Boethius'un Yaşamı ve Eserleri

Augustinus’un ölümünden yarım yüzyıl sonra doğan Boethius’un asıl ismi aslında uzundur: Anicius Manlius Severinus Boethius. Romalıların sonuncusu olarak da anılan Boethius MS. 480 yılında Roma’da dünyaya geldi. Doğu’da bundan beş yıl sonra Proklos (410-485) öldü. Babası, Roma’daki ünlü sülalelerden birisi olan Anicii’ye mensuptu ve bir ara konsüllük de yapmıştı (Wulf, 1951: 106). Çocuk yaşta babasını kaybedince, daha da ünlü bir ailenin üyesi olan Symmachus tarafından evlat edinildi.



Symmachus’un kızı Rusiticiana ile M.S. 495 yılında evlendi. Boethius, gençliğinde, hâlâ etkinliğini kaybetmemiş olan Atina’da Grek kültürü ve felsefesi üzerine dersler aldı, Grekçe öğrendi (Knowles, 1993: 47). Bu dönem içerisinde Platon ve Yeniplatonculuk, Aristoteles ve Aristotelesçilik, Stoa felsefesi ile tanıştı, pek çok eseri aslından okuma fırsatı buldu (Wulf, 1951: 106). Atina’da öğrenmiş olduğu Grekçe sayesinde pek çok Grek felsefe eserini daha sonra Latinceye çevirdi ve bütün bir Ortaçağa çok ciddi bir katkı sağlamış oldu. Her iki dili de çok iyi bildiğinden çok sayıda Grekçe felsefi terimin Latince karşılıklarını buldu ve bunları eserlerinde kullandı.

Boethius İtalya’ya döndüğünde ortalık biraz karışmış gibiydi. Ostrogotlar bütün bir İtalya’yı işgal etmişlerdi. Başlarında meşhur Theodoricus (493 ile 526 yılları arası nda hüküm sürdü) bulunmaktaydı ve ülkenin yönetim merkezini Roma’nın birkaç yüz kilometre güneyindeki Ravenna’ya taşımıştı. Dolayısıyla Boethius Roma ile Ravenna arasında bir seçim yapmak zorundaydı ve Roma’yı tercih etti. Yüksek yaşam zevki ve zekası sayesinde kamu hayatında önemli bir yer elde etti ve 510’da konsüllük görevinde bulundu. 522’de iki oğlu birden aynı görevi üstlendiler.



Kral Theodoricus kendisine bazı kamusal görevler yükledi. Bununla birlikte zamanının çoğunu çeviriler yapmaya ve yorumlar yazmaya adadı. Zaman içinde Kral Theodoricus’un himayesinde önemli görevlere kadar yükseldi. 522’de devlete ihanetle suçlanan Albinus’u savunduğu için gözden düştü ve hapse atıldı. Pavia’da mahkemesiz bir sürecin sonunda idama mahkum edildi. İşkenceye maruz kaldı. Hakkında verilen idam hükmü biliniyor olsa da Boethius’un idamı konusu açık değildir. Bununla birlikte 524 veya 525 yılında öldüğünü ve hemen arkasından da Symmachus’un idam edildiğini biliyoruz. Katolik Kilisesi 1883 yılında Boethius’u şehit ilan etti ve eserlerini çok önemli saydığını duyurdu.

Boethius’un eserleri Manlii Severini Boetii opera omnia başlığı altında 1847’de Migne tarafından yayımlanan Patrologia Latina’nın 63. Ve 64. Ciltlerinde yer almaktadır. Buna göre 63. Ciltte yer alan eserler şunlardır:

Felsefenin Tesellisi Hakkında (De Consolatione Philosophiae). (Felsefe tarihinin en çok tanınan eserlerinden biridir. Hapisteyken kaleme almıştır. Türkçe’ye çevirisi Prof. Dr. Çiğdem DÜRÜfiKEN tarafından yapılmıştır.) ; De Arithmetica Libri Duo ; Megaralı Öklid’in Geometri Kitabının Boethius Tarafından Yapılmış Çevirisi(Euclidis Megarensis Geometriae Libri Duo Ab A M Severino Boethio Translati) ; Geometri Hakkında Kitap (Liber De Geometria).

64. ciltte yer alan eserleri ise şöyledir: Porphyrios’un Diyaloglarının Victorinus Tarafından Çevirisi (In Porphyrium Dialogi A Victorino Translatio); Porphyrios’un Kendi Çevirisinin Yorumu (Commentarii In Porphyrium A Se Translatum); Aristoteles’in Kategorileri (In Categorias Aristotelis Libri Quatuor); Aristoteles’in Yorum Üzerine’si (In Librum Aristotelis De Interpretatione Libri Duo); Aristoteles’in Birinci Analitikleri (Priorum Analyticorum Aristotelis Libri Duo); Aristoteles’in İkinci Analitikleri (Posteriorum Analyticorum Aristotelis Libri Duo); Tasım hakkında (De Syllogismo Categorico); Aristoteles’in Topiklerinini Yorumu (Topicorum Aristotelis Libri Octo Severino Boethio Interprete) ; Aristoteles’in Sofistik Çürütmeleri Üzerine Yorum (Elencorum Sophisticorum Aristotelis Libro Duo Severino Boetio Interprete).



Boethius eserlerini yazarken Roma’da yararlanabileceği çok geniş bir kitaplık bulunmaktaydı. Kendisinden önceki Latin Kilise Babalarının eserlerinden - Augustinus
gibi- epeyce faydalanmıştır. Bununla birlikte Origenes, Nyssa’lı Gregorius ve Naziansus’lu Gregorius gibi Platonculukları ile meşhur Grekçe yazan filozofların etkilerini eserlerinde görmek her zaman mümkün değildir. Yukarıdaki yapıtlara bakıldığında bütün bir ömrün vakfedildiği büyük bir çalışma yükü görülmektedir. Özellikle Grekçeden yapmış olduğu çeviriler Latince yazanların dünyasına paha biçilmez bir katkı sağlamıştır. Porphyrios’un Isagoge’sine yaklaşık olarak 500 yılında bir yorum yazmıştır. Bu yorum için Isagoge’nin Marius Victorinus tarafından önceden yapılmış bir çevirisini kullanmış; fakat bu metni tatmin edici bulmamıştır. Bu yüzden, daha sonraları yorumlarını yaptığı bütün eserleri önce Grekçeden Latinceye çevirmeye başlamıştır. Boethius, Aristoteles ile Platon’un eserlerinin tümünü çevireceğini ve böylelikle ikisinin aslında pek çok sorunda ortak düşündüğünü göstereceğini belirtmişse de bu dileğini gerçekleştirememiştir (Knowles, 1993: 47). Aristoteles’in neredeyse bütün mantık eserlerini çevirmiş; buna karşın Platon’dan hiçbir diyalogu çevirme şansını bulamamıştır. Yorumcu kimliğiyle de özellikle mantık eserleri üzerine yoğunlaşmış, bazıları için (Isagoge, Peri Hermeneias, Kategoriae) iki ayrı yorum birden yazmıştır (Marebon, 2002:18).



Hazırlayan: Sosyolog Ömer YILDIRIM
Kaynak: Ömer YILDIRIM'ın Kişisel Ders Notları. Atatürk Üniversitesi Sosyoloji Bölümü 1. Sınıf "Felsefeye Giriş" ve 2., 3., 4. Sınıf "Felsefe Tarihi" Dersleri Ders Notları (Ömer YILDIRIM); Açık Öğretim Felsefe Ders Kitabı