|
Charles Robert
Darwin ve Evrim Teorisi
Darwin'in seyahatteyken İngiltere'ye yolladığı mektuplar, fosil
örnekleri ve doldurulmuş canlılar, eski öğretmeni Henslow aracılığıyla
İngiliz doğabilimcilerine aktarılıyor, Darwin'in ünü bu sayede gittikçe
yayılıyordu. Beagle 2 Ekim 1836'da İngiltere'ye döndüğünde Darwin saygın
bir doğabilimci olarak tanınmıştı. Darwin, İngiltere'ye ayak bastığında,
önce Shrewsbury'ye gidip akrabalarını ziyaret etti, sonra Cambridge'e
gelerek Beagle yolculuğunda topladığı örneklerin tanımlanıp
sınıflandırılması üzerinde çalışmaya başladı. Henslow, bitki örneklerini
tasnif edip isimlendirmede Darwin'e yardımcı oluyordu, fakat hayvan
örnekleri için Darwin'in uzman zoologlara ihtiyacı vardı. Babasının
parasal desteğiyle Londra'ya gidip zoologlarla görüşmeye başlayan Darwin,
Charles Lyell aracılığıyla Richard Owen adında bir biyologla tanıştı.
Owen, Darwin'in getirdiği fosilleri inceleyerek o güne kadar bilinmeyen
pek çok soyu tükenmiş hayvan türü tanımladı. Bu türlerin arasında,
tembel hayvan benzeri büyük memeliler, hipopotam benzeri bir otobur
memeli (Toxodon) ve armadillo benzeri dev bir zırhlı memeli (Gliptodon)
da vardı. Bu hayvanlar anatomik olarak, Darwin'in düşündüğü gibi Afrika
hayvanlarına değil, Güney Amerika hayvanlarına yakındılar.
Darwin, Aralık 1836'da Güney Amerika kıtasının yükseldiğine dair bir
bilimsel makale yazdı, ve Ocak 1837'de Lyell'ın da desteğiyle bu
makalesini Londra Jeoloji Cemiyeti'ne sundu. Aynı gün, Beagle
yolculuğunda topladığı kuş ve memeli örneklerini de Londra Zooloji
Cemiyeti'ne sundu. Ornitolog John Gould, Darwin'in tanımlayamadığı ve
değişik türlere ait olduğunu varsaydığı bir grup kuşun aslında birbirine
çok yakın 12 yeni ispinoz türü olduğunu açıkladı. Darwin Şubat 1837'de
Coğrafya Cemiyeti Konseyi'ne seçildi, ve bir ay sonra Cambridge'den
Londra'ya taşındı.
Londra bilim çevrelerinde, hayatın ve canlı türlerinin kökeni sevilen
bir tartışma konusuydu. Matematikçi ve filozof Charles Babbage'ın başını
çektiği bir grup, Tanrı'nın Dünya'daki hayatı özel bir mucize
aracılığıyla değil, doğa kanunları aracılığıyla yarattığını savunuyordu.
Darwin'in Edinburgh Üniversitesi'nden hocası Robert Edmund Grant ve Dr.
James Gully gibi bir grup bilimadamı ise türlerin birbirine
dönüşebildiğini iddia ediyor, ama bu fikirleri yüzünden çoğunluk
tarafından sapkınlıkla ve toplumsal düzeni bozmaya çalışmakla
suçlanıyordu.
Mart 1837'de John Gould, Darwin'in farklı adalardan topladığı
alaycıkuşların farklı türlere ait olduklarını açıkladı. İspinozları
hangi adalardan topladığını not etmemiş olan Darwin, Kaptan FitzRoy'un
notlarını inceleyince, Gould'un tanımladığı farklı ispinoz türlerinin de
farklı adalardan geldiğini keşfetti. Nisan 1837'ye gelindiğinde Darwin,
anakaradan göç edip farklı adalara yerleşen kuşların, zaman içinde bir
şekilde değişiklik geçirip farklı türlere dönüştüklerini anlamıştı.
Temmuz ayında, her zamanki günlüğünün yanı sıra, türlerin birbirine
dönüşümüyle ilgili fikirlerini yazdığı gizli bir "B" günlüğü tutmaya
başladı, ve bu günlüğün 36. sayfasına ilk kez bir evrim ağacı çizdi.
(Bakınız:
Darwin'in Evrim Ağacı [Wikipedia])
|