Karşılıklı Etki Nedir?

Nesne, olgu ve süreçler arasındaki etkileşimsel bağımlılık.



Karşılıklı eylem, karşılıklı aksiyon ve etkileşim deyimleriyle de dile getirilir. Eytişimsel ve tarihsel felsefenin meydana koyduğu evrensel bir süreçtir. ‘’Tüm doğa, tüm özdeksel varlıkların bağlılığından oluşan bir dizgedir. Birbirleriyle bağlılık içinde bulunanlar birbirlerini etkilerler. İşte bu etkileşme, devimin ta kendisidir. Etkileşme olmaksızın evrende hiçbir şey varolmazdı. Varolan tüm şeylerin sonuçsal nedeni, karşılıklı etkidir’’. Karşılıklı etki, ‘neden ve sonuç’un durmaksızın yer değiştirmesinden, birbirinin yerini almasından doğar. Mekanik anlayışa göre evren bir neden-sonuç zincirinin sürekli olarak gelişmesinden ibarettir. Oysa bilimsel bulgular, bu anlayışın yanlışlığını ortaya koymuştur. Neden-sonuç zinciri, evrensel bağlılık içinde pek basit bir görüntüden başka bir şey değildir. Gerçekte neden-sonuç zinciri ‘karşılıklı eylem’ hareketine bağlıdır. Bir şey, bir başka şeyi doğurmaz, neden gibi görünen şeyle sonuç gibi görünen şey birbirlerini oluştururlar. Topraktaki su buharlaşarak bulut olur ama bulut da yağmurlaşarak topraktaki su olur. Güneşin yüzeyinde hidrojen atomlarının transformasyonu çok yüksek bir ısı meydana getirir, ama bu ısı da helyum atomlarının sentezleşmesini zorunlu kılar. Başka bir deyişle helyum atomlarının kendi yaratısı olan ısı, kendi oluşması için zorunludur.



Karşılıklı eylem toplumsal süreçlerde de çok önemlidir. Örneğin isteğin (talebin) artması üretimin artmasını gerektirir, üretimin artması da isteğin artmasını gerektirir. Demek ki nedenle sonuç, metafizik anlayıştaki gibi birbirinden ayrı ve birbirine karşıt iki olgu değil, birbiriyle sıkıca bağımlı ve birbirine dönüşebilir iki olgudur.

Hiçbir doğal varlık, hem kendisinin bağlı olduğu ve hem de kendisine bağlı olan bir ‘karşılıklı etki’ler bütünlüğünün dışında varolamaz.

Engels Doğanın Diyalektiği adlı yapıtında şöyle der:’’Hareket halindeki maddeyi bir bürün olarak bugünkü doğabilimi açısından ele aldığımızda karşımıza çıkan ilk şey ‘karşılıklı etki’dir. Bir dizi hareket biçimi, mekanik hareket, ısı, ışık, elektrik, manyetizm, kimyasal birleşme ve ayrışma, maddenin hallerindeki geçişler, organik hayat; bütün bunların hepsi, şimdilik organik hayatı dışta bırakırsak, birbirine geçiştir. Karşılıklı olarak birbirlerini saptar, bir yerde sonuç iken başka bir yerde nedendirler ve bu sırada bütün bu hareketin toplamı her değişik biçimde aynıdır. Spinoza, ’öz, kendi kendinin nedenidir’ diyerek karşılıklı etki’yi başarıyla anlatmıştı. Mekanik hareket ısıya, elektriğe manyetizme, ışığa, vb. ya da tersine dönüşür. Böylece Hegel’in, karşılıklı etkinin asıl şeylerin son nedeni olduğu biçiminde dediğini doğabilimi doğruluyor. Bu ‘karşılklı etki’ bilgisinden daha gerilere gidemeyiz, çünkü bunun ardında bilinecek başka bir şey yoktur’’ (İbid, Ankara, 1970, çev. Arif Gelen, s. 281,282)

Engels’in deyişinden de anlaşıldığı gibi, mekanik nedensellik anlayışının yanlışlığını düşünsel ve mantıksal yoldan meydana çıkaran Hegel, ‘karşılıklı etki’yi bir ‘ereksel neden’ olarak görüyordu, buysa tümüyle metafizik ve idealist bir yanılgıydı. Engels, yukarıdaki parçasında, ‘’özdeğin devim biçimlerini biliyorsak özdeğin kendini de tanıyoruz demektir ve bu konudaki bilgimiz tamamlanmıştır’’ der. Metafiziğin neden yanıldığını da, aynı parçada, şöyle anlatır:’’Tek tek olayları anlamak için onları genel bağıntılarından ayırmak, soyutlayarak ele almak zorunda kalıyoruz. İşte o zaman değişen bu hareketler, biri neden, öteki de sonuç olarak görünüyor’’. ‘’İnsanlar yeni üretici güçler elde ederek üretim tarzlarını değiştirirler ve üretim tarzlarını değiştirirken de kendilerini ve bütün toplumsal ilişkilerini de değiştirirler’’.



Nedensellik bağı, kuramsal ve uygusal açılardan büyük bir önem taşır. Ne var ki nedensellik bağı, evrensel bağlılığın ancak küçük bir parçasıdır. Doğada, sayısız denecek kadar çok, karşılıklı etki biçimleri vardır. Özdek geliştikçe ve daha yüksek biçimlere girdikçe yeni devim, eş deyişle etkileşim biçimleri ortaya çıkar. Bu süreç sonsuz ve sınırsız olduğuna göre demek ki etkileşim birimleri de sonsuz ve sınırsızdır. Evrensel bağlılık karşılıklı etkilerin sonucudur.

Derleyen: Sosyolog Ömer YILDIRIM
Kaynak: Atatürk Üniversitesi Sosyoloji Bölümü 1. Sınıf "Felsefeye Giriş" ve 3. Sınıf "Çağdaş Felsefe Tarihi" Dersi Ders Notları (Ömer YILDIRIM); "Felsefe Sözlüğü" Orhan Hançerlioğlu