Albertus Magnus'un Hayatı ve Eserleri

Albertus Magnus, Tuna nehri üzerinde Ulm ile Regensburg şehirleri arasında yer alan bir Alman kenti olan Lauingen’de yaklaşık olarak 1200 yılında dünyaya geldi. (Doğum tarihi 1193 ile 1207 arasında değişmektedir. Albertus Magnus’un içinde yaşadığı onüçüncü yüzyıl pek çok bakımlardan sallantılı bir dönemdi. Bir taraftan Haçlı seferleri, diğer taraftan devletler arasındaki savaşların yoğunluğu ve ticaret yollarının gelişmesi bu dönemin belli başlı çarpıcı özellikleri arasında yer almaktadır.



Albertus Magnus, 1229 yılında Dominiken tarikatına girerek Paris Üniversitesi’nde bir kürsüde çalışmaya başladı. Tarikat, kurucusu olan Dominicus tarafından kurulmasının üzerinden henüz bir kaç yıl geçmesine karşın bütün bir Avrupa’da ciddi bir örgütlenme içindeydi. Yoğun işlerinden dolayı çok geç denebilecek bir yaşta, yaklaşık olarak 40 yaşında doktorasını bitirmeyi başardı. Bu aşamadan sonra Paris Üniversitesi’nde, tarikata ait iki kürsüden bir tanesinin başına geçti. Buradaki en önemli öğrencisi, kendisinin “sağır öküz” lakabını verdiği Thomas Aquinas olacaktır.

1248 yılında Paris’i terk eden Albertus Magnus, o dönemde Teutonia eyaleti olarak anılan bölgedeki Köln kentine yerleşti. Tarikatın kendisine verdiği görev, bu şehirde bir studium generale kurmasıydı. 1254 yılında Teutonia eyaletinin (bugünkü Almanya, Avusturya, İsviçre, Alsas-Loren bölgesi, Lüksemburg, Belçika, Hollanda’yı kapsayan bölge) Dominiken yöneticisi oldu. 1261 yılında o dönemin en ünlü çevirmeni olan Guilelmus de Moerbeka ile Viterbo’da buluştu ve orada çeşitli yazılarını kaleme aldı. Tekrar Köln’e döndü; pek çok eserini burada yazmaya devam etti. Hayatı boyunca birçok seyahat gerçekleştirdi ve tarikatına hizmetlerde bulundu. 15 Kasım 1280 yılında öldü. Kendisi Ortaçağ boyunca Doctor Universalis (Evrensel Öğretici) olarak anılmıştır.



Studium Generale, farklı coğrafyalardan öğrencilerin toplandığı, meşruiyetini Papalık’tan alan bir tür okullar topluluğuydu. Henüz üniversiteleşememiş olan bu eğitim kurumları, Papalık’ın etkisinin azalması ve sivil hayatın güçlenmesiyle birlikte sekülerleşmişlerdir. Studium Generale, eğitim bakımından üniversite ile karıştırılsa da üniversitelerden daha dar kapsamlıydılar.

Albertus Magnus pek çok alanda çok sayıda yapıt ortaya çıkarmıştır. Bunların içinden en önemlileri aşağıda dile getirilmektedir: De Caelo et Mundo (Gökyüzü ve Ay Hakkında), De Anima (Ruh Hakkında), De Natura et Origine Animae (Ruhun Yapısı ve Kökeni Hakkında), De Principiis Motus Progressivi (Hareketin İlkeleri Hakkında), Quaestiones Super de Animalibus (CanlılarHakkında Üstüne Sorular), Super Ethica (Ahlak Felsefesi), Metaphysica (Metafizik), De Unitate Intellectus (Zihnin Birliği Hakkında), De Fato (Kader Hakkında), Summa Theologiae, De Generatione et Corruptione (Oluş ve Bozuluş Hakkında), Mineralia (Mineraller Hakkında). Bu eserlerin yanısıra Albertus Magnus’un çeşitli mantık çalışmaları bulunmaktadır. Aristoteles’in ünlü Organon adlı eserinin büyük kısmı onun tarafından çeşitli yazılarda yorumlanmıştır.



Hazırlayan: Sosyolog Ömer YILDIRIM
Kaynak: Ömer YILDIRIM'ın Kişisel Ders Notları. Atatürk Üniversitesi Sosyoloji Bölümü 1. Sınıf "Felsefeye Giriş" ve 2., 3., 4. Sınıf "Felsefe Tarihi" Dersleri Ders Notları (Ömer YILDIRIM); Açık Öğretim Felsefe Ders Kitabı