Aristoteles'te Töz-İlinek İlişkisi ve Kategoriler

Form maddede edimselleştiğinde, görünür evren düzeni meydana gelip tek tek tikeller varlık kazandıklarında daima belli nitelikler, yüklemler taşıdıkları görülür. Hatırlanacağı üzere ilk, salt, kaotik maddede (proto hyle) hiçbir form, biçim, gerçeklik bulunmamaktaydı. Dolayısıyla salt madde onu bizim için bilinebilir, düşünülebilir, üzerinde konuşulabilir kılan hiçbir özelliğe, niteliğe, yükleme sahip değildi.



Fakat salt madde kendisinde gizil olarak bulunan formu, özü edimselleştirdikçe yani varlık ve gerçeklik kazandıkça onu bizim için bilinebilir, düşünülebilir, üzerine konuşulabilir kılan bazı yüklemleri, kavramları, nitelikleri de kazanmış olur. O hâlde şeyler bize daima belli yüklemlerle, kavramlarla, niteliklerle kendilerini sunarlar ve bunlar hem var oluş, hem düşünme hem de konuşma biçimlerimizle ilgili şeylerdir. Aristoteles, tek tek tikellerin daima on ayrı nitelik ya da yüklem (kategoria) taşıdıklarını öne sürmüştür. Aristoteles bunlara kategoriler der ve sayıları da ondur:

1. Töz,
2. Nicelik,
3. Nitelik,
4. İlişki,
5. Yer,
6. Zaman,
7. Konum,
8. İyelik,
9. Etkinlik ve
10. Edilginliktir (Sahakian, 1997: 67).

Formun edimselleşmesi ile meydana gelen tüm varlıklar kendilerini bize daima belli niteliklerle yüklemlerle sunarlar. Aristoteles bunlara kategoriler der, töz, nicelik, nitelik, ilişki, yer, zaman, konum, iyelik, etkinlik, edilginlik. Bunlardan dokuzu ilinek, biri tözdür.



Yani herhangi bir şeyi düşünmemize ya da konuşmamıza konu ettiğimizde düşüncemiz, konuşmamız ya da yargılarımız şu sorulardan herhangi birine ya da birkaçına yanıt verecektir: Bir şeyin nicel özellikleri, örneğin büyüklüğü, sayısı vs. nedir? Nasıl bir varlıktır? diğer şeylerle bağıntıları nedir? Yeri neresidir? Zamansal durumu nedir? Ne konumdadır? Nelere sahiptir? Ne yapmaktadır? Kendisine ne yapılmaktadır? Bir şey hakkında düşündüğümüzde konuştuğumuzda daima bunları düşünmekte ve konuşmaktayızdır (Gökberk, 1994: 78). Bunlar Aristoteles’in belirlediği on kategoridir ve töz kategorisi dışında kalan dokuz kategori “ilinek” olarak adlandırılır. Yani, bu dokuz kategoride bir değişiklik meydana gelse de nesnede nesnenin özünde herhangi bir değişiklik meydana gelmez. Örneğin bir ağacın büyüklüğü, yani taşıdığı nicellik kategorisi farklı farklı olabilir. Bu durum, ağacın ağaç olmaktan çıkmasına yol açmayacaktır. Fakat bu kategorilerden biri vardır ki nesnenin değişken ilineklerine değil, değişmez yapısına karşılık gelir. Bu kategori töz kategorisidir. Töz, en genel ifadesiyle “bir şeyi o şey yapan şey” olarak tanımlanabilir. Böylece ağacı ağaç yapan şey, ondaki ağaç tözlüğüdür. Töz aynı zamanda nesnenin ilineklerinin de taşıyıcısıdır ama hiçbir zaman ilineklerden bağımsız olarak bulunmaz. Örneğin; ağaç tözlüğü, doğada daima, sözü edilen dokuz ilinekle bir aradadır. Ağaç tözlüğünü doğada, belli bir biçime, konuma, yere vs. sahip olan, yani belli ilineklerle donatılmış bulunan tek tek ağaç tikellerinden bağımsız olarak göremeyiz, bulamayız.



Töz, aynı zamanda tek tek tikellerde de değişiklik göstermez. Yani her bir ağaçta ortak olarak bulunur ve onların tümünü ağaç tümelliği ya da kavramı altına toplar. Oysa diğer dokuz kategori, yani ilinekler tek tek tikellerde farklı görünümler kazanabilirler. Nitekim Eskişehir’deki ağaçlarla, Ankara’dakiler farklı mekânlardadırlar ama hepsi de ağaçlık tümelliğini yansıtırlar.

Hazırlayan: Sosyolog Ömer YILDIRIM
Kaynak: Ömer YILDIRIM'ın Kişisel Ders Notları. Atatürk Üniversitesi Sosyoloji Bölümü 1. Sınıf "Felsefeye Giriş" ve 2., 3., 4. Sınıf "Felsefe Tarihi" Dersleri Ders Notları (Ömer YILDIRIM); Açık Öğretim Felsefe Ders Kitabı