Bertrand Russell'ın Bilim Felsefesi Anlayışı

Russell, kendi felsefe yapma biçiminden emin olduğu kadar, elde ettiği sonuçlardan emin olmadığını söyler. Kendi çözümleme yönteminin aslî bir bileşeni de bilimin kendisidir. Bu itibarla Russell, bilimin bulduğu yanıtların geçici olduğunu (mutlak olmadığını), bilimin küçük ilerlemeler kaydettiğini, her şeyi içine alan organik bir kavrayışa ulaşamayacağını düşünür.



Bir bakıma bilim ve felsefe, yöntemleri ve ilerleme biçimleri bakımından birbirlerine benzemektedirler. Her ikisinin de gerçekliği anlamakla ilgili bir amaçları vardır. Dolayısıyla, bilimin de yegâne amacı öndeyilerde bulunmak değildir. Russell’ı n 1914 yılında yayımladığı ve bilimin yöntemi üzerine görüşlerini ifade ettiği kitabı, Our Knowledge of the External World as a Field for Scientific Method in Philosophy, mantıksal pozitivistler ve daha sonra gelişen bilim felsefesi geleneği üzerinde etkili olmuştur.

Russell’a göre, fiziksel dünyanın sadece soyut yapısı hakkında bilgi sahibi olabiliriz. ‹çsel karakteri hakkında bilgi sahibi olamayız. Bunun belki tek istisnası, işleyişine doğrudan temas edebildiğimiz beynimizdir. Algısal olanla (İng.percepts) algısal olmayan arasında bir üst üste çakışma (İng. copunctuality) olduğunu varsayarız. Söz konusu algısal olanlar da dış dünyanın bir parçasıdır fakat bunların içkin (‹ng. intrinsic) karakteri konusunda doğrudan bilgi sahibi oluruz. Bu itibarla da salt yapısal bilginin ötesine bu noktada geçebiliriz. Russell’ın bu görüşleri, daha sonra yapısal gerçekçilik olarak adlandırılmış ve çağdaş bilim felsefesi tartışmalarının bir parçası olmuştur.



Russell bu çalışmalarının yanı sıra The ABC of Atoms (1923) ve The ABC of Relativity (1925) gibi kitapların da bulunduğu popüler bilim kitapları da yazmıştır.

Hazırlayan:
Sosyolog Ömer YILDIRIM
Kaynak: Ömer YILDIRIM'ın Kişisel Ders Notları. Atatürk Üniversitesi Sosyoloji Bölümü 1. Sınıf "Felsefeye Giriş" ve 2., 3., 4. Sınıf "Felsefe Tarihi" Dersleri Ders Notları (Ömer YILDIRIM); Açık Öğretim Felsefe Ders Kitabı