Tanrı Devleti Nedir, Ne Demektir?

Augustinus’un kaleme almış olduğu en önemli eserlerinden biri olan Tanrı Devleti (De Civitate Dei) toplum ve devlet felsefelerine yön vermiş önemli bir eserdir. Yukarıda da bir yönüyle ele aldığımız gibi Augustinus’un felsefesinde sevginin, özellikle de Tanrı sevgisinin önemi büyüktür.



Sevgi insanları bir araya getiren ve Tanrı’yla kaynaştıran önemli bir özelliktir. Augustinus’un felsefesinde iki farklı türden sevgi bulunmaktadır. Bunlardan ilki, daha önce de gördüğümüz gibi Tanrı sevgisi, diğeri de kendini sevmek veya dünya sevgisi. Bu sevgileri içinde barındıran farklı karakterdeki insanlar, doğal olarak birbirinden farklı iki toplum inşa etmektedirler.

Tanrı’ya sevgi duyan insanlar Tanrı Devletini, içleri dünya sevgisiyle dolu olanlar da Dünya Devleti’ni meydana getireceklerdir (De Civitate Dei, XIV, 28.). Tanrı Devleti adlı eser, bu iki devletin hikayesidir.

Augustinus’un yaşadığı dönemde Roma İmparatorluğu çökmüştür ve bu çöküşten neyin veya kimin sorumlu olduğu bulunmaya çalışılmaktadır. Paganlar, bu çöküşe
Hıristiyanların neden olduğunu; zira onların, Romalılık değerlerini ortadan kaldıran yeni bir ahlak anlayışı getirdiklerini söylemişlerdir. Dolayısıyla eski tanrılara tapınma adetleri yeniden hayat bulursa, Roma eski şanlı günlerine geri dönecektir. Augustinus, M.S. 413’te bu eseriyle, paganların söylediklerini çürütmeye ve toplumun kurtuluşunun esaslarını ortaya koymaya çalışmıştır. Toplumsal düzeni ilahi buyruklarla düzenleme çabası içinde olan Augustinus, Tanrı sevgisiyle dolu insanların oluşturduğu toplumun başında İsa’nın yer aldığını söylemektedir. Bu toplumda sadece insanlar değil; fakat aynı zamanda melekler de bulunmaktadır. Bu toplumun üyeleri sonsuza değin cennette mutluluk içinde yer alacaklardır.



Kendini veya dünyayı seven insanların kurduğu topluluk ise, zebanilerle birlikte cehennemde sonsuzca devam edecek bir cezaya maruz kalacaklardır. Bunlar elbette öbür dünyada söz konusu edilecek iki farklı toplumdur. Bu dünyada, bu iki farklı toplumun bireyleri birbirleriyle karışmış durumdadırlar. Bununla birlikte, içinde Tanrı sevgisi olan insanların kendilerini diğerlerinden ayrı tutmaları ve Tanrı Devleti’ni hak edecek bir yaşam sürmeleri gerekmektedir. Böyle bir yaşamın esaslarını da belirleyen, Tanrı’nın ilahi yasası olmaktadır. Bu yasanın farkında olanların önderliğinde insanlar, Tanrı Devleti’ne erişmek adına çaba göstereceklerdir. Bu hayattaki önderlerin, devlette kral, ailede de erkek olduğunu söyleyen Augustinus’un bu eseri büyük bir etki yaratmıştır. Yaratılıştan itibaren tüm bir insanlık tarihini farklı bir bakış açısıyla değerlendiren bu eserden etkilenen pek çok modern tarihçi, benzer bir yöntemi kullanmışlardır. Neredeyse bütün bir Avrupa tarihinde, özellikle Carolus Magnus’tan itibaren bütün yöneticiler, Tanrı’nın yeryüzündeki temsilcisi olarak hükümranlıklarını sürdürmüşlerdir. Bunun yanı sıra, Augustinus’un, bir  tür ütopya sayılabilecek bu eserinden sonra pek çok filozof, kendi ütopyalarını yazmak konusunda Tanrı Devleti’nin etki ve itkisini hissetmişlerdir.



Hazırlayan: Sosyolog Ömer YILDIRIM
Kaynak: Ömer YILDIRIM'ın Kişisel Ders Notları. Atatürk Üniversitesi Sosyoloji Bölümü 1. Sınıf "Felsefeye Giriş" ve 2., 3., 4. Sınıf "Felsefe Tarihi" Dersleri Ders Notları (Ömer YILDIRIM); Açık Öğretim Felsefe Ders Kitabı