Aldous Huxley Kimdir?

Aldous Leonard Huxley, 26 Temmuz 1894’ten 22 Kasım 1963’e kadar yaşamış olan İngiliz düşünür ve yazardır.



İngiliz romancı ve eleştirmen Aldous Huxley, 26 Temmuz 1894’te İngiltere’de doğdu. Eserlerinde sergilediği zekâsı ve karamsar hicivleri ile dikkat çekti. Romanları ile tanınan yazarın en ünlü eseri distopik bir bilim kurgu modeli olan “Cesur Yeni Dünya”dır (1932).



Eton’da eğitim gördü. Bu süre zarfında keratit nedeniyle kısmen kör oldu. Bu zor şartlar altında eğitimini kısıtlı görme yetisi ile sürdürdü. 1916’da Oxford’daki Balliol Koleji’nden mezun oldu. İlk kitabını 1916’da yayımladı ve 1919’dan 1921’e kadar Athenaeum’da çalıştı. Daha sonra kendisini büyük ölçüde yazılarına adadı.

Huxley, yayınlanan iki romanında (Crome Yellow, 1921 ve Antic Hay, 1923) dönemin İngiliz edebi ve entelektüel figürleri ile ilgili hicivlere yer verdi. Bu romanlarını takip eden Those Barren Leaves (1925) ve Point Counter Point (1928) eserlerinde de benzer temaları işledi.

Cesur Yeni Dünya (1932), Huxley’nin kariyerinde bir mihenk taşıdır. Diğer çalışmaları gibi, temel olarak hiciv öğeleri içeren bir roman olmasına karşın, Huxley’nin politikada ve teknolojide 20. yüzyıl eğilimlerine duyduğu güvensizliği de içerir. Roman, bireye zarar veren bir psikolojik koşullanmanın ve Dünya Devleti’nin tüm kontrolü ele geçirdiği, bilimsel olarak belirlenmiş ve değişmez bir kast sisteminden oluşan bir toplumun distopik vizyonunu sunar. Günümüz toplumunda yaşanan boşluklara ve amaçsızlıklara dikkat çeken diğer eserleri ile Huxley, Hindu felsefesine ve tasavvufuna olan ilgisini de geçerli bir alternatif olarak eserlerinde sergiler.

İngiltere’nin Sussex bölgesindeki Godalming’de doğmuştur. Birçok ünlü bilim adamı ve sanatçı yetiştirmiş olan Huxley ailesinin bir üyesidir.



Darwin’in ateşli savunucularından ünlü biyolog Thomas Henry Huxley’in torunu, yine ünlü biyolog Sir Juilan Huxley’in kardeşiydi. Annesi şair ve denemeci Matthew Arnold’ın yeğeniydi. Babası Leonard Huxley ise Cornhill dergisinin sahibi ve yöneticisiydi. Bilimi ve edebiyatı birleştiren bu entelektüel miras Huxley’in dünyaya bakışının temelini oluşturdu. 1908-1914 yılları arasında yaşadığı üç sarsıcı olay; annesinin ölümüyle ailesinin dağılması, Eton’da öğrenciyken onu neredeyse kör olma noktasına getiren göz hastalığı ve kardeşinin intiharı Huxley’in tüm gençliğini etkiledi ve hayatında silinmez izler bıraktı. Yazar, yaşamının sonuna kadar göz hastalığıyla savaşmak zorunda kalmıştır. Eton College’da okuduğu sıralar gözlerindeki bir rahatsızlık yüzünden kör olma tehlikesiyle karşılaşınca, öğrenimine ara vermek zorunda kalmıştır. Sonradan Oxford Üniversitesindeki Balliol College’da okumuştur.

Romanları ve denemeleriyle tanınmış olmasına karşın kısa hikâyeler, şiir, gezi yazıları, film hikâyeleri ve senaryolar ile de uğraşmıştır. Roman ve denemelerinde sosyal norm ve idealleri, bilimin insan yaşamında yanlış kullanımını eleştirmiştir. Parapsikoloji ve mistik temelli felsefelerle ilgilenmiş ve bu konularda yazılar kaleme almıştır. Özellikle Türkçeye “Kadim Felsefe” adıyla tercüme edilen “Perennial Philosophy” adlı eseri Perennial Felsefeyi çeşitli çevrelerde yeniden gündeme taşımıştır. Ayrıca “Cesur Yeni Dünya” adlı yapıtı distopya türünün önemli örneklerinden birisidir.



1916-1920 yılları arasında, daha çok Fransız Simgecileri’nin etkisini taşıyan şiirlerden oluşan dört kitap yayımladı. Askerlikten muaf tutulan Huxley, bir süre bir çiftlikte tarım işçisi olarak çalıştı. 1919’da Maria Nys ile evlendi. Kısa öykülerinin yer aldığı Limbodan (1920) sonra kendisini üne kavuşturan “Crome Yellow / Krom Sarısı” (1921) adlı ilk romanı yayımlandı. Romanı F. Scott Fitzgerald övgüyle karşıladı. 1923’ten sonraki yıllarının büyük bölümünü İtalya’da geçiren Huxley, 1930-1937 arasında Güney Fransa’da yaşadı. 1925’te yayımlanan romanı “Those Barren Leaves / Şu Kısır Yapraklar”ı W. B. Yeats İngiliz romanına felsefenin dönüşü olarak değerlendirdi.

Huxley’in ilk “fikir romanı” sayılan “Point Counter Point / Ses Sese Karşı” (1928) ününü daha da pekiştirdi. Ama ona asıl ününü “Brave New World / Cesur Yeni Dünya” (1932) adlı gelecekçi yergi romanı sağladı. Huxley, 1937’de ABD’ye gitmek üzere Avrupa’dan ayrıldığında ününün doruğundaydı. Aynı yıl ikliminin gözlerine iyi geleceği inancıyla Kaliforniya’ya yerleşti ve ölünceye kadar orada yaşadı. 1954 yılında yayımlanan “The Doors of Perception / Algı Kapıları” (1954) ve devamı niteliğindeki “Heaven and Hell / Cennet ve Cehennem” (1956) geniş yankılara yol açtı. Kitap “beat kuşağı”nın başucu yapıtlarından biri oldu. The Doors topluluğu adını bu kitaptan esinlenerek aldı, ayrıca yapıt The Beatles’in Sergeant Pepper albümüne esin kaynağı oldu. 1955’te Maria Huxley öldü. Aldous Huxley, bir yıl sonra psikoterapist Laura Archera ile evlendi.



1958 yılında “Brave New World Revisited / Yeniden Ziyaret Edilen Cesur Yeni Dünya” yayımlandı. 1962’de yayımlanan “Island / Ada” son romanıdır. Aynı yıl Los Angeles’deki evi yandı. Huxley, kendi sözleriyle artık “mülksüz ve geçmişi olmayan” bir adamdı. Huxley, 22 Kasım 1963’te Hollywood’daki evinde hayata gözlerini yumdu.

1940’lı yıllardan sonra Doğu mistisizmine ilgi duymaya başlayan Huxley’nin; bir yaşam boyu sürdürdüğü arayışını, ölmeden bir yıl önce yazdığı “Ada” adlı romanında, Zen Budizm’inde noktaladığını anlıyoruz.

Daha sonra Amerika’ya taşınan yazar, 1963 yılında California’da yaşamını yitirmiştir.

Ayrıca lütfen bakınız:

- Cesur Yeni Dünya

Hazırlayan: Sosyolog Ömer YILDIRIM
Kaynak: Ömer YILDIRIM’ın Kişisel Ders Notları. Atatürk Üniversitesi Sosyoloji Bölümü 1. Sınıf “Felsefeye Giriş” ve 2., 3., 4. Sınıf “Felsefe Tarihi” Dersleri Ders Notları (Ömer YILDIRIM); Açık Öğretim Felsefe Ders Kitabı