Bilim Nedir?

Yöntemli bilgi.



Önceleri bilgi terimiyle eşanlamlı kullanılan bilim terimi, günümüzde olayların yasalarını bulmak amacını güden araştırmaları dile getirmektedir. Bilim, yöntemle elde edilen ve pratikle doğrulanan bilgidir. Bu yüzden de idealizmle bağdaşmaz, çünkü idealist bilgi pratikle doğrulanamaz. Bundan başka bilim idealizmle çelişme halindedir, idealizm, bilimin konusu olan özdeksel doğayı yadsır.

Çağdaş bilim zorunlu olarak diyalektik özdekçiliği doğurmaktadır. Evreni, sanat, artistik imgelerle, din fantastik imgelerle, bilimse mantıksal kavramlarla açıklar. Ne var ki kavramlar göreli bir bağımsızlığa sahiptirler, sürekli insan pratiğiyle nesnel dünyaya bağımlı kılınmadıkları hallerde kendi kendilerine yeter bir duruma gelmek ve gerçeklerden kopmak tehlikesiyle karşı karşıyadırlar. İdealizmi doğuran bu kopuş, bilimi doğuransa insan pratiğinin sağladığı bu bağımlılıktır. Eylemsel pratikle düşünsel teorinin karşılıklı ve sürekli etkileşimi, bilimsel gelişmenin baş koşuludur. Bilim, evreni, gerçeklikleri insan eylemleriyle doğrulanmış kavramlar, ulamlar ve yasalarla yansıtır. Bilimin itici gücü, toplumun üretim gereksileridir. "Toplumun teknik gereksileri, bilimin gelişmesinde on üniversiteden daha etkindir". Buna karşı, bilimi doğuran insan pratiği bilim olmaksızın olanaksızlaşır (eksik kalır N.). Bilim insanlara nesnel yasaların bilgisini verir ki insanlar pratik eylemlerini gerçekleştirebilmek için bu bilgiye muhtaçtırlar. "Emek, doğa ve dolayısıyla bilim’le insan arasında gerçek tarihsel ilişkidir. Bundan ötürüdür ki emek, insan yeteneklerinin bir gerçekleşme biçimi olarak anlaşıldığı takdirde, doğanın insansal özünü ya da insanın doğal özünü kavramak olanaklaşır".



Bilimler, çeşitli çalışma alanlarıyla ilgileri bakımından fizik, kimya biyoloji, toplumbilim, vb. gibi çeşitli adlar almışlardır. Bundan başka, onları toplum bilimleri (felsefe, tarih, ekonomi politik vb.)’yle doğa bilimleri (fizik, kimya vb.) olmak üzere iki bölüme ayırtmak gelenekleşmiştir. Ne var ki "Tarihin kendisi doğal tarihin, eş deyişle doğanın insansal gelişiminin bir parçasıdır. Nasıl insan bilimi doğa bilimiyle birleşiyorsa bir gün doğa bilimi de insan bilimiyle birleşecek ve tek bir bilim varolacaktır".

Derleyen: Sosyolog Ömer YILDIRIM
Kaynak: Atatürk Üniversitesi Sosyoloji Bölümü 1. Sınıf "Felsefeye Giriş" ve 3. Sınıf "Çağdaş Felsefe Tarihi" Dersi Ders Notları (Ömer YILDIRIM); "Felsefe Sözlüğü" Orhan Hançerlioğlu