Octave Hamelin Kimdir?

Octave Hamelin 22 Temmuz 1856 ila 11 Eylül 1907 yılları arasında yaşamış olan Fransız bir filozoftur.



Bordeaux Üniversitesinde (1884-) ve Sorbonne Üniversitesinde (1905-) profesör olarak dersler veren Hamelin, Fransız filozof Charles Renouvier ve ünlü sosyolog Emile Durkheim’in yakın arkadaşıydı.

Klasik Yunan felsefesinden yaptığı çevirilerle ünlenen Hamelin Renouvier’nin kurduğu Yeni-Eleştiricilik akımının gelişmesine katkıda bulunmuştur. Hamelin için bilinç ya da tasarım, düşünce ve varlıktan ayrı varoluşlar değildir. Düşünce hem nesne hem özne hem de bunların bireşimi olan etkinliğe verilen addır. Bu yüzden bilincin dışında hiçbir şeyin varlığı söz konusu değildir. Tasarım ya da bilinç ise görülen nesnenin insanın içindeki izdüşümü anlamına gelmemektedir. Bilinç, gerçekliğin en üst hâlidir. Bu da demektir ki onun için duymak ve duyumsananı bilmek eş ve birdir.



Octave Hamelin, ömrünün son yıllarında yazdığı “Tasarımın Temel Öğeleri Üzerine Deneme” isimli çalışmasında Bergson’a karşı çıkmış ve felsefede anlaşılabilirliğin temeline aklı koymuştur. Bu çalışmasında Renouvier’nin etkisinde kalan Hamelin, gene de sorunlara tümüyle kendine özgü bir yaklaşımla eğilmeyi başarabilmiştir. Hamelin Kant’a katılarak onun kategoriler anlayışıyla bilgi sorununa oldukça açık bir yanıt getirdiğini kabul etmiştir. Renouvier’nin düzenlediği beş kategori ise, deneye dayandığından, kavramları Kant kadar yeterince tanımlayamamıştır.

Hamelin, insanın bilgi alanını kendi bütünselliği içinde kapsayan tasarımlar oluşturmaya çalışmıştır. Renouvier’nin kategorilerini, Hegel’in üçlü diyalektik sürecine göre geliştirmiştir. Bu diyalektik süreçteki karşıt terimler, çelişik değil birbiriyle bağlaşıktır. Bütün bilginin temeli, bu bağlantılardan oluşmaktadır. Gerçek, Hegel’in öne sürdüğü gibi karşıtların değil, bağıntılı kavramların bireşimindedir der Hamelin. İnsanın tüm bilgisi, bağıntılı olarak karşıt olan kavramların diyalektiğiyle açıklanabilir görüşündedir.

Hamelin, kişilik kavramını nedensellikle kesinliğin birleşimi olarak tanımlamıştır. Kişi olarak insan, özgürlüğünün bilincindedir ve kendini yönlendirebilir. Özgürlük de nedensellik ve kesinliğin bir birleşimidir. Belli edimlerin özgür olması zorunluluğu, nesnelerin evrensel düzeninde, amaçlılığa bağlı bir nedenselliğin varlığını gösterir. Dünyada bir rastlantısallık öğesi de vardır, ancak her şey kendi içinde anlaşılabilir. Bu da anlaşılabilirliğin gerçeklikle çakıştığı evrensel bir ilişkiler dizgesi kurularak yapılır.

Hazırlayan: Sosyolog Ömer YILDIRIM
Kaynak: Ömer YILDIRIM’ın Kişisel Ders Notları. Atatürk Üniversitesi Sosyoloji Bölümü 1. Sınıf "Felsefeye Giriş" ve 2., 3., 4. Sınıf "Felsefe Tarihi" Dersleri Ders Notları (Ömer YILDIRIM); Açık Öğretim Felsefe Ders Kitabı