Fenomenoloji ve Post Fenomenolojiler

Husserl fenomenolojinin keşfedilmeyi bekleyen uçsuz bucaksız bir felsefi alan açtığını ve tek bir filozofun ömrünün bu alanı betimlemeye yetmeyeceğini söyler. Bu yüzden fenomenoloji bir filozoflar cemaatinin işi, bir işbirliği akımı olmalıdır. Ancak Husserl daha hayattayken takipçisi olduğunu düşündüğü en parlak asistanı Martin Heidegger’in onun fenomenolojisinin temel yönünü değiştirerek başka bir yola girdiğini görecektir.



Sartre, Merleau-Ponty, Levinas, Derrida, Ricoeur, Michel Henry ve daha birçokları hem Husserl’le beraber hem de ona karşı düşünmeye girişirler. Fenomenoloji birçok post-fenomenoloji doğurur. Bu filozofların her birinin Husserl’i farklı bir biçimde eleştirdiğini ve bu eleştiri sayesinde kendi yollarını bulduklarını görürüz. Husserl’in bir cemaat biçiminde felsefe yapma davetine icabet eden azdır ancak onun 20. yüzyıl düşüncesine pek çok verimli düşünce tohumu saçmış büyük bir filozof olduğu da tartışmasızdır.



Hazırlayan: Sosyolog Ömer YILDIRIM
Kaynak: Ömer YILDIRIM'ın Kişisel Ders Notları. Atatürk Üniversitesi Sosyoloji Bölümü 1. Sınıf "Felsefeye Giriş" ve 2., 3., 4. Sınıf "Felsefe Tarihi" Dersleri Ders Notları (Ömer YILDIRIM); Açık Öğretim Felsefe Ders Kitabı