Felsefenin Bireysel ve Toplumsal İşlevleri Nelerdir?

İnsanların farklı ihtiyaçları ve bu ihtiyaçların karşılanacağı farklı alanlar vardır. Ekonomi, teknoloji, bilim, din, sanat, spor vb. alanların her biri, bir başka insanî ihtiyacın karşılanması için vardır. Felsefe ise insanın bilme ihtiyacına dönük olarak doğmuş bir uğraştır.



Felsefenin temel işlevi; gerçeklik, doğruluk ve doğru yaşamın ne olduğuna dair en temel soruları sorarak insanların bilme ihtiyacına dönük uğraş vermesidir. Bu gibi temel soruların yanı sıra insan hayatını etkileyen diğer alanlarda da felsefenin izlerini bulmak mümkündür. Çünkü felsefe hem mevcut düşüncelerin sürdürülmesi hem de yeni fikirlerin geliştirilmesiyle insanlığın evrensel düşünceler üzerinden birliktelik kurabilmelerini ve insanların farklı fikirlerle karşılaşıp kalıplaşmış düşüncelerden uzaklaşmasını sağlar.



Bilgi, erdem ve mutluluğun ne olduğuyla doğruluk, adalet, iyilik, güzellik, barış ve özgürlük gibi fikir ve kavramlar felsefenin ana problemleri arasındadır. Bu hâliyle felsefe insan mutluluğu, dünya barışı ve demokratik çoğulcu bir toplumun oluşumu için temel alanlardan birini oluşturmaktadır. Örneğin Locke (Lok) ve Rousseau (Ruso) gibi düşünürlerin “hak ve özgürlük” anlayışları insan hakları ve demokrasilerin, Kant’ın “ebedî barış” fikri Birleşmiş Milletler Örgütü ve Avrupa Birliği’nin ilham kaynağı olmuştur.

Günümüz toplumları “bilgi toplumları” olarak adlandırılmakta, gelişme en çok da eleştirel ve özgün-yaratıcı düşünceye bağlanmaktadır. Bilim ve felsefe “bilgi toplumu” olabilmenin, sanayi ve icatlara uyarlanabilme ve daha ötesi yenilik ve buluşlar yapabilen ileri bilim ve sanayi toplumları arasında yer alabilmenin şartlarını oluşturmaktadır.

İnsanlar, hayatı anlamak ve yaşanılır kılmak için sürekli bir çaba içinde olmuştur. Bu çabalar insanlarda felsefeyle birlikte özellikle bilim, sanat, din ve siyasetten beklentiler oluşmasına yol açmıştır. Daha fazla bilgi ve pratiğe yönelik çözümler oluşturabilmek felsefi düşünmeyi gerektirir. Bilimde araştırılabilecek yeni bir konu, sanatta bir duygunun farklı ifadesi felsefeyle kazanılabilir.



Felsefenin belki de en önemli yararı, insanın bilinçli bir varlık olarak yaşamını kendi ellerinde tutabilmesinin bazı olanaklarını veriyor olmasıdır. Felsefe aracılığıyla düşünen birey çok yönlü ve ayrıntılı düşünebilen, anlama ve açıklama becerileri yüksek ve tahmin yeteneği gelişmiş bireydir. Böylesi bireylerin çoğaldığı toplumların huzuru, refahı, mutluluğu artar ve ufku daha da genişler. Felsefenin bireysel ve toplumsal işlevleri şu şekilde sıralanabilir.

Felsefenin Bireylere Olan Faydaları

Kendini tanıyabilmesi
Farklı fikirlere açık olabilmesi
Ön yargılardan uzak durabilmesi
Yeni fikirler oluşturabilmesi
Özgürce düşünebilmesi
Çok yönlü bakış kazanabilmesi
Bilinçli bir insan olunabilmesi
İnsanların kendi hayatlarına yön verebilmesi
Olgu ve olayları akıl yoluyla çözümleyebilmesi



Felsefenin Topluma Olan Faydaları

Ortak bir kültürün oluşması
Farklı toplulukların bir arada yaşaması
Toplumsal grupların birbiri hakkındaki ön yargılarının giderilmesi
Bilgi toplumu olması
İnsanların kendini özgürce ifade edebileceği bir toplum oluşturulması
Bilimlerin gelişmesi
Demokrasi bilinci kazanmış bir toplum olunması
Toplumların geleceğinin planlanması
Akla ve iradeye değer veren bir toplum olunması

Derleyen: Sosyolog Ömer YILDIRIM
Kaynak: Atatürk Üniversitesi Sosyoloji Bölümü 1. Sınıf "Felsefeye Giriş" ve "Sosyolojiye Giriş" Dersleri Ders Notları (Ömer YILDIRIM); Diğer Ders Notları (Ömer YILDIRIM), MEB Felsefe Ders Kitabı