Rivalo Paris Sportifs



Ahlak Felsefesinin Temel Kavramları

İyi ve Kötü: Bireyin yapması gereken, ahlakça değerli olan davranışlara iyi; bireyin yapmaması gereken davranışlara da kötü denir. İnsan için neyin gerçekten iyi neyin kötü olduğu filozoflar tarafından uzun yıllar tartışılmıştır. İyi ya da iyilik çok farklı şekillerde yorumlanmıştır.

Günlük yaşamımızda neleri iyi diye niteliyoruz? Her şeyden önce ihtiyaçlarımızı karşılayan, beklentilerimize uygun düşen, kendimize, ailemize ve insanlığa yararlı olan şeyler iyidir. Bu anlamda iyi, işe yarar olan, değer verilen ve beklentilere uygun olan iyidir. Kötü ise iyinin karşısında yer alan, yanlış ya da kabul edilmez olan her şeydir. İyi ve kötü hem kişiden kişiye hem de toplumdan topluma değişir. Örneğin, güreşte başarılı olma iyidir, yenilme ise kötüdür. Yine eski Arabistan'da sonradan doğan kız çocukları diri diri toprağa gömmek yapılması gereken bir ödev iken başka toplumlarda büyük suç olarak görülüyordu.

Etik için iyi, ahlaki açıdan değer verilendir. Örneğin, Epikuros'a göre "İyilik mutluluk demektir." Bazıları, ödevi yerine getirmekle, bazıları sevgiyle, bazıları da toplumu, dünyayı eşitçe yaşanabilir bir duruma getirmek için eylemde bulunmakla iyiye ulaşılabileceğini savunmuşlardır.

Özgürlük: Bir insanın kendi iradesiyle istediğini yapabilmesi ve karar alabilmesidir. Özgürlük, iyi veya kötüyü seçebilmesidir. Bir eylemin ahlaki olabilmesi için, onun özgürce yapılması şarttır.

Özgürlük genel olarak, bireyin bir baskı ya da zorlama olmadan isteklerini gerçekleştirmesidir. Bu anlamda özgürlük bireyin, devletin ya da başka bireylerin baskı ve denetimi olmadan içinden geldiği gibi davranması demektir. Başka bir anlatımla özgürlük, ahlaki bir öznenin (bireyin), kendi belirlediği kurallara, kendi istek ve arzularına aynı zamanda kendi seçimlerine göre davranabilmesidir. Buna göre, cansız varlıkların özgürlüğünden söz edilemez çünkü onlar doğa yasalarına tâbidir. Yere bırakılan bir taşın düşmek dışında bir seçeneği olamaz. Aynı biçimde doğa yasalarına tâbi olan hayvanların da özgürlüğü yoktur. Özgürlük yalnızca, akıl ve irade sahibi olan insana özgü bir kavramdır.

Genel anlamda kullanılan özgürlük ile ahlaki özgürlük arasında fark vardır. Ahlaki anlamda özgürlük, bir irade özgürlüğüdür. Yani bireyin iyi ve kötü ya da değerli ve değersiz olan karşısında bir seçim yapabilmesidir. İyi ile kötü arasında özgürce seçim yapamayan birey eylemlerinden ahlaken sorumlu değildir. Buradan da anlaşılacağı üzere ahlakın varlığı özgürlüğe bağlıdır.

Sorumluluk: Bir insanın kendi özgür iradesiyle bilerek ve isteyerek yaptığı eylemlerin sonuçlarına katlanabilmesi ve sonuçlarını üstlenebilmesidir.

Ahlak felsefesinin bir diğer önemli kavramı sorumluluktur. Sorumluluk, kişinin kendi davranış ve eylemlerinin hesabını verebilmesi anlamına gelir. Bir başka deyişle, bireyin eylemlerinin doğuracağı sonuçları üstlenmesi durumudur. Sorumluluk irade özgürlüğünü gerektirir. İrade özgürlüğü bulunmayan yani eylemlerine özgürce, kendi istenciyle karar veremeyen bir kimsenin eylemlerinin sonuçlarını üstlenmesinden söz edilemez. Örneğin; çocukların ve akıl hastası olan bireylerin sorumluluğu yoktur. Çünkü çocuklar eylemlerine özgürce ve kendi istençleriyle karar verebilmeleri için gerekli olan zihinsel olgunluktan, akıl hastaları ise iyi ile kötüyü ayırt edebilecek anlayıştan yoksundur.

Bütün bu anlatılanlardan şu sonucu çıkarabiliriz; özgürlük olmadan sorumluluk da ahlaklılık da mümkün değildir.

Erdem: İradenin ahlaki açıdan iyi ve değerli davranışlara yönelmesidir. Mesela; bilgelik, cesaret, adalet, çalışkanlık, dürüstlük, doğruluk, hoşgörü vb.

Erdem, ahlaki iyiye yönelmedir. Bir başka anlamda erdem, bireyin iyi ve doğru eylemlerde bulunmaya mizaç, eğitim ve moral olgunluk açısından yatkın olma durumunu tanımlar. O, insan varlığına gerçek anlamını veren ahlaki niteliklerin bir toplamına karşılık gelir. Ahlakın övdüğü, yapılması bireyden beklenen iyilik, dürüstlük, doğruluk, alçakgönüllülük, yiğitlik, adalet, cesaret vb ahlaki nitelik taşıyan değerlere erdem adı verilir.

Felsefe tarihinde filozoflar erdem konusunda farklı görüşler ileri sürmüşlerdir. Platon'a göre temel erdemler; ölçülülük, cesaret, bilgelik ve adalettir. Aristoteles'e göre erdem, iki aşırı uç arasında ortayı bulmaktır. Örneğin; bir erdem olan cesaret, bilgiye dayanmayan gözünü budaktan sakınmama ile korkaklık arasındaki özelliktir. Zenon'a göre mutlu olabilmek için erdem yeterlidir. En yetkin mutluluğu sağlayan erdemdir. Erdemin yanında yetenek ve sağlık gibi istemeye değer şeyler de vardır. Zenon'a göre erdemli olma; doğru seçme, sabırla katlanma, ölçülü olma ve adaletle bölüştürme gibi dört faktörle sağlanabilir.

Vicdan: Bir insanın eylemler karşısında sahip olduğu iç duygu ve bilinçtir (sestir). İyi ile kötüyü ayırt etme yetisidir. Bir çeşit iç mahkemedir.

Sorumlulukla yakından ilgili olan bir kavramdır. Vicdan, ahlaki özneyi kendi eylemleri hakkında bir yargıda bulunmaya zorlayan duygu olarak tanımlanır. Bir başka anlatımla, bireyin kendi iyileri ve değerleri üzerine doğrudan doğruya ve kendiliğinden yargılama yapmasını sağlayan güce vicdan denir. Bir anlamda vicdan, insanın eylemlerinin ahlaki bakımdan iyi ve değerli olup olmadığına karar veren mahkemedir.

Vicdan ile bireyin ödevleri arasında sıkı bir ilişki vardır. Birey yapmakla yükümlü olduğu ödevlerini yerine getirdiğinde vicdanen huzurlu olur. Bu görevleri yerine getirmediğinde de vicdan azabı çeker.

Vicdanın kaynağı konusunda iki temel görüşten söz edebiliriz. Bunlardan birincisine göre; bireyin eylemlerini yargılayan yeti doğuştan gelmektedir. Yani doğa ya da Tanrı insanı yaratırken başka yetilerin yanında bir de vicdanla donatmıştır. Vicdan insana yaşamı boyunca eşlik eder ve neyin iyi neyin kötü olduğunu, neyin yapılıp neyin yapılmaması gerektiğini belirlemesine olanak verir. İkinci görüşe göre; vicdan doğuştan getirilen bir yeti değil sonradan kazanılan bir özelliktir. Vicdan, insanın bireysel özellikleri, yaşam koşulları, içinde bulunduğu toplumsal çevre tarafından sonradan oluşturulur.

Ahlak yasası: İnsanların nasıl davranacağını belirleyen genel kurallardır.

Ahlaki açıdan uyulması zorunlu ya da gerekli olan genel geçer kurallardır. Bu ahlaki kurallar veya idealler bütünü bize, ahlaklı bir varlık olarak ne yapıp ne yapmamamız gerektiğini gösterir. Ahlak kuralları hukuk kurallarından farklı olarak, toplumsal yaşam içinde kendiliğinden oluşur. Yaptırım gücü ise toplumdan dışlamaya kadar giden toplumsal baskıdır. Örneğin; başkalarının haklarına saygılı ol, bir ahlaki yasadır.

Ahlaki karar: Bireyin, kendi özgür iradesiyle bilerek ve isteyerek ahlak yasalarına uygun karar vermesidir.

Ahlak yasasına uygun olarak verilmiş karardır. Bu karar sorumlulukla ve özgür iradeyle verilmiş bir karardır ve genellikle ahlaki eylemle sonuçlanır. Örneğin, "İnsan haklarına saygılı ol." biçimindeki bir ahlak yasasına uygun hareket etme bir ahlaki karardır.

Ahlaki eylem: Ahlaki bir değere uygun düşen eylemdir. Bu eylem, ahlak yasalarına uygun ve bilinçli olarak yapılmalıdır.

Bireyin istek ve tercihleri sonucu, ahlaki kararına uygun olarak gerçekleştirdi¤i eylemleridir. Amaçlı ve bilinçli olarak "yapma" ya da "yapmama" davranışıdır. Yapmanın dışa vurumu davranış, yapmamanınki ise "tutum" olarak kendini gösterir. İşte tutum ve davranışlarımızın evrensel ahlak yasasına uygun olanına ahlaki eylem denir. Kütüphanede sessiz davranmaya özen göstermek ahlaki bir eylemdir.

Mutluluk: İnsanın, yaptığı davranışları sonunda duyacağı iç (ruh) huzurudur.

Ödev: Bir davranışı ahlak yasasına uyarak yapma zorunluluğudur.

Derleyen:
Sosyolog Ömer YILDIRIM

Kaynak: Atatürk Üniversitesi Sosyoloji Bölümü 1. Sınıf "Felsefeye Giriş" ve 3. Sınıf "Çağdaş Felsefe Tarihi" Dersi Ders Notları (Ömer YILDIRIM); Açık Öğretim Felsefe Ders Kitabı
 

Ana Sayfa | YGS-LYS Hazırlık | Felsefeye Giriş | Felsefe Dersleri | Felsefe Akımları | Filozoflar | Felsefe Tarihi | Felsefe Sözlüğü | Yeni Felsefe Sözlüğü | Sosyoloji | Psikoloji | Antropoloji | Mantık | Arkeoloji | Okuma Odası | Felsefe Grubu Öğretmenleri İçin Gerekli Belgeler | Ekonomi | İletişim

biyoloji | felsefe| fizik| tarih


Düşünce PLATFORMU
  2005'ten beri, felsefe.gen.tr
  Bu web sitesi, Sosyolog Ömer YILDIRIM tarafından derlenmiş ve hazırlanmıştır.
 
Felsefe.gen.tr, felsefeyi tehlikeli hale getirmeyi amaçlamaktadır. (Bakınız: Nietzsche)