Bilimin Konusu Nedir?

Bilimin amacı, konusu olan varlıklar üzerine sağlam bilgi vermektir.



Bu tür bilgiye bilimsel bilgi denilmektedir. Bilimsel bilgi nesnelere ya da olaylara ilişkin olguların bilgisidir. Olgular yalın ve yalın-olmayan olgular olmak üzere ikiye ayrılır. Bilimde bir yalın-olmayan olgu türü olan tümel-koşullu olgunun özel bir önemi varıdır. Tümel-koşullu doğru bir önermenin karşılığı olan tümelkoşullu olgu, evrende bir düzenliliktir. Metallerin yeterince ısıtıldığında genleşiyor olması böyle bir düzenlilik olup bilim diline ait olan “Tüm metaller yeterince ısıtıldığında genleşir” önermesi ile dile getirilir. Genel olarak bilim dilinde ilkece herhangi bir olguya karşılık bu olgunun doğru kıldığı bir önerme bulunmalıdır. Bunun için bilim dilinde bu olgunun yapıtaşları olan nesneler, özellikler ve bağıntıları gösteren terimler, yani sırasıyla nesne-adları ya da tekil-betimlemeler (tekil terimler), özellik terimleri ve bağıntı terimleri (yüklemler) bulunmalıdır.



Bilim felsefesinde, gerek bilim dilinden, gerekse bilim dilindeki ifadelerin gösterdiği (dil-dışı) varlıklardan söz etmek için bir üst-dil kullanılır. Bu üst-dilde bilim dilinin tekil terimlerini, “a”, “b”, “c”,..., “a1”, “a2”, “a3”,..., özellik terimlerini, “F1”, “G1”, “H1”,... (bundan böyle yalnızca “F”, “G”, “H”,...) bağıntı terimlerini de “Fn”, “Gn”, “Hn”,... (n ³ 2) simgeleriyle gösterelim. Öte yandan “a”, “b”, “c”,..., “a1”, “a2”, “a3”,...tekil terimlerinin, “F”, “G”, “H”,... özellik terimlerinin ve “Fn”, “Gn”, “Hn”,... (n ³ 2) bağıntı terimlerinin gösterdikleri nesneleri, özellikleri ve bağıntıları sırasıyla a, b, c,..., a1, a2, a3,..., F, G, H,..., Fn, Gn, Hn,... (n ³ 2) ile gösterelim.

Buna göre yalın olgunun genel biçimi (a1,..., an)’nın Fn-olması’dır. Bu yalın olgu “Fna1...an” (n ³ 1) önermesini doğru kılar. Buna göre (a1,..., an)’nın Fn-olması olgusuna, “Fna1...an” önermesinin doğru-kılıcısı denir. Örneğin a, bir elektron, F, elektrik yükünün negatif olması ise, bir elektronun elektrik yükünün negatif olması yalın olgusu, a’nın F-olması’dır. Öte yandan a, Dünya, b, Güneş, F2, etrafında dönme olduğunda, Dünya’nın Güneş’in etrafında dönmesi yalın olgusu, (a, b)’nin F2-olması olup “F2ab” önermesinin doğru-kılıcısıdır. Yalın-olmayan olgu örneği olarak da şu tümel-koşullu olguyu ele alalım: F, metal-olma, G, yeterince ısıtıldığında genleşme olduğunda, tüm metallerin yeterince ısıtıldığında genleşiyor olması olgusu, Tüm F’lerin G-olması olur.



Bilim insanları ilgi alanlarına ait herhangi bir (yalın veya yalın-olmayan) bir olgunun bilgisine eriştiklerinde, bu olgunun karşılığı olduğu bir bilimsel önermeyi ortaya koymalıdırlar. Bir önermenin karşılığı olan bir olgu bulunursa önermeye doğru, bulunmazsa yanlış denilir. Bazı önermelerin doğru olup olmadıkları az sayı da gözlem ve/veya deneyle saptanabilir. Böyle bir önermeye gözlem önermesi denir. Gözlem önermeleri genellikle yalın önerme ya da az sayıda yalın önermenin tümel-evetlemesi biçimindedir. Örneğin a, bir metal olduğunda, “a, u yerinde ve t anında bir metaldir” bir yalın gözlem önermesi, “a, u yerinde ve t anında bir metaldir ve a, u yerinde ve t anında genleşmiştir” bir yalın-olmayan gözlem önermesidir. Bazen gözlem önermelerini u yerine ve t anına başvurmadan ifade edeceğiz. Buna göre yukarıdaki yalın gözlem önermesi yerine “a bir metaldir”, yalın-olmayan gözlem önermesi yerine de “a bir metaldir ve a genleşmiştir” yazabiliriz.

Bilimsel önermenin bir olgunun bilgisini ifade edebilmesi için genel epistemolojinin aşağıdaki üç koşulunu yerine getirmesi gerektiği ileri sürülebilir:

(i) Kabul koşulu:
Önerme, ilgili bilim insanları topluluğunca kabul edilmelidir.

(ii) Gerekçelendirme koşulu: Önermenin kabul edilmesi gerekçelendirilmelidir.

(iii) Doğruluk koşulu: Önerme doğru olmalıdır.

Bu üç koşulun şöyle bir semantik önkoşulu olduğunu söyleyebiliriz: Kabul edilen önermede geçen her terimin belirsizlikten arındırılmış bir tek anlamı olup ilgili bilim insanları topluluğunun her üyesince tam olarak bilinmeli ve bu anlam iletilebilir ve paylaşılır olmalıdır. Ancak, yukarıda sözü geçen koşullardan her biri bilim felsefesinde sorunlara yol açmaktadır.

Derleyen: Sosyolog Ömer YILDIRIM
Kaynak: Atatürk Üniversitesi Sosyoloji Bölümü 1. Sınıf “Felsefeye Giriş”, “Sosyolojiye Giriş” ve 3. Sınıf “Çağdaş Felsefe Tarihi” Dersi Ders Notları (Ömer YILDIRIM); Açık Öğretim Felsefe Ders Kitabı