Kritisizm (Eleştiricilik) Nedir, Ne Demektir?

Doğru bilgiye sadece akılla ulaşılabileceğini iddia eden rasyonalizmi ve doğru bilgiye ulaşmanın yolunun yalnızca duyularla elde edilen veriler olduğunu söyleyen empirizmi eleştiren ve doğru bilgiyi hem akıl hem de duyumla birlikte kabul eden felsefe akımına kritisizm denir.



Kant, felsefede rasyonalist ve empirist anlayışların sentezini yaparken dogmatik ve septik düşünürlerin görüşlerini de uzlaştırmaya çalışır. Kant’a göre “Bilgimiz deneyle başlar; ama deneyden doğmaz.” Bilginin meydana gelebilmesi için deney kadar akla da ihtiyaç vardır. Yani Kant’ın deyimiyle “Görü olmadan kavramlar boş, kavramlar olmadan görüler kördür.” Bilginin ham maddesi duyular aracılığıyla gelir. Bu ham madde zihnin a priori yani deneyden gelmeyen kategorileri içine girer. Bu kategorilerde form (şekil) alarak akıl ilkeleri ile işlenir ve böylece bilgi meydana gelir. İşte biz nesneleri, olayları, dünyayı her insanda ortak olan bu kategorilere göre biliriz. Bu şekilde oluşan bilgimiz zorunludur, kesindir ve genel geçerdir.



İnsanların edindiği bilgiler, ne dogmatiklerin ileri sürdüğü gibi mutlak ne de septiklerin iddia ettikleri gibi doğruluk ve kesinlikten uzaktır. Biz nesneleri, olayları, dünyayı zihnimizin kategorilerine göre biliriz. Bunlar da zorunlu, kesin ve genel geçerdir. Öyleyse bilinen bu bilgiler neyin bilgisidir? Ona göre bunlar fenomen sahanın bilgisidir. Yani duyularla algılanabilen varlıkların bilgisidir. Fakat numen alanın bilgisini edinemeyiz. Çünkü numen alanı zihnin kategorilerine göre biçimlenmemiştir ve özü gereği onların gerçeği bilinmez. Örneğin; Tanrı, ruh, ölümsüzlük gibi kavramların gerçekliği numen alanına aittir ve bilinemez. Ancak insanın içindeki ahlak yasasından hareketle bunlara ulaşılabilir.

Felsefesini hem empirizme hem de rasyonalizme dayandıran kritisizm, doğru bilgiye ulaşabilmemiz için deney, gözlem ve aklın bir arada bulunması gerektiğini savunan bir öğretidir. Aynı zamanda insan zihninin güçlerine ve insanın neyi bilip bilemeyeceğine ilişkin bir araştırmadan meydana gelen felsefi yaklaşımdır.



Immanuel Kant’a göre iki çeşit bilgi vardır: apriori (deney öncesi) ve aposteriori (deneye dayalı). Apriori bilgi; zorunlu, deneyden bağımsız, deneysel olanla hiç karışmamış, süjelerin tümü için geçerli olan bilgidir. Kant, buna salt bilgi der. Aposteriori bilgiyse deneyle mümkün olabilen, kesin olmayan, gözlemlerle sürekli düzeltilen bilgidir. Kant duyu bilgisinin de aklın da apriori formları olduğunu söyler. Duyu organlarıyla alınan malzemeye, duyarlığın iki formu, uzay ve zaman formları eklenir. İnsan zihninde üç ayrı işlevi yerine getiren üç ayrı bölüm vardır: duyarlık, imgelem ve anlayış. Duyarlık, dış dünyadan duyu organları yoluyla gelen izlenimleri birbirine bağlar. Anlayış ise birbirine bağlanmış olan malzemeyi zihnin apriori formları olan 12 kategoride işler. Böylece bilgimiz oluşur. Bu bilgi tümel, kesin ve zorunludur.

Kritisizmin kurucusu ve savunucusu Alman filozofu Immanuel Kant’tır. O, hem rasyonalizmin hem de empirizmin bilgi anlayışlarını eleştirir. Bundan dolayı felsefesine de kritisizm (eleştiricilik) adını verilmiştir.

Hazırlayan: Sosyolog Ömer YILDIRIM
Kaynak: Atatürk Üniversitesi Sosyoloji Bölümü 1. Sınıf “Felsefeye Giriş” ve 3. Sınıf “Çağdaş Felsefe Tarihi” Dersi Ders Notları (Ömer YILDIRIM); Açık Öğretim Felsefe Ders Kitabı

Ayrıca lütfen bakınız:
 
- Immanuel Kant ve Kritisizm