|
Antropoloji Nedir?
Yazar H. Murat BABADALI; 31 Mart 2001
Sosyal (toplumsal) Bilim dallarından bir tanesi de antropolojidir.
Sosyal bilimlerin en genci olan ve geniş anlamıyla insan bilimi olarak
tanımlanan antropoloji portfolio'suz hümanizma'nın en kapsamlı disiplini
olarak ortaya çıktı. Bu disiplin kapsam, konu ve yöntemle ilgili
savlarını belirlemek için çok uğraş vermek zorunda kaldı. Kendisine
bırakılan konuları ele aldı (diğer alanların incelemediği) ve hatta
zorunlu olarak daha eski bazı alanlara da girdi. Şimdi onun kapsadığı
incelemeler şunlar: prehistorya, folklor, fiziksel antropoloji ve
kültürel antropoloji. Bunlar öbür toplumsal ve doğal bilimlerin,
psikoloji, tarih, arkeoloji, sosyoloji ve anatominin meşru araştırma
alanlarına tehlikeli biçimde yaklaşıyorlar. (Malinowski 1990:11)
Antropoloji en geniş anlamı ile insan bilim demektir. Ancak bu tanım
kapsamı son derece geniş olup, insanı konu almış olan diğer
disiplinlerle, antropolojinin farkına işaret etmez. Bu nedenle
antropologlar kendi disiplinlerini daha kesin çizgilerle sınırlamaya
çalışırlar.
İlk olarak disiplinin ismini ele alalım: Antropoloji kelime yapısı
olarak iki Yunanca kelimenin birleşimidir. İnsan anlamına gelen
Anthropos ile düzenli bilgi anlamında olan logos. Böylece kelime anlamı
olarak antropoloji, insanla ilgili düzenli bilgi anlamındadır.
Antropoloji birey olarak insanla ilgilenmez. İlgisi grup içinde yaşayan
insan ve bu insanın yaptıkları ve davranışlarıdır. (Saran, 1993:21)
- "İnsanlar arasındaki benzerlik ve farklılıkları göz önüne alarak
insanları karşılaştırmalı bir görüşle inceler. İnsanoğlunun evrimi,
fiziksel ve toplumsal gelişiminin kurallarını ortaya çıkarır. Başka bir
deyimle kültür ile ilgilidir. İnsan topluluklarının fizik yapı, kültür
ve davranış bakımından farklılıklarını ele alır." (Tezcan 1996: 1)
Konuyu biraz daha açacak olursak antropoloji biz insanları inceler. (Wells
1994: 9)
"İnsanoğlu’nun yaşamı ve töreleriyle ilgili hiçbir konu ya da soru
antropoloji’nin inceleme alanı dışında değildir. Bu yüzdendir ki
bilimsel disiplinlerin en ilgi çekici en heyecan verici olanı
antropolojidir. İlgi alanımız ne olursa olsun hepimiz için özel, ilginç
bir şeyler vardır antropolojide." (Wells 1994: 9)
"Çeşitli ilimleri düzenli bir biçimde ait oldukları yere koymak
isteyenler, sıra antropolojiye gelince bu ilmin yeri hususunda kolayca
karar veremezler. Gerçekten antropolojinin bölümlerini meydana getiren
fiziki antropoloji, kültürel antropoloji, sosyal antropoloji, arkeoloji,
etnoloji, etnografya ve linguistik insanla ilgili tüm çalışmalarla sıkı
sıkıya ilişkilidir." (Saran 1971: 9)
Antropoloji çeşitli özelliklerinden dolayı bazı bilim adamları
tarafından taç bilim olarak kabul edilirken, bazılarınca artık bilim
olarak nitelendirilmektedir. Antropoloji incelediği konular ve kendisine
özgü olan yöntemleri ile diğer sosyal bilim dalları arasında özel bir
yere sahiptir. Antropolojinin tanımlarında bir tanesi de antropologların
sahada yaptıklarıdır. Bir antropolog antropologun ayakkabıları çamurlu
olmalıdır demiştir. Bu bilim dalını diğerlerinden ayıran en önemli
özellik saha çalışmalarına (alan araştırması) verdiği önemdir.
Antropoloji aradığımız doğru yanıtları bulmamıza yardımcı olacaktır. Tüm
bilimsel kuramlar tarihsel süreç boyunca deneme yanılma ve yeniden
formülleştirme sonucu ortaya çıkmaktadır. Yeni yeni ortaya çıkan
verilerin birikmesi bu süreçte önemli bir yer tutmaktadır. Mekanizmalara
–bu durumda, toplum biyolojisi ve evrim mekanizmaları dahil olmak üzere-
ilişkin olan düşüncelerdeki değişikliklerde aynı şekilde gündeme gelir.
Bu tür değişiklikler eldeki kanıtların yorumlanmasını etkileyebilir.
Böylelikle kuramların gelişmesi yeni kanıtlar olmaksızın sürebilir.
Antropolojide var olan kuramı belirginleştiren unsur toplumbilimsel bir
nitelik taşıması ve biz insanları konu edinen çalışmanın kavranmasıyla
ilgilidir. (Lewin 1998:1)
Antropoloji insanı dolayısıyla insan toplumlarını ve kültürü
incelemektedir. Fakat antropolojik çalışmalar yapılırken belirli bir
çerçeveden bakılmak sureti ile araştırma yönlendirilir. Burada yapılan
bir yerde antropolojinin sınırlarını belirlemektir. Antropolojinin
üzerinde durduğu ve halen günümüzde geçerliliğini koruyan bazı sorular
bulunmaktadır:
1) İnsanlar ve toplumlar neden birbirlerine benziyor?
2) İnsanlar ve toplumlar neden birbirlerine benzemiyor?
3) İnsanlar ve toplumlar neden ya da nasıl değişiyor?
Bu üç soru, antropolojinin bugünde geçerli olan temel sorunlarıdır.
Ancak bu sorulara verilecek olan cevaplar günden güne değişmekte ve
gelişmektedir. Yaşanan sosyo–kültürel değişme, toplumun kendi iç
dinamiğindeki etkileşimlerin bir sonucu olabileceği gibi, dıştan gelen
etkilerin bir ürünü, daha doğrusu iç ve dış dinamiğin bir bileşkesi
olarak ortaya çıkmaktadır. Doğa nasıl biyolojik evrimin en zengin bilgi
arşivini içinde bulunduruyorsa, kültürde sosyal değişmenin en güvenilir
belgelerini elinde saklamaktadır. (Güvenç 1994:38) İlkel olsun, gelişmiş
olsun hiçbir toplum durgun hareketsiz ve statik olarak nitelendirilemez.
Her toplumda sürekli bir dinamizm, bir değişme görülür. İlkel toplumlar
bile yavaşta olsa değişmektedir. Çağımız hızlı kültür değişmesi çağı
olup, dünya kültürleri sürekli olarak değişmeye uğramaktadır. Fakat bu
tür değişmelerin hızı farklı zamanlarda ve farklı yerlerde değişiklik
göstermektedir. Antropoloji bu tür kültür değişimlerinin nedenlerini,
bağlı olduğu diğer konuları ve sonuçlarını karşılaştırmalı olarak
inceleyerek sosyal değişme yasaları ile ilgili sonuçlara ulaşmaya
çalışır. (Tezcan 1984:1)
|