|
Doğa Felsefesi Nedir?
Doğa felsefesi, felsefe tarihinde ilk çağ Yunan felsefesinin
başlangıcında merkezi tema olarak doğanın ele alındığı felsefe
yönelimidir, daha sonra çeşitli biçimlerde sürmüş, yeni nitelikler
kazanmış ve yeniden değerlendirilmiştir.
Doğa Felsefesinin Ana Problemleri
Var olanların nedenin ne olduğunun araştırılması ve bu yönelimle doğanın
düşüncenin temel meselesi olarak düşünülmeye başlanması doğa
felsefesinin çerçevesini oluşturmuştur. Din ve mitolojinin dışına
çıkarak var olanların ve nedenlerinin araştırılmasını başlatan Thales
olmuştur.
Thales bu anlamda felsefenin babası sayılmakta ve onunla başlayan
felsefi düşünce de doğa felsefesi ya da varlık felsefesi olarak
değerlendirilmektedir. Thales'i Anaximandros, Anaximenes gibi isimler
izlemiştir. Farklı şekillerde içeriklendirmiş olmakla birlikte, doğa
filozofları, genel bir yaklaşım biçimini benimsemişlerdir; bu yaklaşım
biçimi de, doğayı incelediklerinde karşılarına çıkan çokluk ve onun
temelinde olduğunu ve ondan kaynaklandığını düşündükleri temel kaynak (arkhe)
düşüncesinden kaynaklanmıştır. Doğa felsefesinin bu anlamda temel
prensibi, dış dünyadaki varlıkların kendisinden doğup geldiği ilk
maddenin bulunması ya da belirlenmesidir.
Thales için ana madde sudur; belirli bir maddedir. Anaksimandros bunu
sonsuz olan ile değiştirir, çünkü su nitelik ve nicelik bakımından
sınırlıdır; her şeyin kedisinden çıkıp geldiği kaynak sonsuz olmalıdır
ona göre. Bu belirsiz ve soyut varlık ilkesini apeiron olarak belirtir.
Onun öğrencisi olan Anaksimenes'te, arkhenin birlik ve sonsuzluk
niteliğine sahip olması gerektiğini öne sürer; ancak buradan itibaren
hocasında ayrılarak daha çok Thales'e yakın bir düşünce geliştirir. O da
Thales gibi ana maddeyi belirli bir madde olarak değerlendirir; ona göre
arkhe havadır. Hava hem somut belirli bir varlıktır, hem de soyut
sınırlanamaz bir varlıktır. Hayatın ve ruhun temel maddesidir hava.
Böylece belirli tarzda bir maddecilik anlayışı da belirginleşmeye
başlar. Daha sonra bu giderek soyut düşüncelere doğru evrilecektir.
Pisagorcularda örneğin ana madde ya da varlığın temeli sayı olarak
belirtilecektir. Elea Okulu'nda Bir Olan diye adlandırılan tek ve
değişmez ilke öne çıkacaktır. Empedokles bu iki yöndeki gelişmeleri
birleştirmeye çalışan bir ana ilke arayışında olmuştur. O temel
öğelerden ya da elementlerden bahseder ve ona göre bunlar hava,toprak,
su ve ateş olarak belirtilirler. Bu dört element evrenin yapısının
unsurlarıdır.Onların birleşmeleri ya da dağılmalarından diğer her şey
meydana gelir. Anaksagoras düzenleyici bir ilke düşüncesini de işin
içine katarak oluşun temel ilkesini nous olarak belirtir.
Farklı Doğa Felsefesi Okulları
Sokrates öncesi felsefe içinde doğa felsefesi çok önemli bir yer tutar;
ilk doğa filozoflarından sonra doğa felsefesinin felsefi problemini
sürdüren başka okullar da meydana gelmiştir.Bunları şöyle belirtmek
mümkün;
Milet Okulu: Thales, Anaksimandros, Anaksimenes.
Pisagorculuk: Pisagor
Elea Okulu: Parmanides, Zenon
Efes Okulu: Heraklitos
Atomculuk: Demokritos
Çoğulculuk Okulu: Empedokles, Anaksagoras
Bu okulların tamamı birbirinden farklı ve temelde zıt görüşlerden
hareket etmiş ve birbirleriyle tartışma halinde olmuşlardır. Ancak
temelde varlık problemi merkezi bir konu olarak hepsinde sürdürülmüştür.
Örneğin Milet okulu temel maddenin ne olduğuna bir cevap ararken,
Pisagorcular form üzerine ağırlık vermişler; Heraklitos ve Elea okulu
değişim problemi ekseninde yoğunlaşmış; Çoğulcular ve Atomcular ise
çokluk ve maddesellik eksenin de temel varlık ya da varlığın temeli
sorununa cevaplar vermeye girişmişlerdir. Doğanın ve evrenin, bu temelde
varlığın ve yaşamın temelinin açıklanması girişimi ortaya konulmuştur.
Modern Doğa Felsefesi
Ortaçağ'ın sonundan itibaren Rönesans'la birlikte hem felsefe alanında
yeni bir canlanma meydana gelmeye başlamış, hem de bilimler de önemli
gelişmeler kaydedilmiştir. Bu dönemde doğa bilimleriyle doğa felsefesini
birbirinden ayırmak olanaklı görünmemektedir. Kopernikus ile birlikte
yeni bir dünya ve evren kavrayışı ortaya çıkmış, bunun devamında doğa
felsefesi yerini giderek doğa bilimleri denilen alana bırakmaya
başlamıştır. Böylece doğa ve evrene ilişkin felsefi yaklaşımların, soyut
arkhe arayışının yerini somut bilgiler, gözlem ve deney merkezli
açıklamalar almaya yönelir. Bu süreçte özellikle ortaçağdaki doğa
felsefesi anlayışıyla bir hesaplaşmaya girildiği ve doğa bilimlerinin bu
hesaplaşmanın sonucunda geliştiği söylenebilir. Her alanda olduğu gibi
bilimin gelişmesi, özelliklede bu gelişmenin felsefenin içinden gelerek
meydana gelmesi, felsefe ile bilim arasındaki ayrımın nasıl konulacağı
sorununu gündeme getirmiş, doğa felsefesi ile doğa bilimleri arasındaki
ayrım konusunda bu özellikle belirgin bir sorun olarak ortaya çıkmıştır.
Francis Bacon, Kepler, Laplace gibi bilgin düşünürler bu sürecin önemli
isimleri olmuşlardır. Doğa felsefesi bu süreçte bir tür felsefi
materyalizm biçimine de bürünmüştür.
Doğa Felsefesi ve Doğa Bilimi
Doğa felsefesi ve doğa bilimi 17. yüzyıla gelinceye kadar birbirinden
ayrılan alanlar değildir; hatta bu alanlar arasında açık ayrımlar yapma
konusunda süregiden sorunlar söz konusudur. Çoğu zaman ve çoğu yerde
doğa felsefecisi aynı zamanda fizik ya da diğer doğal bilim alanlarıyla
da ilgilenen hatta onlar üzerinde otoriteye sahip olan bir kişiydi. 17.
yüzyıldan itibaren felsefe ve bilim alanları birbirinden ayrışmaya ve
bilimler kendi alanlarında daha da özerkleşmeye başlamasıyla doğa
felsefesiyle doğa bilimlerinin ayrışması sorunu da gündeme geldi. Bu bir
anlamda iki farklı bilgi türü arasında yapılması beklenen bir ayrımdı;
ancak yinede bu ayrım her zaman açık seçik değildir. Modern doğa
biliminin aldığı biçim ve geldiği bilgi düzeyi, belirli bir tarihsel
dönemde bu ayrımı koşullandırmıştır. Özellikle Galileo ve Newton ile bu
gelişmenin ortaya çıktığı saptanabilir; belirli bir yöntemle bir anlamda
bilim empirikleşiyor, gözlem ve deney önemli bir nitelikle öne
çıkıyordu. Felsefe ise spekülatif bir görünüme bürünüyordu bu gelişmeler
karşısında. Bu eksende giderek bir ayrışma meydana gelmiş olsa da
felsefe düzeyinde doğa bilimi ile doğa felsefesini ayrıştırmanın açık ve
kesin bir şekilde görünebildiğini söylemek zordur.
< Felsefe Akımları Dizinine Geri
Git
> Bu sayfaya ilişkin etiketler:
Doğa nedir,
felsefe nedir,
doğa felsefesi nedir,
doğa felsefesi ne demektir,
doğa felsefesinin tanımı nedir,
doğa felsefesi ne anlama gelir,
doğa felsefesi nedir,
doğa filozofları,
doğa felsefesi
filozofları, doğa felsefesi anlamı,
doğa felsefesi tanımı,
doğa
felsefesi tanım, doğa felsefesi hakkında |
|