Bilimin Değeri Nedir?

İnsanlar, bilimsel gelişmeler karşısında onun etkileri üzerine düşünmüş ve konuyla ilgili görüşlerde bulunmuştur. Bilimin değeri üzerine şekillenen bu görüşler, genel olarak iki bakış açısının oluşmasına neden olmuştur. Bunlar bilimin insanlık için faydalı olduğunu düşünen bakış açısıyla onun zararlı olduğunu düşünen bakış açısıdır.



Bilimsel bilgi; probleme çözüm olabilmek veya bir durumu açıklayabilmek adına oluşturulmuş, deneye dayanan ve nesnel karakterli bilgidir. Bilim insanlarının çalışmaları süreci veya neticesinde edinilen bu bilgiler, yöneldikleri şeyler üzerinde var olan değerlerinin yanında kullanımlarına göre de farklı değerler alır. Bilimsel bilginin teorik ve pratik değeri olarak düşünülen bu durum, kendi etki alanı içinde ona sürekli değer ya da değersizlik atfeder. Bir dönem değerli görünen bilimsel bilgi başka bir dönem değersiz görülebilir. Bunun tam tersi de mümkündür. Bilimsel bilginin kullanımı açısından oluşan yeni durumlar, onun var olan değerini artırabileceği gibi azaltabilir de. Nitekim insanlık tarihi bunun örnekleriyle doludur.

Bilime değer veren kişiler, sorunları çözmede insanlara güven verdiği görüşünden hareketle bilimin insanların yaşam konforunu artırdığını belirtirler. Olumsuz bakan kişiler ise bilimin yıkıcı bir güç olarak kullanılmasını işaret ederler. Bilimin hayatla iç içe olduğunu düşünülürsek bu iki görüşün de haklı tarafları olduğu görülür. Örneğin atomun kullanıldığı tomografi cihazı, bir hastalığın tedavisinde fayda sağladığı gibi yanlış ya da gereksiz kullanımı yüzünden alınan radyasyon da ciddi bir hastalığı başlatabilir.

Bilimin teorik ve pratik değerinin yanı sıra insanın sırf bilme merakını karşılaması açısından entelektüel değerinden bahsedilebilir. Bilim insanının ve bilimsel yöntemin karakteristik özellikleri üzerinden insanın ahlaki yaşamına rehber olabilmesinde de bilimin değerinden söz edilebilir. Nesnel düşünme tavrını kazanan kişi, olaylar karşısında tarafsız davranma erdemini gösterebilir. İnsan, sabırlı ve ayrıntılı düşünebilme becerisini kazanarak sığ düşünceden uzaklaşabilir.



Bilim insanın merak etme ve öğrenme isteğinden doğmuş, en değerli bilgi dalıdır. Doğayı anlama ve onu belirli ölçülerde kontrol altına alma uğraşında en önemli güçtür. İnsan bilim sayesinde, doğayı ve toplumsal gerçekliği anlayabilir. Yine bilimin verileri sayesinde teknoloji üretebilir. Yine bilim sayesinde insanlar bilimsel bir bilinç kazanırlar.

Bilimsel devrimler sayesinde, üretim biçimlerinde, kitle iletişim araçlarının kullanımında ve devlet yönetiminde olumlu değişiklikler olmuştur. Bilime değer veren ve onu toplumsal yaşamın en güvenilir yol göstericisi olarak gören görüşün karşısında olanlar da vardır. Bilime karşı olumsuz tavır alanlar iki grupta toplanabilir: Birinci grupta bilimin aydınlığından korkanlar yer alırken ikinci grupta teknolojinin yarattığı olumsuzlukları ve bilimin kötüye kullanılmasını bilime mal edenler yer alır. Bazı ünlü düşünürler dahi bilime karşı olumsuz tavır içinde olmuş ve olumsuz sözler söylemişlerdir. Örneğin Fransız fizik bilgini Blaise Pascal (Blez Paskal, 1623-1662) şöyle der: "İnsan bilimleri bilmekle, bilmemekten daha çok insanlığını yitirir". Albert Einstein ise "Bilim köleler yaratmaktan başka bir işe yaramadı; savaş zamanında bizi zehirlemeye paramparça etmeye yarıyor; barış zamanında da yaşamımızı çekilmez, kararsız duruma sokuyor. Bilimler, insanları kafa işlerine adayıp büyük ölçüde kölelikten kurtaracak yerde, onları makinenin kölesi yapıyor."der. Bu tür olumsuz eleştirilere en güzel cevaplardan birini Albert Bayet vermiştir.



"Bilim Ahlakı" adlı eserinde şöyle der: " Bilgin, bilgin olarak değil herhangi bir insan kadar suçlu olabilir ve ne yazık ki çok zamanda(suçlu) olmuştur. Suç işlerinde kullanıldığı zaman, bilim bir suç ortağı değil, olsa olsa o işin kurbanıdır." Bilim ve teknolojideki gelişmeler insanlığın yararına kullanıldığı gibi zararına da kullanılabilir. Örneğin, fizik ve kimya alanındaki gelişmeler atomun bulunmasını sağlamıştır. Atom, atom santralleri kurularak insanlığın yararına enerji üretiminde kullanılabileceği gibi atom bombası yapılarak insanları öldürmek içinde kullanılabilir. Aynı biçimde barut, kayaları parçalamak, tüneller açmak ve geçitler yapmak için kullanılacağı gibi, kentleri yıkmak insanları öldürmekte de kullanılabilir. Anlaşılacağı üzere sorun, bilimin ortaya koyduğu buluşların insanlığın yararına kullanılmamasıdır.

Bilimin sonuçlarının insanlığın yararına kullanılmasıyla sorun ortadan kalkacak, bilim artık suçlu ilan edilmeyecektir.

Konu Başlıkları:

- Bilimsel bilginin diğer bilgi türleri ile tamamlanmasının gerekliliği
- Hayatla bilimsel bilginin iç içeliği

Derleyen:
Sosyolog Ömer YILDIRIM
Kaynak: Atatürk Üniversitesi Sosyoloji Bölümü 1. Sınıf "Felsefeye Giriş" ve 3. Sınıf "Çağdaş Felsefe Tarihi" Dersi Ders Notları (Ömer YILDIRIM); Açık Öğretim Felsefe Ders Kitabı