bölümü 1. Sınıf "Felsefeye Giriş" ve 2., 3., 4. Sınıf "Felsefe Tarihi" Dersleri Ders Notları (Ömer YILDIRIM); Açık Öğretim Felsefe Ders Kitabı



Ana Sayfa | Felsefeye Giriş | Felsefe Dersleri | Felsefe Akımları | Filozoflar | Felsefe Tarihi | Felsefe Sözlüğü | Yeni Felsefe Sözlüğü | Sosyoloji | Psikoloji | Antropoloji | Mantık | Arkeoloji | Okuma Odası | Felsefe Grubu Öğretmenleri İçin Gerekli Belgeler | Ekonomi | İletişim

felsefe | fizik | coğrafya | tarih | Osmanlı Devleti


Düşünce PLATFORMU
  2005'ten beri, felsefe.gen.tr
  Bu web sitesi, Sosyolog Ömer YILDIRIM tarafından derlenmiş ve hazırlanmıştır.
 
Felsefe.gen.tr, felsefeyi tehlikeli hale getirmeyi amaçlamaktadır. (Bakınız: Nietzsche)