|
Charles Robert
Darwin ve Doğal Seçilimin Aşamaları
Doğal Seçilimin Yayıma Hazırlanması
Darwin, doğal seçilim fikrinin temelini atmıştı ama şüpheci
meslektaşlarını ikna etmek için çok çalışması gerektiğinin farkındaydı.
Jeoloji Cemiyeti'nin Aralık 1838'deki toplantısında, evrim fikrini
savunan eski hocası Robert Edmund Grant'e nasıl şiddetle karşı
çıkıldığına bizzat şahit olmuştu. Teorisini destekleyecek kanıtlar
bulabilmek için hayvan yetiştiricileri ile görüşmeye ve bitkiler
üzerinde deneyler yapmaya devam etti. Mayıs 1839'da Kaptan FitzRoy'un
Beagle raporu yayımlandığında, Darwin'in yazdığı kısım o kadar beğenildi
ki, sonradan başlı başına bir kitap olarak basıldı.
1842 başlarında Darwin, Lyell'a fikirlerini açıklayan bir mektup yazdı.
Her canlı türünün kendi başlangıcı olduğunda ısrar eden Lyell, jeoloji
alanında müttefiki olan Darwin'in bunu inkâr etmesine çok üzüldü. Mayıs
1842'de Darwin'in mercan kayalıkları üzerine yazdığı eser yayımlandı,
aynı sıralarda Darwin, doğal seçilim teorisinin bir "kabataslağını"
kâğıda döktü. Kasım 1842'de Darwin çifti, Londra'nın stresinden
uzaklaşmak için şehrin dışındaki Down House'a geçti. Ocak 1844'te
fikirlerini botanist arkadaşı Joseph Dalton Hooker'a açan Darwin,
kendisini "bir cinayeti itiraf ediyormuş gibi" hissediyordu ama Hooker
Darwin'in teorisini beğendi. Temmuz'a gelindiğinde, Darwin'in
"kabataslağı" 230 sayfalık bir deneme yazısına dönüşmüştü. Ekim 1844'te
anonim olarak yayımlanan ve insan dahil tüm canlıların ilkel formlardan
dönüşerek ortaya çıktığını savunan Vestiges of the Natural History of
Creation (Yaradılışın Doğal Tarihinden İzler) adlı kitap, doğabilimciler
tarafından yerden yere vurulunca Darwin teorisi konusunda ne kadar
dikkatli olması gerektiğini bir kez daha anladı. Kitap, Londra orta
sınıfından büyük ilgi gördü ve türlerin dönüşümü konusunu bir kez daha
gündeme getirdi. Darwin 1846'da üçüncü jeoloji kitabını yayımladı, ve
arkadaşı Hooker'la beraber deniz kabuklularıyla ilgili geniş kapsamlı
bir araştırmaya başladı. 1847'de Hooker, Darwin'in doğal seçilim üzerine
yazdığı uzun denemeyi okudu ve önyargıdan uzak tarafsız eleştiriler
sundu, fakat bir taraftan da Darwin'in yaradılış fikrine karşı çıkmasını
sorguladı.
1849'da uzun süredir kötü giden sağlığını düzeltmek umuduyla Malvern'de
bir kaplıcaya giden Darwin, iki ay sonra kendini daha iyi hissetti. 1850
Haziran'ında çok sevdiği kızı Annie ciddi şekilde hastalanınca, kendi
kronik kötü sağlığının kalıtsal olduğunu tekrar düşünmeye başlayan
Darwin, Nisan 1851'de Annie'nin ölümüyle iyiliksever bir Tanrı'ya olan
tüm inancını kaybetti.
Deniz kabuklularıyla ilgili çalışmalarının sonuçlarını 1851-1854
arasında yayımladığı bir dizi kitapla anlatan Darwin, 1853'te bu
çalışmasından dolayı Royal Society tarafından madalya ile
ödüllendirildi. Ayrıca bu çalışma, o zamana kadar jeolog olarak bilinen
Darwin'in biyolog olarak da ünlenmesini sağladı. Darwin, deniz
kabuklularıyla ilgili çalışmasında, belli bir fonksiyonu olan bir
organın, değişen şartlar sonucunda ufak değişimler geçirerek
fonksiyonunu değiştirebileceğine dair kanıtlar gözlemledi. Kasım 1854'te
notlarına, ortak bir atadan gelen canlıların, "doğanın ekonomisinde ayrı
ayrı yerlere" adapte olmaları sonucunda anatomik olarak birbirlerinden
uzaklaşabileceklerini yazdı.
Doğal Seçilimin Yayımlanması
1856 başlarında Darwin, yumurta ve tohumların deniz suyunu aşıp canlı
türlerini okyanus ötesine taşıyıp taşıyamayacağını inceliyordu. Arkadaşı
Hooker canlıların değişmezliğine olan inancını sorgulamaya başlamıştı
ama Darwin ve Hooker'ın ortak arkadaşı Thomas Henry Huxley evrim fikrine
şiddetle karşı çıkıyordu. Lyell ise Darwin'in fikirlerini ilgiyle takip
ediyor, ama sonuçlarını göremiyordu. Lyell, Borneo'da çalışmakta olan
doğabilimci Alfred Russell Wallace'ın yazdığı bir makaleyi okuduğunda,
Darwin'in fikirleriyle benzerlikler gördü ve Darwin'e bir makale yazması
için baskı yapmaya başladı. Darwin Wallace'ı bir tehdit olarak
görmediyse de bir makale yazmaya başladı. Makaleye ayrıntı üzerine
ayrıntı eklemeye başlayınca, makaleyi Doğal Seçilim başlıklı uzun bir
kitaba dönüştürmeye karar verdi. Kitap için Wallace dahil pek çok
meslekdaşıyla yazışıyordu. Aralık 1857'de Wallace insanın kökenine
değinip değinmeyeceğini sorduğunda, ona "önyargılarla çevrili bu
konudan" uzak duracağını söyledi.
Haziran 1858'de Darwin kitabını henüz yarılamışken Wallace'dan bir
makale aldı. Wallace bu makalede Darwin'in yıllardır kafasında sakladığı
doğal seçilim fikrini anlatıyordu. Oldukça morali bozulan Darwin,
makaleyi arkadaşları Lyell ve Hooker'a yolladı ve Wallace'ın seçeceği
herhangi bir dergide yayımlanmasını rica etti. Darwin'in doğal seçilim
fikrini Wallace'dan çok daha önce düşündüğünü ve uzun süredir bu konuda
ayrıntılı araştırmalar yaptığını bilen arkadaşları, Darwin ve Wallace'ın
makalelerinin 1 Temmuz 1858'de Linneaus Cemiyeti'nde (Linneaean Society)
ortak bir sunumda okunmasına karar verdiler. Darwin, kızıl hummadan
hayatını kaybeden küçük oğlunun cenazesi sebebiyle bu sunuma katılamadı.
Teori Linneaus Cemiyeti'nde pek ses getirmedi. Darwin sonradan Dublin'li
bir profesörden duyduğu tek bir yorumu hatırlayacaktı: "Teoride yeni
olan her şey yanlış, doğru olan her şey ise eski." Bunun üzerine Darwin,
tüm enerjisini kitabını bitirmeye verdi, ve On the Origin of Species by
Means of Natural Selection, or The Preservation of Favoured Races in the
Struggle for Life (Doğal Seçilim ile Türlerin Kökeni, veya Hayat
Mücadelesinde Ayrıcalıklı Irkların Korunumu Üzerine) 22 Kasım 1859'da
ilk defa kitapçılara dağıtıldı. Kısa sürede büyük popülerlik kazanan ve
ilk baskısı tükenen kitap, doğal seçilim fikrini ayrıntılı gözlemlere ve
dikkatli mantıksal çıkarımlara dayanarak savunuyor, bazı olası
itirazlara da önceden cevap veriyordu. Kitapta insan evrimine doğrudan
değinilmiyor, sadece teorinin "insanın kökeni ve tarihine de ışık
tutabileceği" söyleniyordu. Giriş kısmında yazdığı bir cümle, Darwin'in
teorisini basitçe özetliyordu:
Her canlı türü, yaşaması mümkün olandan daha fazla birey doğurduğundan,
ve bunun sonucu olarak sık sık tekerrür eden bir hayatta kalma savaşı
mevcut olduğundan, yaşamın karmaşık ve zaman zaman değişen koşullarında
kendisine fayda sağlayacak herhangi bir değişikliğe sahip olan her
canlı, hayatta kalmada daha yüksek şansa sahip olacak ve doğal olarak
seçilecektir. Kuvvetli kalıtım prensibi sayesinde, seçilen her cins
kendi yeni ve değişik formunu yayma eğiliminde olacaktır.
Doğal Seçilime Karşı Tepkiler
Darwin'in kitabı çok büyük bir ilgiyle karşılandı ve geniş çaplı bir
tartışma başlattı. Darwin, kitabının yarattığı tartışmaları yakından
takip ediyor, kitap hakkında yayımlanan eleştirileri, yorumları ve
karikatürleri özenle kesip saklıyordu. Kitapta doğrudan yer almayan
"insanın hayvandan geldiği" iddiası, eleştirilerin ana hedefiydi.
İngiltere Kilisesi'ne bağlı nüfuzlu bilimadamları, ki bunlara Darwin'in
eski öğretmenleri Adam Sedgwick ve John Henslow da dahildi, açıkça
kitaba karşı tavır aldılarsa da, pek çok genç doğabilimci kitaba olumlu
tepki verdi. 1860'da yedi Anglikan teolog tarafından yayımlanan Essays
and Reviews (Deneme ve Eleştiriler) adlı kitap, Darwin'in teorisini
desteklediği için kiliseden büyük tepki aldı.
Türlerin Kökeni üzerine en meşhur tartışma, Haziran 1860'da British
Association for the Advancement of Science'ın Oxford'daki toplantısında
yaşandı. Oxford piskoposu Samuel Wilberforce Darwin'in kitabını
küçümseyen bir konuşma yapınca, karşısında Darwin'in arkadaşları Joseph
Hooker ve Thomas Huxley'i buldu. Huxley Darwin'i o kadar katı bir
biçimde savunuyordu ki, o günden sonra kendisine "Darwin'in buldogu"
lakabı takıldı. Bu tartışmayla ilgili sıkça anlatılan bir hikayeye göre,
Wilberforce Huxley'e "maymunluğunuz büyükanne tarafından mı geliyor
büyükbaba tarafından mı?" diye sorunca Huxley, "birikimini önyargı ve
yalanlara hizmet etmek için kullanan kültürlü bir insan olmaktansa
maymundan gelmeyi tercih edeceğini" söyledi.
Darwin hastalığı sebebiyle bizzat katılamadığı bu tartışmaları basından
takip ediyor, yazışmalar aracılığıyla kendisine daha çok destekçi
bulmaya çalışıyordu. Darwin'i kararlı bir biçimde savunan Thomas Huxley,
Charles Lyell ve Joseph Hooker, Richard Owen önderliğindeki muhalif
grubu bastırmayı başarınca, 1864'te Darwin'e Kraliyet Cemiyeti'nin
Copley Madalyası verildi.
Kısa zamanda pek çok baskı yapan ve pek çok dile çevrilen Türlerin
Kökeni, bilimsel konulara yeni yeni merak duymaya başlayan Avrupa orta
sınıfının en çok okuduğu bilimsel kitaplardan biri oldu, zamanının
sosyal akımlarını doğrudan veya dolaylı olarak etkiledi, ve popüler
kültürün önemli bir parçası haline geldi.
|