Gilbert Ryle: Yatkınlıklar ve Oluşumlar

Ryle, felsefedeki kategori yanlışlarını gösterdikten sonra, felsefenin asıl görevine yani kavramların doğru kullanımına geçer. Bu görev, zihinlerle ilgili yeni bi öğreti koymak değil, zihin ve zihinsellik kavramlarının yerini belirlemektir.



Bunun için de yine dil çözümlemesine, kavramsal analize başvurmak gerekecektir. Zihin felsefesi alanında nörofizyolojik açıklamalardan hoşlanmayan filozof, zihin ve zihinsellik olgusunu onun dilsel kullanımları bağlamında ele alır. Ryle’ın amacı, geleneksel felsefenin içine düştüğü ayrımcı yanlışa düşmemek, bu ayrımcılığı ortadan kaldırarak zihin-beden ilişkisine birliktelik açısından yaklaşmaktır. İnsan için iki önerme grubu olduğundan bahseden Ryle, ilkini insanın bedensel durum ve yatkınlıkları, ikincisini de kişinin düşünce, duygu, korku, beklenti gibi yaşantı ve eylemleriyle, karakter özellikleriyle olan önermeler olarak açıklar. Düalizme göre bunların ikisi birbirinden anlamca farklı olduklarından birbirlerine indirgenmeleri söz konusu değildir. Bir kısım filozoflar konuya ya tamamen zihinsellik ya da tamamen fiziksellik açısından yaklaşırlar ki, Ryle bunu kabul etmemektedir. Oysa ona göre zihinsellik, gözlemlenebilen davranışlarda ve etkinliklerde aranmalıdır. Gözlemlenebilen şeyler fiziksel alana ait olduğuna göre, zihinseli fiziksel olandan ayırt etme sorunuyla karşılaşırız.



Ryle, bu sorunu, davranışları belli bir şekilde nitelemeye yarayan bir yatkınlık ya da yatkınlıklar kompleksi olarak düşünmek suretiyle çözmeye çalışır. Bir davranışı zekice, ustaca gibi niteliklerle betimlediğimizde, bu davranışta belli düzeyde bir zihinsellik olgulaşmış olur. Zihin ve akıl, özü bakımından karmaşık yapılı yatkınlıklar olmalarından dolayı, bu karmaşıklıkların bütünlüğünü anlatan bir özet terimdir. Evrendeki bütün varlıklar hakkında yatkınlık ya da oluşumdan söz edebiliriz. Yemek yemek, işe gitmek, uyumak gibi eylemlerimiz kuşkusuz oluşuma ait, olgusal durumları anlatırken, ancak birinin iki dil bilmesi olgusal olmayan eylemdir. Bu tür önermelere koşullu önerme diyen Ryle, bunu belirli durumlarda belirli şeyleri yapmaya eğilimli, yatkın olma durumu olarak tanımlar. Sözgelimi sigara içen bir tiryaki düşünürsek, bu kimsenin sigara içtiğinden söz ettiğimizde onun zaman zaman sigara içtiğinden bahsetmiş oluruz.



O şimdiki bir olgu durumunu değil, sigara içme alışkanlığında içerilen yatkınlık durumunu belirtir. Yatkınlık şu andaki bir olgu durumu değil, zaman zaman ortaya çıkan ve kendini olgularla belli eden bir durumdur. Bilmek, inanmak, istemek, onurlu, duygulu gibi sözcüklerle bireylere ve hayata dair geleceğe dönük tahminlerde bulunuruz. İnsan zihni son derece karmaşık yapılı yatkınlıkları dile getirir, yani zihin bir yatkınlıklar yumağı olarak karşımıza çıkar. Bu anlamda zihin ontolojik boyuta sahip olmadığı için bir töz de değildir. Varolan davranışı ifade etmenin ya da kavramanın başka bir mantıksal kategorisidir. Zihinsellik ve fiziksellik, bir madalyonun iki yüzü gibi iki farklı yapıda, iki farklı kategoride ele alınmaktan daha fazlası değildirler.



Hazırlayan: Sosyolog Ömer YILDIRIM
Kaynak: Ömer YILDIRIM'ın Kişisel Ders Notları. Atatürk Üniversitesi Sosyoloji Bölümü 1. Sınıf "Felsefeye Giriş" ve 2., 3., 4. Sınıf "Felsefe Tarihi" Dersleri Ders Notları (Ömer YILDIRIM); Açık Öğretim Felsefe Ders Kitabı